Doğduğunda bile çok çirkin olan Hephaistos, annesi Hera tarafından Olympos Dağı’ndan aşağıya atıldı. Hera korktu, kendisiyle dalga geçilip arkasından konuşulmasından. Ve onun sahip olduğu kibir, oğlunu yeni doğmuş haliyle öldürmeye yetecek kadar fazlaydı. Ancak Hephaistos ölmedi, Thetis ve Eurynome tarafından kurtarıldı. Denize düştüğü için ölümcül yara almamıştı. Thetis ve Eurynome onu denizin altındaki bir mağarada sakladılar ama yalnız kalmıştı burada. Bir şeyler bulması lazımdı ve buldu, demircilik yapmayı seçti. Kendisi sadece tarihin gördüğü en iyi demircilik işlerini yapmakla kalmayacak, aynı zamanda vurduğu her çekiçte intikam duygusunu perçinleyecekti.

Hephaistos intikam duygusu bir yana, kendisine iyi olan insanlara karşı her daim nezaket gösterirdi. Aslında iyi kalpliydi ve diğer tanrıların aksine saftı biraz. Hemen kanardı yüreği. Hatta kendisini Olympos Dağı’ndan aşağıya atan annesi Hera’yı bile affetmişti. Gerçi annesi onu müthiş bir demir ocağı ile ödüllendirip, Aphrodite ile evlendirmişti. Olympos Dağı’ndan atılmasından yıllar sonra Thetis’in broşunu farkeden Hera broşu kimin yaptığını sorduğu zaman, Thetis çok da saklayamamıştı Hephaistos’un yaptığını.  Aphrodite evlilikten sonra üç çocuk doğurdu ama üçü de Hephaistos’tan değildi. Tabi Hephaistos bunun farkında da değildi ama her gerçek bir gün açığa çıkar elbet.

Hephaistos geceleri çalışır ve gündüzleri uyurdu. Kocasını hem sevmeyen hem de geceleri evde olmamasından hoşnut olmayan Aphrodite, Ares ile ilişki yaşar. Bu ilişki geceleri Hephaistos evden ayrıldıktan sonra başlar ve güneş doğmadan biter. Güneşin doğmasına kalırlarsa gökyüzünden her şeyi gören Helios yetiştirir Hephaistos’a bunu bilirler. Ares kendilerini güneş doğmadan uyandırması ve etrafı da kolaçan etmesi için bir asker görevlendirir. Ares ve Aphrodite gece ilişkilerini yaşar ve sabah olmadan, Hephaistos eve dönmeden Ares gider. Bir gece bir talihsizlik yaşanır. Ares’in görevlendirdiği asker uyuyakalır. Eyvah eyvah, güneş doğar ve Helios görür bu ikiliyi birlikte. Görüşüne engel değil çünkü duvarlar ve kayalar.

Haliyle Hephaistos’a yetiştirir olayı. Hephaistos ise baştan hiç belli etmez öğrendiğini ama gizliden gizliye bir plan hazırlar. Örümcek ağından ince, demirden sağlam ve fare kapanı kadar etkili bir ağ hazırlayıp yatağa serer. Hiçbir şey olmamış gibi çıkar gider evden. Tabi Ares gelir hemen ardından ve yatağa girerler. Uyandıklarında ise kendilerini ağın içinde ve kapana kısılmış bir halde bulurlar. Hephaistos gelir ama intikamı bu kadar basit olmayacaktır. Olympos Tanrıları’nı toplar ikilinin başına, rezil rüsva eder onları cümle aleme. Tabi bu ikili orada sonsuza kadar kalacak değildir. Poseidon, Ares’e kefil olur ve serbest kalırlar. Hephaistos Ares’ten istediklerini elde edemese de intikamını almıştır.

Gelelim bizim uykucu askere. Hikayede önemsiz bir parça gibi duruyor ama tanrılar kendisine karşı yapılan bir yanlışı hangi dağda kurt ölmüş de affetmiş? Ares, askeri almış horoza çevirmiş. Her sabah ötsün de sabahın geldiğini bundan sonra hiç kaçırmasın diye. O nedenle sabahın köründe öter horozlar. Uykudan uyandırdı diye kızmayın sonuçta onlar da ceza çekiyor.

Kaynak :

Robert Graves – Yunan Mitleri

1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here