Sezen Aksu, Denizli’nin Sarayköy ilçesinde dünyaya gelmiştir. 3 yaşına kadar doğduğu ilçede yaşayan Aksu daha sonra ailesiyle beraber İzmir’e taşınmıştır. Sanata olan ilgisi gençlik yıllarında başlayan Aksu dans, tiyatro, resim dersleri almıştır. 1970 yılında ”Altın Ses” yarışmasında 6. olan Sezen Aksu’nun serüveni böylece başlamış oldu. 1975 yılına yaklaşırken ilk 45’liğini piyasaya sürmüş, 1975 yılında da kendi şarkılarının da bulunduğu ikinci 45’liğini çıkarmıştır.

Söz yazarlığı ve ortaya koyduğu muhteşem eserleriyle tanıdığımız Sezen Aksu’nun oyunculuk yönü de bulunmaktadır. Onun ilk filmi 1979 yılında Bulut Aras ile başrolleri paylaştığı Minik Serçe’dir. İkinci ve son filmi ise 1990 yılında Ferhan Şensoy’la oynadıkları “Büyük Yalnızlık”tır. Sezen son olarak 2000’in sonlarında ATV’nin sevilen dizilerinden İkinci Bahar’da Sezen Aksu rolüyle yer alır. Bunların dışında tam kadroda yer almasa da ara ara dizilere konuk oyuncu olarak katılmışlığı da olmuştur. Buna örnek olarak Avrupa Yakası’nı verebiliriz.

Sezen’e ilk oynadığı filme ithafen hala daha günümüzde de kullanılan “Minik Serçe” lakabı verilmiştir. Ona bu adı gazeteci Yavuz Gökmen takmıştır.
Böylesine şahane şarkı sözleri ortaya koyan Minik Serçemiz’in duygusal biri olduğunu söylemem kimseyi şaşırtmaz sanırım. Duygularını uç noktalarda yaşayan Sezen’i en etkileyen olaylar ise hep yakınlarının ölümü olmuştur. Aksu, 31 Mayıs 1994’te kaybettiğimiz Uzay Heparı ve 16 Ocak 1996’da kaybettiğimiz Onno Tunç’tan büyük yara alır. Öylesine etkilenir ki tam 17 gün evinden adım atmaz. Hatta oturduğu yerden bile kalkmaz, baktığı noktayı dahi değiştirmez. Düştüğü bu büyük yokluktan Sezen’i kurtaran şey onun resim yeteneği olur. Resim yapma isteğinin içine doğmasıyla kaybettiği yakınlarının üzüntüsünü tuvallarine aktarmaya çalışır. Ve böylece 6 ay evden çıkmayarak resim yapar. Verdiği bir röportajda yaşadığı o dönem için şunları söyler Minik Serçe: “Resim yapmak iyi geldi… Ama bu arada hep düşündüm, düşündüm. Sonra bir gün aynaya baktım ki, saçlarım bembeyaz olmuş. Aslında beyaz saçlar da yakışıyor bana. Farklı bir görüntü…”

Sezen Aksu’nun biyografisini herhangi bir internet sitesinden de okuyabiliriz. Ben isterim ki Minik Serçemizi bir de yazdığı şarkı sözlerinden ve o sözlerin hikayelerinden tanıyalım.

Sezen Aksu- Onu Alma Beni Al

Hemen hemen hepimizin aşina olduğu bir hikaye ile başlayalım. Bir gün İzmir’de bir pavyonda Yıldız Tilbe’yi şarkı söylerken gören Sezen, onu alıp İstanbul’a götürür ve vokalisti yapar. Ancak yaptığı bu iyilik ona koca bir ihanet olarak döner. Şöhret yolunda önünü açtığı Yıldız Tilbe ve sevgilisi Uzay Heparı’nın gizli ilişkisini öğrenir. Daha sonra bir programda Yıldız Tilbe’nin anlattığına göre aralarında ki bu sürtüşme şarkılarla devam etmiştir. ”Onu Alma Beni Al” şarkısı da Aksu’nun Yıldız Tilbe’ye gönderme amaçlı yazdığı bir şarkıdır.

“Bak atının terkisine de atmış gözleri şaşı gelini
Mor kaftanlara sarmış haspam odun gibi belini
Ah verin elime de kırayım cadının derisi kara elini
Seni gidi dilleri fitne fücur kıyametin gelsin”

Sezen Aksu- Güllerim Soldu

2008 yılında verdiği bir konserde bu şarkısının hikayesini kendisi anlatmıştır. Uzun yıllar birlikte çalıştığı, beraber bir çok şarkı sözü yazdığı biricik arkadaşı Aysel Gürel ile ilgilidir hikaye.. Minik Serçe’nin anlattığına göre Aysel Gürel çıktığı her turneye kızları Mehtap ve Müjde’yi de götürmeye çalışırmış. O zamanların sıkı denetiminden dolayı kostüm sandıklarına sakladığı kızlarını bir zaman sonra saklayamaz olmuş çünkü kızlar artık büyümüş. Bunun üzerine turneye giderken kızlarını gerisinde bırakmak zorunda kalan Aysel Gürel, Sezen’e bu durumu “güllerimi kaldırımda bırakmak zorunda kaldım” sözleriyle ifade etmiş. Bu durumdan ve Aysel Gürel’in sözlerinden etkilenen Sezen Aksu bu şarkıyı yazmış.

“Güllerim soldu kaldırımlarda
Gonca yüklü dallarıma ayaz vurdu
Demlerim oldu son akşamlarda
Bir nefeslik duraklarda çiçek açtım”


Sezen Aksu- Tükeneceğiz

Üniversiteyi bitiren Sezen soluğu İstanbul’da almıştır. Eşi Engin Aksu’dan 3 ay ayrı kalmış ve bunun üzerine eşi onun Kanada’da yanında kalmasını istemiştir. Sezen’in müziği bırakmak istememesi üzerine 1983 yılında evliliklerine son vermişlerdir. Aynı dönemde kariyerine büyük bir etki yaratacak olan Onno Tunç ile tanışmıştır. Ve tüm bunlar 80’li yıllara denk gelir. Darbeden derin bir yara alan genç neslin hüznü ile kendi ayrılığının hüznünü bir araya getirerek bu birliktelikten “Tükeneceğiz” parçasını çıkarmıştır.

“ne böyle senle ne de sensiz
yazık yaşanmıyor çaresiz
ne bir arada ne de ayrı
olmak imkansız hiç sebepsiz”

Müzik, insan hayatında büyük bir yer kaplar. Sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, heyecanlarımız ve anılarımız.. Tüm bunları bazen bir iki satır şarkı sözünde bulur, yaşarız. Herkesin hayatının bir döneminde mutlaka yer bulmuştur Sezen Aksu. “Ben senin hayatından gittim oğlum..” diyerek veda etmiş, “aman bize nasip olur inşallah” diyerek dileklerde bulunmuş, “o kadar aşkın varsa hemen gel kalbimde karargâh kuracaksın..” diyerek de yeni aşklara merhaba demişizdir. Bugün 65 yaşına basan Minik Serçemize nice yıllar diliyoruz. Unutmayalım ki herkes de biraz Sezen, Sezen’de herkesten biraz vardır..

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here