Her filmin bize kattıkları farklı olduğu gibi verdiği mesajlar da farklıdır. Kimi hayal kurmamızı söyler kimi aşık olmamızı söyler kimi ise ailenin önemini anlatır. Bazıları ise bize hayatın içinden kesitlerle birlikte dersler verir ve bu dersler, teneffüs zilinin çalmasını istemeyeceğiniz derslerdir. İşte sizler için, bu anlamı taşıyan filmleri derledik. İyi okumalar!

1. Scent of a Woman (1992)

Özel bir kolejde okuyan Charlie, paraya ihtiyacı olduğu için kör bir adama bakıcılık yapma işini kabul eder. Bakıcılık yapacağı kişi olan Emekli Albay Frank Slate ile tanıştığı zaman aslında hiç kolay bir iş olmayacağı görecektir. Çünkü Frank Slate’in, haftasonu için kimseye söylemediği planları mevcuttur. Bu plana New York yolcuğu, iyi bir yemek, birinci sınıf bir otel, 1 adet Ferrari ve kendisinin 45’lik beylik tabancası dahildir. Charlie, bir yandan okulda suçlandığı bir olay için tanıklık yapması gerekirken bir yandan da aksi Albay ile uğraşmak zorundadır.

Martin Brest‘in yönettiği filmin başrolünde, sinema dünyasının ikonik ismi Al Pacino vardır. Bu filmdeki performansıyla birlikte Al Pacino, kariyerindeki ilk ve tek olan, En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ı ödülünü kazanmıştır. Aynı zamanda ikinci kez Altın Küre Drama Dalında En İyi Erkek Sinema Oyuncusu ödülünü de kazanmıştır.

2. Detachment (2011)

Henry Barthes öğrencileriyle iletişimi çok iyi, yetenekli bir eğitimcidir. Bu özellikleri arka planda tutarak geçici öğretmenlik yapmaktadır. Yeni geldiği okulda da durum farklı değildir. Kadrolu bir öğretmen gelene kadar çalışacaktır. Bu yüzden gittiği hiç bir okulda öğrencilerle duygusal bağ kuracak kadar uzun süre kalamaz. Son olarak gittiği devlet okulunda öğrencilerin hatta öğretmenlerin bile karamsar ve içe kapanık bir tavır sergilediğini fark eder. Bu durum, Henry’i harekete geçirir ve bu sefer öğrencilerle sıkı bir bağ kurmasına neden olur. Aynı zamanda okuldan kaçan bir öğrenciyi de sokaklardan ailesine geri dönmesini sağlamaya çalışır. Henry’ye göre bu karamsar dünyada hala sevilecek şeyler vardır.

Oscar ödüllü Adrien Brody başrolde bulunmaktadır. Yönetmenliği ise daha önceden American History X’ten tanıdığımız, Tony Kaye yapmaktadır.

3. Good Wil Hunting (1998)

Will Hunting, süper zekalı bir genç olmasına rağmen bunu kullanmaya çalışmayan bir gençtir. MIT’de temizlikçi olarak çalışmaktadır. Yine koridorları temizlediği bir günde, tahtaya yazılmış bir matematik sorusu görür. Çözülmesi neredeyse imkansız olan bu soruyu zorlanmadan çözen Will, daha sonra ortadan kaybolur. O sırada karıştığı bir kavga yüzünden başı derttedir. Hapis cezasına çarptırıldığı bu olaydan onu, tahtaya çözülmesi imkansız olan matematik sorusunu yazan profesör kurtaracaktır ama profesörün 2 şartı vardır. Birincisi her hafta profesörü ziyaret etmek zorunda olan Will, aynı zamanda psikolojik danışmanlık almak zorundadır.

Üniversite ödevi olarak tek perdelik bir senaryo yazması gereken Matt Damon, Ben Affleck‘le birlikte bu ödevi Oscar ve Altın Küre ödüllü bir senaryoya çevirmiştir. Başroller de yine bu iki isme ek olarak Robin Williams vardır.

Robin Williams bu performansı ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ını kazanmıştır.

4. Tell Me Who I Am (2019)

Bu belgeselde Alex hafızasını, 18 yaşında geçirdiği bir trafik kazası sonucu tamamen kaybeder. Uyandığı zaman hatırladığı tek şey ikizi Marcus‘tur. Kim olduğuna dair içsel bir bunalımdan çıkmaya çalışan Alex, cevapları bulmak için hatırladığı ve bildiği tek kişi olan ikizine güvenir. Marcus’un anlattıkları ile geçmişini doldurmaya başlar. Ancak bu süreçte Marcus, çok derin bir aile sırrını, hafızasında ki boşlukları doldurmaya çalışan ikizi Alex’e anlatıp anlatmamak arasında bir seçim yapmalıdır. Anlatmamayı seçen Marcus, 30 yıl sonra ikiziyle yüzleşmek zorundadır.

”Alex hafızasını bir kazada kaybetti, ben de hafızamı isteyerek kaybettim..”

5. Manchester By the Sea (2016)

Lee Chandler, Quincy kentinde sıhhi tesisat ve kapıcılık gibi sıradan ev işleri yaparak yaşımını sürdürmektedir. Bir gün, doğup büyüdüğü ama uzun süredir uğramadığı eski kasabasından bir telefon gelir. Gelen telefonda abisinin kalp krizi geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı söylenmektedir. Eski kasabasına, yaşadığı kötü olaylar yüzünden gitmek konusunda isteksizdir. Oraya vardığında ise alacağı haberler hayatını değiştirmek üzeredir.

Bu dram filminin yönetmen koltuğunda Kenneth Lonergan oturmaktadır. Başrolde ise  filmdeki performansıyla birlikte adeta ödülleri silip süpüren Casey Affleck vardır.

Film toplamda tamı tamına 24 ödül kazanmıştır. Casey Affleck performansı ile, En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ı, Altın Küre Drama Dalında En İyi Erkek Sinema Oyuncusu Ödülü, BAFTA En İyi Erkek Oyuncu Ödülü gibi ödüllerle birlikte 9 tane ödül kazanmıştır. Ayrıca filmin senaryosu, En İyi Özgün Senaryo Oscar’ı başta olmak üzere bir çok ödül kazanmıştır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here