Klasik vampir filmlerinden sıkıldıysanız, sinemanın asi çocuğu Jim Jarmusch’un senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı, Tom Hiddleston ve Tilda Swinton’ın başrolleri paylaştığı üstad John Hurt’ün ise harika oyunculuğu ile Only Lovers Left Alive tam size göre!

2013 yılında vizyona giren Only Lovers Left Alive 7.3 Imbd %86 Rotten Tomatoes şeklinde derecelendirmelere sahip.

Yüzyıllardır yaşayan, birbirlerine deliler gibi aşık, üç kez evlenip boşanan Adam ve Eve’in öyküsünü seyrettiğimiz Only Lovers Left Alive, açılışından itibaren sizi kendi dünyasına çekiyor. Filmde Adam karakterini canlandıran Tom Hiddleston melankolik, müziğe tutkun ve bilim aşığı bir vampirdir, ölümsüzlüğü bir ceza olarak görür. Eve karakterini canlandıran Tilda Swinton ise aksine pozitif, konuşkan ve edebiyat tutkunudur. Bu filmde yüzyıllardır yaşayan iki vampirin birisinin hayatını müziğe, diğerinin edebiyata vermesi ve yine de birbirlerini bilgi olarak beslemeleri gerçekten olağanüstü.

Adam’ın insanlığa karşı duyduğu nefret hemen hemen her sahnede kendini hissettirir ve insanlara ”Zombiler” şeklinde hitap eder. Eve ise onu sürekli teskin eden her şeyin yoluna gireceğini söyleyen adeta bir yan karakterdir.

Hemen merak edenler için söyleyelim kanla beslenme geleneği devam ediyor fakat bunu modernleştirerek laboratuvarlardan satın alma formülüne dönüştürüyorlar. Ve evet hala sadece geceleri dışarı çıkabiliyorlar.

Normalde birbirlerinden ayrı yaşayan ana karakterlerimiz artık hasrete dayanamayıp bir araya gelirler, Eve’in kardeşi Ava gelip Adam’ın kurduğu düzeni altüst edene kadar…

Filmde tiyatro ve bilim üstünden bir çok sembolün üzerinde durulmuştur.  Shakespeare, Adagio ve Tesla’ya olan saygı duruşları bunlardan bazılarıdır. Tüm doğaüstü güçlerine rağmen Adam ve Eve’in kırılgan şekilde toplumdan soyutlanmış halde yaşamaları toplumdan kopuk yaşayan sanatçıların bir temsili aslında. Filmde bol bol sistem eleştirisi de görebilirsiniz.

– İnsan kanının %82’si sudur.

+ Su savaşı başladı mı yoksa hâlâ petrolle mi devam ediyorlar?

– Evet, yeni başladılar, ancak iş işten geçtiği zaman farkına varıyorlar.

Filmin müzikleri ise neofolk üstadı Jozef van Wissem ve filmin yönetmeni Jim Jarmusch’un da üyesi olduğu SQÜRL tarafından bestelendi. Filmin müzikleri, filme ciddi anlamda çok farklı bir tad veriyor.

Aksiyon seven okurlarımıza not bu filmde neredeyse hiç aksiyon yok!