Zordur oyuncunun işi. Hele ki bizim memlekette. Bizim memleket diye belirtip olayı şahsileştirmek ne kadar doğru olur bilemiyorum ama zordur işte. Birde bizim gibi heyecanlanıp senaryodaki hikâyelere kendini kaptıran bir topluma, onları yansıtan bir oyuncu olmak, bir mukabele daha bir karışıktır oynayan için. Canlandırdığın karakter ne olursa olsun yapışır kalır senin üstüne. Gerçek kimliğinin bir değeri yoktur, senaryoda yazan karaktere büründükten sonra. O girdiğin karakterden bilirler seni, öyle tanırlar. Hayatın oynadığın karakterden ibarettir seni izleyenler için.

Senaryoda anlatılan hikâyelerdeki bazı roller, oynayan aktörlerin üstlerine yapıştıkları için yıllarca aynı ya da benzer rolü oynamak zorunda kalır oyuncular. Üzerine yapışan rol neyse, odur artık aktör. Ya siyahtır ya da beyaz. Arası yoktur, olamaz, kabul edilemez. Bu aktörlerin oynadıkları roller, canlandırdıkları karakterler; isimlerinin önüne geçer çoğu zaman. Kendi isimlerinden çok, canlandırdıkları karakterlerin isimleri veya varsa lakaplarıyla kazınırlar hafızalara.

Sanırım bu ön yargımı yıkan isimdir Nejat İşler. Çünkü televizyonda ve sinemada var olduğundan beri canlandırdığı tüm karakterlerde, girdiği tüm rollerde kendi olmayı başarmış ve asi rocknroll duruşundan asla taviz vermemiştir. Bilakis bunu da, canlandırdığı her karaktere çok iyi bir şekilde yansıtmış bir isimdir. Rol gereği Nejat İşler’i bazen iyi bazen de kötü bir karakteri canlandırırken görürüz. Ama üzerine oturan, belki de karakterini oluşturan o asiliğini ve rock’n’rol duruşunu; hangi karaktere girerse girsin değiştirmez ve bundan da asla taviz vermez.

İstanbul’un mütevazi semti Fatih’te doğan Nejat İşler, bir işçi ailesinin en küçük çocuğu olarak dünyaya gelir. Liseden sonra üniversiteye giremeyince ticarete atılır ve bir dönem işportacılık yapmaya başlar. İşporta tezgahında bazen tişört bazen de kitap satan Nejat İşler, daha sonradan girmiş olduğu konservatuvar sınavlarını kazanarak oyunculuk bölümünde okumaya başlar.

1995 senesinde konservatuvar bölümünden mezun olduktan sonra, iki arkadaşıyla beraber ‘Kahramanlar ve Soytarılar‘ isimli bir tiyatro kurar. Kurdukları bu tiyatro için oyunlar kaleme alan Nejat İşler, bu dönemde Biz Zavallı Erkekler, Tuhaf Şehir Hikâyeleri ve Yalnızlık Benim Gizli Sevgilim isimli üç tane de kitap yazarak; kendisinde var olan yeteneğin sadece oyunculukla sınırlı kalmadığını göstermiş olur sevenlerine.

Kendisine has bir hayran kitlesinin oluşmasına vesile olan bu durum, Nejat İşler’i belki de aranan bir isim yapmıştır. Öyle bir duruşa sahip olmuş ve kendisini sevdirmiştir ki Nejat İşler; ekranda kötü bir karaktere de bürünse, iyi bir rolü de canlandırsa, üzerinde taşıdığı ve karizmasının büyük bir bölümünü oluşturan asi tavrıyla her zaman seyirci tarafından beğenilmiş ve amacı bu olmasa da sevdirmiştir kendisini.

Özellikle Aliye (2004, Doktor Deniz) ve Gülbeyaz (2002, Kadir Demiroğlu) gibi dönemin ses getiren yapımlarında başrolü göğüslemiş, her iki projede de iyi bir karakteri canlandırmasının yanında üzerine yapışan umursamaz tavrından taviz vermemiş ve hikâyedeki karakterlere kendinden bir şeyler katarak üstlendiği vazifenin hakkını fazlasıyla vermiştir, izleyiciye. Hele ki oynadığı bu iyi rollerin dışında; dönemin bir diğer ses getiren yapımı Behzat Ç‘de (2010) hayat verdiği, saygısızlığa tahammülü olmayan ‘Ercüment Çözer‘ rolünde de kötü bir karakteri canlandırmasına karşın, aynı rock’n’roll duruşunu korumuş ve canlandırdığı karaktere de bunu yansıtmıştır.

“Rock ‘n’ Roll”, içerisinde geçen ‘rock’ kelimesinden ötürü bir müzik türü olarak düşünülse de; aslında kendini arayış, kişinin kendi içerisinde çıktığı ruhani bir yolculuk olarak nitelendirilen felsefik bir düşünce, yani yaşam tarzıdır. Bana göre de Nejat İşler, bu yaşam tarzının memleketteki en büyük ve en iyi temsilcilerindendir hâlihazırda. Bir diğer ses getiren projesi ‘Kaybedenler Kulübü‘ (2011) gibi kült bir yapımda da, bunu bir kere daha kanıtlamıştır sevenlerine. Tabii ne kadar kimseye kanıtlama gibi bir amaç gütmese de.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here