The Witches of Eastwick; Jack Nicholson, Susan Sarandon, Michelle Pfeiffer ve Cher gibi yıldızları kadrosunda barındıran ve Türkiye’de Kasabanın Cadıları ismiyle vizyona giren 1987 yapımı bir Amerikan filmi. Karakter ve görünüm itibariyle birbirinden çok farklı üç kadının ortak isteklerini karşılayabilen bir adamın kasabaya gelmesiyle başlayan hikâye hiç tahmin edemeyeceğiniz noktalara varır.

Jane Spofford (Susan Sarandon) bir müzik öğretmenidir. Kendince muhafazakar bir görünüme sahip olan bu kadın, çekingen ve içe kapanık bir izlenim verir. Bir erkeğin onu tavlaması güç gibi görünse de kasabaya gelen gizemli Darly için bu hiç de zor değildir.

Alexandra Medford (Cher) bir heykeltıraştır. Diğer iki kadınımızdan farklı olarak dışa dönük, rahat bir profil çizer. Öz güveni yüksek olan bu kadın, kasabaya gelen yabancıya ilk adımı atan kişi de olacaktır. Ancak o yabancıdaki rahatlık Alexandra’yı başlangıçta rahatsız etmiş olsa da onun cazibesine kayıtsız kalamayacaktır.

Sukie Ridgemont (Michelle Pfeiffer) ise kasabanın gazetesine yazılar yazmaktadır. Onun diğer kadınlardan farkı doğurganlığıyla ön plana çıkmış olmasıdır. Kolayca hamile kaldığı için genç yaşına rağmen ard arda doğmuş çocukları vardır. Darly’nin son avı olacaktır kendileri.

Bu üç farklı kadını orta noktada buluşturan tek şey ise hayallerindeki erkek profilidir. Arzularını yerine getirebilecek mükemmel bir erkek beklemekte ve bunun hayalini kurmaktadırlar. Film başlangıçta bu üç kadını kendi dünyalarında bize tanıtır ve karakterlerini tahlil ettikten sonra kurdukları hayalin üzerinde durur. Hemen ardından ise düşlerindeki erkek kasabaya gelir.

Daryl Van Horne (Jack Nicholson), kasabadaki büyük köşkü satın alan gizemli bir yabancı ve bu üç kadının hayallerini süsleyen erkeğin ta kendisidir. Onun gelişi kasabada kulaktan kulağa yayılmaya başlar ve sonunda kadın kahramanlarımıza kadar ulaşır.

Film Darly’nin sırayla bu üç kadını tavlamasıyla devam eder. Her bir kadınla ayrı ilişkisi olur. Kadınlar bunu öğrenirler ve sonra dörtlü olarak birlikte takılmaya başlarlar. Darly bir kadın için mükemmel erkek profilindedir. Kadınların haklı dünyasını çizer ve erkekleri kötüler. Evliliğin kadını bitirdiğini hatta evliliğin değil, evlilik müessesesinde adamın kadını bitirdiğini söyler. Darly’de adeta şeytan tüyü vardır. Bir şekilde bu kadınları kendi yanına çeker ancak filmin sonuna doğru Darly’de şeytan tüyünden fazlası olduğunu anlarız.

Ayrıca film Batı’nın cadı avı meselesine de göndermeler yapar. Batı’da kadının cadı ve şeytan gibi gösterilmesine karşın filmde erkek bu rolü üstlenir. Bunun yanında filmin kara komedi türünün en iyi örneklerinden bir olduğunu söylemek mümkün. Fantastik bir yapım olmasının yanı sıra fantastik film sevmeyenler için gerçekliği de aynı oranda barındırır. Akıcı bir kurgu anlayışının yanında eğlenceli diyalogları vardır ki Jack Nicholson’un enerjisi de bütün bu etkenlere pozitif ivme kazandırır.

Filmin müzikleri John Williams tarafından bestelenmiştir ve filmin En İyi Ses ve En İyi Müzik dallarında iki Oscar adaylığı bulunmaktadır. Fantastik bir film olan bu yapımın aynı zamanda BAFTA’dan En İyi Özel Efekt ödülü de bulunmaktadır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here