Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

İlginç bir distopya öyküsünü konu alan film, Japon asıllı İngiliz yazar Kazuo Ishiguro’nun aynı adlı romanından beyaz perdeye uyarlandı. Ayrıca bu roman Time Dergisi tarafından, 1923-2005 yılları arasında “İngilizce Yazılmış En Etkileyici 100 Roman”dan birisi olarak gösteriliyor.

2011 yılında ABD-İngiltere ortak yapımı olarak vizyona girdi “Never Let Me Go”. Imdb’den 7.2 gibi yüksek bir puan alarak sinema severlerin dikkatini çekmeyi de başardı. Yönetmen koltuğunda, “The Lost Symbol” filminin yönetmenliğini de yapmış olan Mark Romanek oturuyor.

Ruth (Keira Knightley), Tommy (Andrew Garfield) ve Kathy (Carey Mulligan) çocukluktan beri birbirini çok seven 3 iyi arkadaştır. Tüm yaşamları, katı disiplinli yatılı bir okulda geçer. Daima yan yana oldukları için aralarında güçlü bir duygusal bağ oluşmuştur. Ergenlik çağına geldiklerinde ise hem ilişkileri hem de kafaları fazlasıyla karışacak ve daha da önemlisi, hayatlarını derinden etkileyecek olan oldukça mühim bir gerçekle yüzleşeceklerdir.

Bu 3 arkadaş ve yatılı okulda bulunan diğer bütün gençler, ihtiyacı olan insanlara organ bağışı yapabilmeleri için klonlanmışlardır. Yani tamamen, bedenlerinden sağlanacak fayda ölçüsüyle doğru orantılıdır değerleri. Kendilerine ait bir yaşamları veya duygularını sürdürmeye izinleri yoktur. Gerçek birer insan gibi hissetmelerine rağmen, gerçek bir hayat reva görülmez onlara. Kaderlerini değiştiremeyeceklerini anladıklarında ise durumu kabullenecek ve kimlerin klonu olduklarını bulmaya çalışacaklardır. Özellikle Kathy, oldukça ısrarcı olacaktır bu konuda. Toplumun alt tabakasından kopyalandığını düşündüğü için, hemen hemen her gün porno dergilerini karıştırarak kendisine tıpa tıp benzeyen kadın yüzleri aramaya başlar. Bir yandan da duygularına hakim olmaya çalışır çünkü küçüklüğünden beri aşık olduğu Tommy’yi sürekli Ruth’la yan yana görmek mahveder onu. Ama tek kelime dahi etmeyerek gittikçe daha fazla kapanır içine.

Okuldan mezun olacak yaşa gelen her genç, devlet politikası gereğince, kendilerinden talep edilen organları bağışlamak zorundadır. Pek çoğunun vücudu 3. ameliyattan sonra dayanamayarak pes etse de, daha dirençli çıkanlara da rastlanmıştır tabii ki.

Bir gün, gençleri oldukça heyecanlandırıp içlerindeki umudu yeşerten bir söylenti yayılır etrafta. Buna göre, birbirine aşık olan çiftlere belirli bir süre için birlikte yaşama şansı tanınacak ve bu süre içerisinde organ bağışı talep edilmeyecektir onlardan. Ruth, Tommy ve Kathy’nin arkadaşları olan başka bir çift bu habere çok sevinip adeta havaya uçarlar. Ama bilginin kesinliği henüz teyit edilememiştir. Bu sırada Kathy, aşklarını dolu dizgin yaşayan Ruth ve Tommy’i sessizce uzaktan izlemeye devam eder. Ruth’un kıskançlığı dayanılacak gibi olmasa da, Tommy’nin masumiyeti bütün bu gergin havayı kamufle ederek ayakta kalma umudu verir ona. Aradan yıllar geçtiğinde ise; zamanları kısıtlı olan bu 3 yakın arkadaş, kendilerini tam anlamıyla derin bir dramın ortasında bulacaktır.

Umut, gözyaşı ve acımasızlığın bolca harmanlandığı bu film, ağır ilerlemesine rağmen özgün senaryosu itibariyle izleyiciyi hemen içerisine çekiyor. Özellikle oyuncuların performansına söylenecek söz yok, tek kelime ile muazzam! Bilim kurgu tarzını naif ve sanatsal bir perspektiften izlemek isteyen okuyucularımıza şiddetle tavsiye ediyoruz “Never Let Me Go”yu. Hiç vakit kaybetmeden akışa bırakın kendinizi, iyi seyirler.

Kaynak: 1

 

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here