“Lorenzo bütün bunlar senin için çok fazla ise gidebildiğin kadar çabuk İsa’ya git. Annen ve baban iyi olacak”

İzlediğimiz çoğu film kurgusal bir senaryonun eseridir ve izleyip bitirdikten sonra onu sadece hayal gücümüzde yaşatabiliriz. Oysa ki gerçek bir hikâyeden yola çıkarak yazılmış tüm senaryolar bizlerde daha derin bir iz bırakır. Çünkü olayın bir yerlerde yaşanmış olduğunu bilmek, başınıza gelme ve gelmeme ihtimali üzerinde düşünmek sizi o filme daha çok bağlar. İşte Lorenzo’s Oil de tam olarak öyle bir film.

Dram ve yarı belgesel özelliği taşıyan bu film George Miller’ın bir eseridir. Senaryosunu, Nick Enright ile birlikte yazmıştır. Zaten gerçek bir hikâyeden alınmış harika bir senaryo ile buluşan mükemmel oyunculuk, filmi tadından yenmez hale getirir. Konusuna değinecek olursak, ADL (adrenoleucodistrophy) hastalığı teşhisi koyulan Lorenzo’nun anne ve babasının oğullarını yaşatmak için verdiği mücadele diyebiliriz. Lorenzo’nun hastalığı taşıyıcı olan anneden geçen ve yalnızca erkek çocuklarını etkileyen, ölüm ile sonuçlanan korkunç bir hastalıktır. İlk ortaya çıkan belirti hiperaktivitedir. Daha sonra işitme problemleri, el becerilerinde bozulma ile birlikte okul başarısında düşüş gözlemlenir.  Daha ileri evrede de spastisite, paralizi(felç), görme bozuklukları, konuşma ve yutkunma zorlukları görülür. İşin en kötü tarafı ise belirtilerin çok hızlı bir şekilde kendini göstermesidir.

Augusto ve Michaela Odone çifti, oğullarını kaybetmemek adına hiçbir tıp eğitimlerinin olmamasına rağmen sabahlara kadar kütüphanelerde, hastalıkla ilgili buldukları makaleleri okuyarak bilgi edinmeye çalışır. Bu araştırma sonunda tıp profesörlerinin bulamadığı sonuca erişmiş olmaları ilgi çeker ve destek bulur.

Filmdeki tıbbi terimler ve moleküllerin metabolizmaları mantıklı ve açık bir dille herkesin gayet anlayabileceği şekilde anlatılmıştır. Filmi izlerken sizi rahatsız etmeyecek ve sıkmayacaktır.

Susan Sarandon, filmdeki muhteşem anne rolü ile Oscar’a aday olmuştur. Küçük Lorenzo’yu canlandıran Zack O’malley Greenburg ise filmdeki iyi performansına rağmen oyunculuğa devam etmemiştir.

Gerçek hayattaki Lorenzo’muz 30 yaşına kadar yaşamıştır ve kendisine 2-3 yıl ömür biçen doktorlara sağlam bir cevap vermiştir. Ne yazık ki annesi kendisinden 8 yıl önce akciğer kanserinden hayata veda etmiştir. Belki de oğlu için çırpındığı yıllardaki ruhsal hasar, her şey yoluna girdiğinde kendisini böyle göstermişti.

Sizi hem ağlatıp hem de azmin ve umudun neleri başarabileceğini gösteren bu filmi izlerken iyi seyirler dileriz.