Jack Nicholson sinemanın en iyi oyuncusu olma ünvanını bugün hâlâ koruyor. Yaşayan efsane olarak anılan Jack Nicholson, bunu kesinlikle başarılı, yaratıcı ve enerjik oyunculuğuna borçlu. Bir film düşünün ki film hikâye olarak sizi etkilemese dahi Nicholsan’ın oyunculuğu sizin o filmi akıcı ve mükemmel bir tat alarak tamamlamanızı sağlıyor. Bu ilham verici keyifli oyunculukla dolu bir hafta geçirmeniz için size yedi gününüzü dolduracak, birbirinden güzel yedi film listesi hazırladık.

1Five Easy Pieces (1970)

Five Easy Pieces, Jack Nicholson’ı sinemaya keşfettiren film olma özelliği taşıdığından listenin en önemli filmlerinden biridir. 70’lerin Amerikan Sineması’nın değişen, asileşen gençliğine ışık tutan film, bu tarz anlayışın ilk filmlerindendir. Filmde Robert Eroica Dupea (Jack Nicholson), ölmek üzere olan babasını ziyarete gider ve bu ziyarette geçmişiyle yüzleşmeler yaşar. Karakter olarak bir boş vermişlik taşıyan Robert, sevmeyi bilmeyen bir çizgidedir.

2. Chinatown (1974)

Yönetmen koltuğunda Roman Polanski‘nin oturduğu, IMDb top 250’de 149.sırada olan ve sonrasında Jack Nicholson’ın devam filmini çekip yönettiği filmdir. Nicholson bir zamanların polis olan dedektif J.J. Gittes’i canlandırmaktadır. Filmin finali oldukça etkileyici bir sırrı ortaya döker ve bana sorarsanız puanını ve başarısını bu duruma borçludur.

3One Flew Over the Cuckoo’s Nest (1975)

İzlediğim ilk Jack Nicholson filmidir ve filmden çok Nicholson’un oyunculuğu hikâyeyi sürükler. Kesinlikle etkileyici bir konuya sahip ancak Nicholson’dan başkası oynuyor olsaydı bir Guguk Kuşu efsanesi olmazdı. İzlediğinizde buna hak vereceksiniz. Filmin konusu ise kısaca şöyle; P. McMurphy (Jack Nicholson) tutuklu olduğu ceza evinden kurtulmak için deli taklidi yapan bir mahkumdur. Bu oyunu neticesinde hapishaneden akıl hastanesine sevk edilen McMurphy’nin asıl amacı ise bu akıl hastanesinden firar etmektir. Amacına giden yolda biz seyircilere ve diğer akıl hastalarına hayat dolu bir deneyim sunacaktır bu karakter.

4The Shining (1980)

Stanley Kubrick‘in efsanelerinden biri olan The Shining, Türkçe ismiyle Cinnet, Stephen King romanından uyarlamadır. Filmin konusu kısaca şöyle; Jack Torrance (Jack Nicholson) oğlu ve karısıyla dağ başında kimsenin kalmadığı bir otele gelir. Son çıkaracağı romanı hazırlamaya çalışan Jack’in aklını oynatması ışığında ailesini katledebilecek düzeye gelişi anlatılır. Filmde masonik simgeler de dikkat edenler için oldukça fazladır.

5The Postman Always Rings Twice (1981)

Postacı Kapıyı İki Defa Çalar, Amerikalı gazeteci ve romancı James M. Cain‘in 1934 yılında yazmış olduğu suç romanıdır. Filmin ilk uyarlaması 1939 yılında, Fransız sinemasında Le Dernier Tournant adıyla yapılmıştır. Jack Nicholson’ın oynadığı ise dördüncü uyarlamadır. Film, yasak aşk teması üzerinden cinayete kadar uzanan, aynı zamanda romantizmi de oldukça barındıran bir tür karmaşası içinde sunulur. Filmdeki cinsellik, yazıldığı ve çekildiği dönemlerde büyük sansasyonel yaratmış ve tepki çekmiştir.

6Ironweed (1987)

Türkçeye Sonsuz Matem olarak çevirilen film alışılmışın dışında bir görüntü ve karakterle Jack Nicholson’ı karşımıza çıkarır. Bu yüzden listede yer vermek istedim. Trajedi ağırlıklı filmde o çılgın, asi genç çocuk yerine yaşlı ve kötü görünümlü zavallı adam portresinde bir Nicholson izlersiniz. Oğlunun ölümünden kendini sorumlu tutan Francis Phelan (Jack Nicholson), evini terk etmiş ve sokakta yaşamaktadır. 20 yıl sonra bir gün evine gider ve geçmişiyle yüzleşir ama bu bir dönüş değildir. Onun evi artık sokaklardır.

7Batman (1989)

Tim Burton‘un yönetmenliğini üstlendiği ilk seri olan film bizi Joker ile tanıştırmıştır. Joker’i, Joker yapan aktör ise tartışmasız Jack Nicholson’dır. Senaryo ve filmografisini bir kenara bırakıp yalnız ve yalnız Nicholson için izleyeceğiniz bir filmdir. Performansı bütün filmi sırtlar ve götürür. İlk Joker’le tanışmadıysanız mutlaka tanışın derim.

 

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here