Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
356326

Hamlet hepimizin hafızasında tek bir replikle kalıcılığını korumuştur;
Olmak ya da olmamak işte bütün mesele bu.
Evet bütün mesele bu olmakla beraber Hamlet’in sonunu getiren kimdi veya neydi? Hamlet’i Oidipus kompleksiyle okuduğumuzda bu sorunun cevaplarına kavuşuruz.

Oidipus kompleksi, bir Yunan tragedyası olan Kral Oidipus’un Sigmund Freud tarafından psikanalitik kuram üzerinden yorumlanmasıyla oluşmuş bir kişilik kompleksidir. Peki neydi bu Oidipus kompleksi? Kısaca, erkek çocuklarının gelişim sürecinde anneye duyduğu aşktır. Bu aşk onun yetişkinlik döneminde kuracağı ilişkilerin sağlıklı veya sağlıksız olmasına yol açar. Kompleksin birçok etkisi bulunur, bu etkiler çocuğun anneyi istemesiyle başlar. Anneye duyduğu istek üzerine çocuk, babayı örnek almak zorunda kalacaktır çünkü babası gibi olursa annesine sahip olabilir veya annesi gibi bir kadını elde edebilir. Diğer bir yol ise çocuğun babayı annesi için yetersiz görmesiyle devam eder. Çocuğa göre anne için yetersiz bulunan baba hayatta da pek başarılı olamamış veya bu başarısını çocuğa göre kanıtlayamamıştır. Böylelikle çocuk babadan nefret etmeye başlar.

Bunlardan yola çıkarak Hamlet’i adım adım inceleyelim.
Piyes, Kral Hamlet’in hem ülke subaylarınca hem de kendi oğlu tarafınca sürekli kahramanlıklarından bahsedilmesiyle başlar. Oğlu Hamlet ona “Güneş Tanrısı” der. Kral; hayatı boyunca cesur, dürüst ve iyi kalpli biri olmuş, Norveç Kralı’nı düelloda yenerek Norveç topraklarını kendi topraklarına katmıştır. Kral Hamlet oğlu için olduğu kadar halkı için de örnek bir insan modeli olmuştur.

Hamlet, çocukluğundan babasının ölümüne kadar ‘melek’ annesiyle ‘kahraman’ babasının büyük aşkına şahitlik etmiştir, sevgi dolu bu aile ortamı komplekse göre babasının onun için örnek bir kişi olmasını sağlamıştır.

Annesinin Kral’ın ölümünün üzerinden daha iki ay geçmeden amcasıyla evlenmesi Hamlet’in önüne yeni bir baba figürü çıkarır. Onu, içten içe annesine uygun bulmaz ve hayatta başarılı biri olarak da görmez. Her fırsatta amcasıyla babasını kıyaslar amcasına “orman şeytanı” der. Hatta yer yer kendisini bile bu karşılaştırmalara sokarak;

“Babamın kardeşiyle; öyle de bir kardeş ki
Ben Herakles’e ne kadar benzemezsem
O da o kadar benzemiyor babama.” der.

Amcası onun nefret ettiği babasıdır. Hamlet bir yandan nefret duyduğu baba figürü olan amcasını öldürmek isterken bir yanda da bu durum için kararsızlık yaşar çünkü amcasının üzerinde artık “baba” figürünün ağırlığı bulunmaktadır. Öldürme motivasyonunun iki ana kaynağı vardır bunlar aslında birbirlerinin katmanları olan kaynaklardır. Oidipus kompleksi nedeniyle Hamlet annesiyle yakınlaşmak isterken amcası onun rakibi konumundadır, bu rakip annesini öz babası gibi haketmiyordur. Hak etmemesinin nedenlerinden biri ise bir cinayet işlemiş olmasıdır, bu onu kötü bir insan yapmıştır. Bir diğer neden ise bir intikam alması gerektiğidir çünkü örnek aldığı biricik adam olan öz babasını öldürmüştür bu rakip.

İntikamın sıradan bir öldürme olmayacağını Hamlet’in Kral dua etmek için diz çöktüğünde onu şu cümleler eşliğinde öldürmemesiyle anlıyoruz.

Tam sırası, dua ederken… Bitirelim bu işi.
Ama cennete gider bu halinde öldürürsem;
Öcümü almış sayılır mıyım? İyi düşünmeliyim.”

Amcasını cehenneme yollamak için fırsat kollamaya başlar böylece ve ilk cinayetini bunun ardından işler. Annesinin odasında onunla konuşurken perdenin arkasında saklanan kişiyi amcası sanar ve kılıcıyla bir çırpıda kralın başyardımcısını öldürür.

Daha sonra Kral’ın düzenlediği hileli düelloda önce Kral’ın Hamlet için hazırlattığı zehirli içkiyi Kraliçe yanlışlıkla içerek ölür, ardından Hamlet’in düello ettiği Laertes ölür bu ölüm de yine Kral’ın hazırlattığı hileli kılıçla olmuştur. Sonunda Hamlet Kral’ı zehirli kılıçla yaralar ardından zehirli içkiden içirir ve intikamını alır. Sıra kendisine gelmiştir ve düelloda aldığı ölümcül zehirli kılıç darbesi onun sonunu getirir.

Bu son, bir düzine olaylar silsilesinin sonucudur. Hamlet’i bu noktaya getiren Oidipus kompleksini sağlıklı aşamamış olmasıdır. Fakat bu salt bir şekilde Hamlet’in kişiliğinin bir sonucu değildir. Yaşadığı olayların ağırlığı, çevresindeki insanların düşünce ve tavırları her normal insanda olacağı kadar onun davranışlarını da etkilemiştir. Hamlet bu kısacık hayatını kişiliğini etkilemiş aile olayları yüzünden entrikalı hâle getirir, intikamının ardında ise aslında aşamamış olduğu büyük kişilik sorunları yatar.

 

 

KAYNAKÇA:

1. Hamlet; William Shakespeare; Türkiye İş Bankası Yayınları.    2. Kişilik Kuramları “Gerçek Yaşamdan Kişilik Analizi Örnekleriyle”; Pegem Akademi

 

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
356326

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here