Nihayet tüm işlerini dinleyip, sonucunda bütün hayatımızla ve düşündüklerimizle ilgili mutlaka bir söz yazmış olduğunu farkedene kadar; bu yağmurlu Manchester grubunun “frontman”i, dinleyicileri adına göz göze birkaç sefer geldiğimiz, hoşlanmadığımız bir hemcinsimiz gibiydi.
Şarkılarını dinlemeden bile bu grubu sevmeye başlayabilirsiniz. Sadece bir müzik grubu gibi gelmeyebilir size… Bir film ya da sizi aşırı etkileyen bir fotoğraf gibi. Bu hissi uyandırırken de hiçbir çaba göstermiyor Smiths.

Albümdeki ilk şarkı olan “William, It Was Really Nothing”i birkaç kez dinleyip diğer şarkılara öyle geçebilirsiniz. Albümü dinlerken aşırı iyi bir İngilizceye sahip değilseniz sözleri anlamak pek mümkün olmayabilir, fakat sizde uyandırdığı öyle bir his ki, sözlerini dikkatlice dinlemeye başladığınızda tam da kafanızda kurduğunuz, size hissettirdiği hislerle dolu cümlelerle karşılaştığınızı fark ediyorsunuz.

“Ve sanki ben de bir şarkı yazsam, ‘böyle’ yazardım.” diye aklınızdan geçirebilirsiniz.. Kim aşk acısını “Last Night I Dreamt That Somebody Loved Me” gibi upuzun isimlerle tuhaflaştırırdı?

Smiths için denecek her şey çoktan denmişti: “The importance of being ordinary” İşte bütün vıcık vıcık romantizme vurulan darbe; asıl dramın ve de asıl komik olanın “sıradan insan” oluşuydu.

Tüm külliyat bu kadardı. İşte baştan ikinci ayağı: Hatful of Hollow. En iyi The Smiths albümü mü? Evet. The Smiths’in en iyi şarkıları mı? Bizce hayır. İkisin nasıl bir arada olduğuna biz de şaşırıyoruz. Müziğini de “Post-punk” diye tanımlayabiliriz, Marr ve Morrissey bunu ne kadar kabul ederdi bilemiyoruz.

Şarkıların içinden anahtar niteliğinde bazı sözleri de paylaşarak yazının sonuna gelelim. Keyifli dinlemeler!

1. William, It Was Really Nothing


Allah aşkına William; kendinden başka kimseyle hayali olmayan, “hadi evlenelim, yüzük de alabilirsin” diyen o tombişte ne buldun, hayatını mı?

“And everybody’s got to live their lives, and God knows I’ve got to live mine.”

2. What Difference Does It Make?


“It makes none, now you have gone.”

3. These Thing Take Time

.

“Oh the alcoholic afternoons, when we sat in your room, they meant more to me than any, than any living thing on earth.”

4. This Charming Man


Smiths’in en neşeli melodisi. Dolayısıyla en neşeli şarkısıdır diyemiyoruz, mükemmel tatlı melodiler üzerine jilet attıran sözler yazmada usta bir grup çünkü.

“Dışarı çıkacaktım hepsi kirlide. Tüm derdim bu olsun” şarkısı. Morrissey de bu şarkı hakkında ve kimin “charming” olduğu hakkında çok güzel yorumlar yapmış, dinlenmeli.

5. How Soon Is Now?


İlginç gitar tonları barındıran progresif bir müzik üzerine basit bir serzeniş. Bir zamanların marş-hitlerinden. Evet hitler.

“I am human and I need to be loved, just like everybody else does.”

6.Handsome Devil

Dinlenebilecek en cool şarkılardan/rifflerden/sözlerden biri olup, yakışıklı şeytana yakılan abanın etkisiyle basitçe saati sormanın, beraber ders çalışalım’ın arkasındaki nihai amacı anlatmaktadır.

“There’s more to life than books you know, but not much more.”

7. Hand In Glove


Çok güzel melodi, çok güzel sözler, çok güzel şarkı. Aşağıdaki alıntının ruhunun şarkı hali.

“And if the people stare, then the people stare; I really don’t know and I really don’t care.”

Ve tabii ki kötü son.

8. Still Ill


“Does the body rule the mind or does the mind rule the body, I don’t know…” I dunno!

Demir köprünün altında öpüştük, ve moraran dudaklarla dönsem de, eskisi gibi değildi. Tutunamayız eski, güzel günlere.

Hasta mıyım hala?

9. Heaven Knows I’m Miserable Now


İş arıyordum, buldum. Neşeli bir “neye yaradı ki” şarkısı. Allah görüyor ya, acınasıyım hala. Keşke istediğim şeyleri yapsaydım. Birine vurmak gibi hatta, gerektiğinde.

“In my life, why do I give valuable time to people who I don’t care if I live or die?”

10. This Night Has Opened My Eyes


Yeni doğmuş çocuğunu gazeteye sarıp bir avluya bırakan, belki de buna mecbur kalmış bir genç kadına yönelmiş bu hikaye. Haklı mıydı, haksız mı? Bir aptal da olabilirdi o çocuk, bir şair de. Acılarını aldı ama bak, yenilerini verdi.

Sonuç olarak belki “Ben de bilmiyorum.” diyor Morrissey.

“And I’m not happy and I’m not sad.”

11. You’ve Got Everything Now


“No I never had a job because I never wanted one. I’ve seen you smile, but I never really heard you laugh.

So who is rich and who is poor, I cannot say.”

Daha ne desin..

12. Accept Yourself


Belki de; sürekli hayatlarını ve kendilerini sorgulayan insanları “Ayakkabımdan da memnun muyum?” diyerek tiye almış bir Morrissey bestesi. Güzel bestesi de her zaman olduğu gibi Johnny Marr’dan.

“Anything is hard to find, when you will not open your eyes. When will you except yourself, for heaven’s sake?”

13. Girl Afraid


“And everything she wants costs money.”

-Benden hoşlanmıyor bile.

-Nereden biliyorsun?

-Çünkü öyle söyledi.

Anlaşamayan, neden beraber olduklarını bile bilmeyen iki insanın ağzından yakınmalar.

“I’ll never make that mistake again.”

Değil mi? Hiç değişmez.

14. Back to the Old House


Bu şarkı insan olsa, rüyanıza bisikletle gelen çocukluk aşkı olmalı herhalde. Bir de, cesaret edip önünden bile geçemediğimiz yerler. Harika bir akustik beste.

“I would love to go, back to the old house. But I never will. I never will.”

15. Reel Around The Fountain


“It’s time the tale were told of how you took a child, and you made him old.”

Çok eleştiri toplamış zamanında (pedofili ya da sadece seks üzerine olduğu yönünde) ama tabii ki asılsız. Aslında seks konusunda emin değiliz. Nasıl duymak istendiğine göre çok değişen bir şarkı. Bir de, bu John Peel Session değil de, bir yıl önceki “The Smiths” albümündeki versiyonu bambaşkadır. Kanımızca, Morrissey’nin en başarılı vokal performansıdır.

16. Please, Please, Please Let Me Get What I Want


“See the life I’ve had, can make a good man bad. So for once in my life, let me get what I want. Lord knows, it would be the first time.”

En çok bilinen şarkılarından biri şüphesiz. 2005 konserinde “Who I want” diye söyledikten sonra Morrissey’nin ağlamak üzereymiş gibi sesinin çatallaşması da izlenmeye değer.

Albümü Spotify üzerinden dinlemek isteyenleri de unutmadık.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here