Bu haftanın film önerisi, izlediğiniz filmler arasında aklınızda yer edecek filmlerden ”The Artist”.

Baş rollerinde Jean Dujardin ve Bérénice Bejo‘yu, yönetmen koltuğunda ise Michel Hazanavicius‘u gördüğümüz film, diyalogsuz, siyah beyaz bir Fransız filmi. 2011 yılında saniyede 22 kare tekniğiyle çekilmiş film, siyah beyaz ve sessiz sinemaya bir ”saygı duruşu” niteliği kazanmıştır.

Filmin konusuna geçmeden değinmek istediğimiz bir konu ise The Artist filminin ödülleri. Ödüller saymakla bitecek türden değil…

Öncelikle film başta; En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yönetmen, En İyi Film Müziği, En İyi Kostüm olmak üzere 5 Oscar ödülü, En Özgün Film Müziği ve En İyi Müzikal olmak üzere 2 Altın Küre ödülü, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Film olmak üzere 2 César ödülü ve daha bir çok ödül almıştır.

Filmin konusuna gelecek olursak; 1920’lerin sonlarında sinemada meydana gelen büyük ses devrimi, diğer sessiz sinema aktörlerinin hayatında olduğu gibi, dönemin en ünlü ve karizmatik aktörlerinden başrolümüz George Valentin’in hayatında da büyük bir çöküşe neden olacaktır. George Valentin’in çöküşünün yanı sıra diğer başrolümüz şöhret sevdalısı Peppy Miller’da ise işler tam tersi ilerleyecektir.

Peppy keşfedildikten sonra şöhret basamaklarını hızlıca tırmanacak ve sesli sinemanın en ünlü ve aranan aktrislerinden olacaktır.

Filmin diyalogsuz olması sizi filmden uzaklaştıracak değil daha sıcak bakmanızı sağlayacak bir unsur olmalı diye düşünüyoruz zira filmdeki oyuncular adeta bakışlarıyla konuşuyor.

İşte filmden akıllara kazınan bazı replikler;

     Zimmer: ”Dünya konuşuyor artık, insanlar yeni yüzler arıyor, konuşan yüzler.”

George Valentin:” İnsanlar beni izlemeye geliyor. Hiç sesime ihtiyaç duymadılar. Sesli filmlerini sen çek, benim sana ihtiyacım yok.” 

 

Dorris: ” Mutsuzum.”

George Valentin: ”Milyonlarca insan da mutsuz.”

 

  George Valentin: ”Aktris olmak istiyorsan sende başkalarında olmayan bir şey olmalı” diyerek Peppy Miller’ın dudağının üstüne bir ben çizer, Peppy ünlü olduktan sonra ”benli güzel” olarak tanınır. 

 

Filmin fragmanı ise şu şekilde;