Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
6

Herkesin kendinden bir parça bulduğu şarkı “Black“. Bu şarkının insanı büyüleyen bir enerjisi var. Hikayesi pek fazla yazılıp çizilmemiş olsa da Black: Sevdiği kişi tarafından terk edilmiş birinin, terk eden kişinin arkasında bıraktıklarını anlattığı bir haykırma biçimi. Şarkının derinlerine indikçe, herkes kendi deneyimlerinden birer iz bulabiliyor.

Şarkı, gitarist Stone Gossard tarafından 1990 yılında yazılan “E Ballad” adı altında enstrümantal bir demo olarak doğdu. Stone Gossard‘ın “Demos ’91” kasetindeki beş şarkıdan biriydi Black. Kaset, o sırada San Diego benzin istasyonu görevlisi olarak çalışan vokalist Eddie Vedder‘ın eline geçti. Vedder, demo kasedindeki (“Alive“, “Once” ve “Footsteps“) üç şarkı için vokal kaydetti ve teybi Seattle’a postaladı. Kaseti dinledikten sonra grup Vedder‘ı Seattle’a davet etti. Vedder, Seattle’a giderken “Black” olarak adlandırdığı “E Ballad” için o sözleri yazdığında, birçok insanı bu şarkıda buluşturacağını henüz bilmiyordu.

1991 yılında çıkan ilk albümleri “Ten”, Pearl Jam için harika bir başlangıçtı. “Ten” tüm zamanların en başarılı başlangıç (debut) albümlerinden biridir. Beşinci sırada yer alan şarkımız ise, Pearl Jam‘in en çok bilinen şarkısı haline geldi. Şarkıyı single olarak yayınlama fikrini reddetmelerine ve şarkının özel olarak hiçbir reklamı yapılmamasına rağmen, “Black” Billboard Mainstream Rock Tracks‘de üç numaraya yükselmeyi başardı.

Fragile songs get crushed by the business. I don’t want to be a part of it. I don’t think the band wants to be part of it.
Eddie Vedder.
Kırılgan şarkılar iş dünyasında ezilirler. Bunun bir parçası olmak istemiyorum. Grup üyelerinin de bunun bir parçası olmak isteyeceklerini düşünmüyorum.
Eddie Vedder.

Dilerseniz biraz da şarkının sözleri üzerinde duralım. Tüm ayrıntılarına değinemesem de bu şarkının koyu bir dinleyicisi olarak, beni en çok etkileyen ve aslında birçoğumuzu aynı noktada birleştirdiğini düşündüğüm yerlerin altını çizmek istiyorum.

“All the love gone bad turned my world to black.
Tattooed all I see, all that I am, all I’ll be.”
(Tüm o aşk, dünyamı karartarak kötüye dönüştü.
Baktığım, olduğum, olacağım her şey karardı.)

Buradaki “tattooed” kelimesine dikkat çekmek istiyorum. Çünkü kelimeyi direkt çevirdiğimiz zaman Türkçedeki “dövme/dövme yaptırmış” anlamına geliyor ki “dövme” vücudundan çıkması oldukça zor olan bir şeydir. Hatta çoğu zaman kalıcıdır.

“I know someday you’ll have a beautiful life,
I know you’ll be a star in somebody else’s sky,
But why, why, why can’t it be,
Can’t it be mine?”
(Biliyorum bir gün, çok güzel bir hayatın olacak,
Bir başkasının gökyüzünde yıldız olacaksın biliyorum,
Ama neden, neden, neden, benim değil,
Neden benimkinde değil?)

Ve evet, en can alıcı noktanın burası olduğunu biliyoruz. Burada, giden sevgiliyi hala seviyor olmanın verdiği hüzün ve yine de o kişinin güzel bir hayata sahip olmasını dilediği bir burukluk var Eddie Vedder‘ın içinde. Gerçekten de çoğumuz hayatımızın bir döneminde bu duyguları hissetmişizdir. Zaten bu şarkının bizleri bir araya getirmesi nedeni bu değil midir?

Black“i özel kılan şeylerden biri de canlı performanslarının hepsinin birbirinden özel anlara sahip olmasıdır. Çünkü Eddie Vedder‘ın şarkıyı söylerken yaşadıklarını, performanslarda birebir görebilirsiniz.

1992 yılında çıktıkları “MTV UNPLUGGED” programındaki performansının sonuna doğru “We belong together” (Birbirimize aitiz) sözlerini söylemeye başlayan Vedder için bu, şarkının bir geleneği halini geldi. Bundan sonraki bütün canlı performansların sonunda hepimiz, “birbirimize aittik”.

1994’teki Atlanta konserleri de özel bir yere sahiptir. Grup bu konserlerini canlı yayın olarak radyodan yayınlayacaklarını duyurmuştu. Bu konserde de Black‘e dair çok özel şeyler oldu. Bu kez şarkı sözlerinin sonunda bizi başka haykırışların beklediğini bilmiyorduk:

“I don’t think
These people understand.
Oh you don’t understand.
No one understands.
We belong together…”
(Bu insanların anladığını düşünmüyorum.
Oh, sen anlamıyorsun.
Kimse anlamıyor.
Biz birbirimize aitiz.)

Black‘in efsanevi performansları burada bitmekle kalmıyor. Günümüze yaklaştıkça daha kalp kırıcı olmaya başlıyor.

“We belong together,
We’ll be apart forever
It’s okay, I love you anyway”
(Birbirimize aitiz,

Sonsuza dek ayrı kalacağız
Ama olsun, ben yine de seni seviyorum.)

2010 yılında ise,  Eddie Vedder sanki yıllar geçtikçe iç huzurunu bulmuş, her şeyi kabullenmiş biri gibi çıktı karşımıza: Odyssey Arena.

“So long, we didn’t belong together!”
(Çok uzun zamandır, birbirimize ait değildik.)

Şarkıdaki yaşanmışlık, en az bizi etkilediği kadar Eddie Vedder‘ı da her seferinde yeniden etkiliyor.

Son olarak ise, Eddie Vedder ve Chris Cornell’ın dostluklarını biliriz. Chris Cornell‘i anmak adına düzenlenen saygı konserindeki “Black” performansı, tüm o aşkları bir kenara bırakıp, büyük kardeşini ne kadar özlediğine gözlerimizle şahit olduğumuz bir performans. Gözyaşlarıyla birlikte gelen Come back (Geri gel)… 

(Ayrıca bkz: Eddie Vedder’dan Chris Cornell’e Yürek Burkan Veda)

Kaynaklar: 1, 2

 

 

 

 

 

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
6

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here