Fizik, kimya gibi derslerden aşina olduğumuz hareket olaylarını tanımlamak için kullanılan kinetik, çeşitli araçlarla birlikte heykele yeni bir boyut kazandırmıştır. Kinetik sanat, ilk kez konstrüktivistler tarafından ortaya atılmış, Konstrüktivizm ve Dadaizm kinetik sanatın öncüleri olmuştur.

Kinetik sanatın ilgi çekici tarafı ise; sanatçılar, hareketi kullanarak izleyicileri heykelin etrafında dönen bireylerden, heykelin bir parçası olan bireylere dönüştürüverir!

Şimdi kinetik sanat konusunda ilginç çalışmaları olan birkaç sanatçıya göz atalım.

THEO JANSEN

Theo Jansen

Heykel dendiğinde aklımızda durağan bir cisim beliriverir. İşte bu durağanlığı yıkan heykeller  yapıyor Hollandalı sanatçı Theo Jansen. Heykellerini kumsala bırakıyor ve heykeller rüzgarın eşsiz gücüyle harekete geçiyor!

Sanatçının amacı yeni yaşam biçimleri oluşturmak… ‘İskeletler’ adlı çalışmalarında rüzgarın gücüyle hareket eden, suya dayanıklı heykeller tasarlamış. Sanatçının amacı ise ‘hayvanlar’ adını verdiği heykellerin doğada yaşamlarına devam etmeleri. Jansen, bu çalışması için şu sözleri dile getirmekte: ”Bu yeni doğal formun temeli plastik sarı borular.” Yani alıştığımız gibi polenler ya da tohumlar değil. İskeletler rüzgarda yürüyebiliyor bu yüzden de yemek yeme ihtiyaçları yok.’

Rhinoceros Transport — 1997
Siamesis- 2010

Ayrıca, bu heykellerin kendilerini fırtınadan ve sudan koruyabildiğini, sensörler sayesinde suyu ve kumu hissettiklerini söylüyor Theo Jansen.

REUBEN MARGOLIN

Reuben Margolin

Küçüklüğünden itibaren babasının evin etrafındaki, ahşap malzemeleri ve araçlarıyla bir şeyler yapmaya çalışan biri aslında Margolin. Çocukken ilk deneyimleri ise yo-yo ve ördek kuklaları… Lise zamanında ise matematiğe ve geometriye oldukça ilgiliymiş.

Reuben, hareketin fizikselliğini incelerken ve malzemeleri keserken kendini kaybettiğini ifade ediyor. Heykellerini doğadan ilham alarak yapıyor ama doğayı taklit ederek değil, doğayla bir bağlantı kurarak. Örneğin: bir tırtılın hareketi, kuşun kanat çırpışı, suyun dalgası…

Contours

Kısaca, matematik ve doğayı birleştirerek ortaya insanı içine sürükleyen heykeller yapıyor Margolin.

ANTHONY HOWE

Anthony Howe

Washington’da yaşayan heykeltıraş Howe, hareketli heykellerinde doğayı ve onu etkileyen çevreyi yansıtan çalışmalar yapıyor. Rüzgar, ağaç ve diğer doğal çevreden ilham alarak onların kısır döngüsünü heykellerine yansıtıyor.

Çoğunlukla heykellerinde paslanmaz çelik kullanan sanatçının eserleri, doğada sırıtmak yerine onunla bütünleşiyor ve doğayla eş güdümlü olarak hareket ediyor.

Abouy Face III
Azlon II

 

 

 

 

 

 

 

 

JANET ECHELMAN

Janet Echelman

Janet Echelman’ın sanat yolculuğunda hikayesi gerçekten hayret verici. Şöyle ki, herhangi bir heykel ya da mimari eğitim almamış olan Echelman, başvurduğu 7 sanat okuluna da kabul edilmemiş fakat sanatçı olmaya karar verdiği için uzun bir süre resim yapmaya devam etmiş. Bir burs sayesinde resimlerini Hindistan’da sergilemek üzere gemiye yüklemiş ama gemi sergi zamanı ulaşmayınca Echelman başka bir şey düşünmek zorunda kalmış.

Bir gün sahilde yürürken balıkçı ağları dikkatini çekmiş ve yeni bir heykelcilik anlayışının kapıları Echelman için açılmış. Burada görüyoruz ki aslında günlük hayatta yanından geçip gittiğimiz, dikkat etmediğimiz şeyler aslında o kadar da önemsiz değil. İlhamın nereden geleceği belli olmaz!

Janet Echelman’ın heykelcilik anlayışına baktığımızda heykelleri bina ve şehir blokları ölçeğinde. Echelman, bir şeylerin arasındaki boşluğa ilgi duyuyor. Söylediğine göre, bir binadan başka bir binaya bir ip çektiğinde o boşluk artık farklı bir şekilde görünür hale geliyor. Ayrıca, heykellerini rüzgardaki anıtsal yumuşaklık olarak tanımlıyor ve heykellerine baktığınızda ışık ve rüzgarla beraber içinde kaybolma hissiyatına neden oluyor.

IVAN BLACK

Ivan Black

Londra doğumlu sanatçı Ivan Black, doğanın, matematiğin ve teknolojinin uyumunu kullanarak eşsiz kinetik heykeller yapıyor!

Hepimizin bildiği ünlü Fibonacci dizisinden yararlanarak hareketle beraber optik yanılsamalar yaratan ‘Kare Dalga’ adında ünlü bir heykeli var. Bu heykel özenle üretilmiş. Kare Dalga,  insan etkisiyle değişebilen eğri 21 metal çubuk içeriyor. Metallic silver, eclipse bronze ve lunar gold olmak üzere 3 farklı şekile dönüşebilen bu heykel, İtalya’daki bir fabrikada metal makineler kullanılarak üretilmiş ve elle montajlanmış.

Lissom

Şimdi o eşsiz ‘ Kare Dalga’ya bir göz atalım!

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here