Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
41

Not: Oyunu oynamamış olanlar için bu yazı istenmeyen oyun içi bilgiler içerebilir.
Birçok defa sitemiz tarafından da önerilen ve Steam indirimlerinde de bedava olmuş bir oyunu bugün kendi görüşümden anlatmak istedim. Farklı bakış açılarının her zaman insanlara iyi geldiğini düşünürüm çünkü. Eski bir oyun olsa da, belki de sizde iz bırakmış bir oyunsa What Remains of Edith Finch, oyunu bitirdiğinizde gözlerinizi kapatıp hissettiğiniz o duyguları tekrar kısa süre de olsa size hatırlatmak güzel olur diye düşündüm.

Bir hikaye dinlemek her zaman üzerinde düşünülürse insanı değiştirir. Özellikle bu bir oyun içindeyse hisleri daha yoğun yaşarsınız çünkü siz de olaylar yaşanırken orada bulunursunuz. Baş kahramanımız Edith için de durum böyle olacak ki geçmişinde neler olduğunu anlamak ve hikayesini öğrenmek için bu hikayelerin kaynağına gidiyor, içinde olmak istiyor. Ortada büyük bir lanet var belli ki, aile bireylerinin neredeyse hepsi bu lanete körü körüne inanmış. Bunun için de haklı nedenleri var çünkü küçük yaşta, elim kazalarda kaybediyorlar yakınlarını. Her bireyin odası kendine has ve buna bağlı kendilerine has hikayeleri var. Başta ne güzel bir ev, ne kadar büyük bir aile diye iç geçirdiğiniz bu insanların yaşadıkları gözyaşı olarak birikiyor sizde. Ne kadar büyük bir aile derken herkes kendi içinde çok yalnız aslında. Hayal güçlerine tutunmuş bir avuç insan var etrafta. Kitaplarla akıllarında yer eden kötü şeyleri uzaklaştırmaya çalışıyorlar gibi, merdivenlere kadar taşmış fazlaca kitap var evde. Hepimiz gibi aslında, farklı dünyalara girerek uzaklaşıyorlar kendi sorunlarından. Ama biz kendimizden kaçarken yine bu oyuna tutularak daha çok kendi içimize odaklanıyoruz. Ama oyunumuz zaten bunu yapmak istiyor, bir şeylerle yüzleşmek ve hayatınızda kötü de olsa her şeyi anlamak gerektiğini… Çünkü böylece yola daha emin adımlarla devam edebiliriz.

Edith, doğacak çocuğu için bir anı bırakmaya çabalıyor, çünkü çocukken içinde bulunduğu bilinmezliği kendi çocuğu için de yaşatmak istemiyor. Başına bir iş gelecek olsa bile çocuğu için net bir geçmiş bıraktığından emin olarak tüm düşüncelerini yazıya aktarıyor. Hikaye ilerledikçe Edith ve annesi Dawn gibi düşünmekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz. Büyükanne Edie, bu laneti acaba sadece fazlaca düşünmüş olabilir miydi? Hayal gücü çok yüksek olan ve bunu eserlerine, hayatlarına yansıtmaya çalışan bir ailenin, çokça düşünülen bu laneti kendi hayal güçleri yüzünden aileye bulaştırdıkları doğru olabilir miydi? Her şey buna göre ayarlanmıştı, ev daha plan üzerindeyken bile ilk aile mezarlığı yapılmıştı. Belki de bu son sadece hayal güçlerinin bir ürünüydü. Herkes böyle büyümüştü, kendi içlerindeki duyguları büyütmüşlerdi sadece, herkes bir şekilde bunu anlatmaya çabalamıştı. Resimlerle, yazılarla, çokça gülmelerle… Asla gerçek olmayan hayali bir durumun içlerinde büyümesiyle ona hapsolmuşlardı ve sonunda herkes bu düşünceyi gerçek yapmıştı. Çok korkmuştu herkes, korku geri durmak için en büyük nedendir zaten gerçek olmasına gerek olmaksızın. Peki bu kadar korkulmalı mıydı? Sadece siz söyleyin istiyorum, bu garip dünyada gerçeklere hapsolmak mı yoksa büyük bir hayal gücünü beslemek mi daha büyük bir lanetti? Hem bu oyun için hem de kendi hayatlarımız için…

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
41

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here