Gözlerinizi kapayın…

Hayal ederek başlıyoruz yazımıza. Sayın okuyucu lütfen siz de hayal ederek başlayın. Evet yazının sonunda Nirvana’ya varmayı vadedemiyoruz yahut bu bir yoga seansı da değil. Fakat bu çizgi romanı ”neden okumalıyız, nedir onu farklı kılan?” görmeye çalışacağız.

Önünüzde bir duvar olduğunu  ve bu duvarın ardında türlü entrikaların döndüğünü ancak duvarın ardını göremediğinizi düşünün. Kısıtlı bir takım bilgiler sızıyor dışarı. Ayrı ayrı bin bir türlü söylem işitiyorsunuz. Bazen duvarın ardındakiler bazı gerçekleri duyuruyor, paylaşım da bulunuyorlar. Yalnız biliyorsunuz ki aslında bunlar gerçekte olanların milyonda biri dahi değil. Duvar değil üstelik tek engel. Bir de duvarın önüne dizilmiş donuk, kararlı ve duygudan arınmış muhafızlar dikili. 

Biri çıkageliyor sonra. Size o duvarı aştığını, orada bir süre yaşadığını ve neler olup bittiğini çok iyi bildiğini söylüyor. Onu dinlemez miydiniz? Eminiz ki hepimiz can kulağı ile dinler, elinde duvarın ardına dair ne varsa görmek isterdik.

İşte Guy Delisle’nin Burma Günlükleri de dahil tüm kitapları size erişilmesi oldukça güç duvarların ardını gösteriyor. 

Kuzey Kore, Burma(Myanmar), Çin, Jerusalem(İsrail) gibi askeri ve siyasi baskının üst düzeyde olduğu ülkelerde eşinin işi sebebiyle bulunmuş ve hatta bir süre yaşamış Delisle. Duvar bu ülkelerin yönetimi, dışa kapalılığı ve dıştan gelene koydukları keskin sınırlar. Delisle, kitapları ile hepimize o duvarın ardını göstermekle kalmıyor, mizahi üslubu, ülke ve halkına dair çizimleri, olağanüstü gözlem yeteneği ile orada yaşayan sizmişsiniz hissi uyandırıyor.

Çizerin bu ülkeler hakkında anlattıkları bir çizgi romanın neden çocuk kitabı muamelesi görmemesi gerektiğini en güzel şekilde ispat ediyor. 

Jerusalem Kitap Kapağı

Ülkenin yaşayış tarzından geleneklerine, yeme-içme kültürüne, siyasi yapısına, mimarisine, ülke içi olaylarına kadar her şeyi tecrübe ediyorsunuz onunla birlikte. O yaşıyor, çizip yazıyor ve bu sırada dünyasına sizi de dahil ediyor.

 

Guy Delisle’nin Burma Günlükleri (ve bu tarzdaki diğer kitapları) ülke hakkında çarpıcı gerçekleri anlatırken, sık sık da güldürüyor.

(kıkır kıkır okuduğumuz kaç sayfa oldu… 🙂 )

Yazar, ev hapsindeki kadını nasıl görebileceğine dair ütobik bir hayal kuruyor. Her gün gider ve askeri bunaltırsa topluluğu ardına alarak, kendisinin başında olduğu bir isyana sebep olacağını ve böylece kadını görebileceğini düşünür. Karar alır her gün mutlaka gidecektir. Fakat daha ertesi günden işler değişir…

Burma Günlükleri kitabı 268 sayfadan oluşuyor. Burma yani Myanmar’ın günümüzde de devam eden baskıcı yönetimini yıllar önce tecrübe etmiş olan yazar. Sansüre ve yoğun denetime rağmen ülkeyi öyle güzel resmetmiş, gözlemlemiş ve anlatmış ki… Yazının başında hayal kurarken bahsettiğimiz ”türlü söylemler” durumu karşısında duyduğunuz en doğru ve gerçekçi söylem Delisle’nin anlattıkları oluyor.

Guy Delisle

Bir çırpıda biten, okurken bilgilendiren bir çizgi roman. ”Daha önce neden rastlamadım?” diye düşündürtüyor. Okuduğunuz herhangi kitaptan sonra diğerlerini de almaya can atıyorsunuz. Israrla tavsiye ediyor, en kısa zamanda bir Delisle kitabını okuyup düşüncelerinizi bizimle paylaşmanızı bekliyoruz.

İyi okumalar…

Bir sonraki yazıda görüşünceye dek sanat ile gür, sanat ile özgün kalın 🙂