Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

“Israrla sürdürdü kapıyı çalmayı. Ama yorgunluk, açlık, uykusuzluk ve bir meçhule yolculuk etmenin, hiç tanımadığı bir yerde bir hayat kurmak üzere olmanın verdiği, haftalardır büyüyen gerginlik asabını alt üst etmişti. Kapının ardından cevap gelmedikçe vuruşların şiddeti arttı. Sesi de giderek yükseliyordu. Gecenin zulmeti içinde katmerlenen çaresizliği bu dünyada olan başkalarının da dikkatini çeksin, birileri uyanıp da ‘ne oluyor’ desin ister gibiydi”

Mahir Ünsal Eriş, kişisel blog sayfasında öykülerini yayınlayarak başlangıç yaptığı edebiyat hayatını üretkenliğini kaybetmeden yeni eserler yayınlayarak taçlandırmaya devam ediyor.

Yazarın ilk öykülerini kapsayan Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde (İletişim Yayınları-2012) raflarda yerini aldığında herkes tarafından büyük bir ilgi gördü ve kitap bugün sekizinci baskısını yapıyor. Hemen ardından dağıtımı yapılan Olduğu Kadar Güzeldik de öyle, bugün altıncı baskıda… Mahir Ünsal’ın aynı yayınevinden Dünya Bu Kadar ve Benim Adım Feridun isimli iki kitabı ve süreli yayınlarda da yazıları var.

Benim Adım Feridun aslında yazarın ikinci kitabında bulunan bir öykünün adı. Fakat gördüğü büyük ilgiden sonra Murat Başol’un çizimleriyle eşlik ettiği ayrı bir kitap olarak yayınlandı ve öyküden uyarlanan bir film de çekildi.

Burada şöyle bir hayal kırıklığından bahsetmeden geçemeyeceğiz. Okurun tüm bu ”ilgi”den önce benimsediği ve en derin hislerine dokunan bir hikayenin Çağan Irmak ve İncir Reçeli duygusalları tarafından aynı potada eritilip beyaz perdeye aktarılması en hafif tabirle yazarın ”büyük, geniş ailem” dediği kitleye yapılan bir saygısızlık.

Ülkemizdeki kitaplardan uyarlanan yapımların kalabalığa oynaması için eğilip büküldüğünü görmek, okunan güzel yapıtların seviyesiz bir çizgide başarısız oyunculuklar ile cezalandırıldığını izlemek büyük acı veriyor insana.

Kim, neden izin veriyor bu uyarlamalara; anlamak gerçekten güç.

Neyse, kitaba dönelim ufaktan…

Öbürküler, Mahir Ünsal Eriş’in Karakarga Yayınevi etiketi ile basılan ilk kitabı.

Okura en büyük sürpriz M.K.Perker’in kitapta yaratılmak istenen dünyayı tamamlar nitelikteki çizimlerine sayfalar arasında yer verilerek yapılmış.

İki yarısı olan Öbürküler, bir perili köşk hikayesi kadar basit bir tanımı şüphesiz hak etmiyor.

Sarsılarak yol alan bir otobüs koltuğunda başlayan hikaye 60’lı yılların figürleri ile gelişiyor ve birçok şehre dokunup bizi içine çekiyor.

Mahir Ünsal’ın güvenli evi diyebileceğimiz bazı karakteristik tarafları var ve Öbürküler’de de iyiden iyiye hissettirmiş bu yüzünü.

Dönemin liderleri arasında, komşu ilişkileri, darbeler ve tarihsel bir gerçeklik eşliğinde, siyasi, bürokratik bir hava yaratıyor yazar okuruna. İlk bakışta türküler, geleneksel isimlere sahip karakterler, artık pek kullanmayan kelimelerin ısrarla kullanılması gibi detaylar dikkat çekiyor; Anadolu’yu bu gibi bir çatı altında vasıtalar değiştirerek gezebiliyoruz.

Öyle ki Adana, Niğde, Kayseri, Ankara, İstanbul gibi ”mekan”ları var kitabın!

Ayrıntılarla dolu fakat cılız bir anlatıma sahip sanki, yer yer yoran uzun anlatımları hızlıca geçiştirmeyi başarabilirseniz bir solukta bitirebileceğiniz kadar kısa bir roman bir yandan da.

Son olarak, Mahir Ünsal Eriş’in daha önce yayınladığı hikayelerin üstüne çıkamadığını, kendini tekrarlamaya başladığını üzülerek ekleyelim.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here