Jordan Peele’in hem senaristliğini hem de yönetmenliğini üstlendiği ”Get Out” 2017 yılını birçok ödülle kapattı. Bu film yönetmen Peele’in ilk ciddi yapımı diyebiliriz. Elbette Get Out’tan önceki ya da sonraki filmlerinin kötü olacağını ima etmiyoruz fakat çok büyük bir emek olduğunu herkes kabul etmeli. Filmdeki bazı sahnelere ekstradan çalışılmış. Her şeyin olağanüstü bir biçimde sebebi var bu filmde. Aklınız allak bullak olacak filmi izlerken sonunda ise ”heee” diyerek filmin o gergin bitiş müziği ve akan yazılarla başbaşa kalacaksınız. En inanılmaz tarafı ise bu güzel gerim gerim geren filmin aşırı derecede hızlı gelişmesi. Filmin başında konuşmaya başlayacaksınız ”aaa evet bu haklı”, ”yok bunlarda bir halt var” vs. gibi. Ne yazık ki çoğu filmde beklenilen bir sonu alamayacaksınız bu filmden. Bu film bir bütüne değil kesitlere yoğunlaşılmış bir iş. Birden fazla olayın döndüğünü anlıyorsunuz ama parçalar bir türlü yerine oturmuyor. Siz daha ”neden?”, ”nasıl?” diye kendinizi paralarken film tüm soruların cevabını aslında çoktan vermiş. Filmin sahneleri için yukarıda ekstradan çalışılmış dedik. Evet, Chris ile Missy Armitage’ın hipnoz sahnesi müthiş.

Çok zekice tasarlanmış, metin üzerine düşünülmüş. Boşuna tek bir mimik bile kullanılmamış, hatasız bir sahne. Oyuncular tanıdık olmasa bile belirli mimikleri yüzünden onları yanımıza çekiyoruz. Normalde çok sevdiğimiz ve bildiğimiz bir aktörün/aktrisin filmini izlerken onun girdiği durumların, sorunların, sıkıntıların benliğimizdeki yerini biliriz. Çünkü bu biraz tahmin edilebilir. Elbette bu sevdiğiniz aktörün/aktrisin kötü ya da yetersizliğiyle alakalı değil. Bu sadece alışkanlık.

Bu filmin bir kırılma noktası ise ırkçılığa çok başka açılardan bakması oldu ve bu durum çoğu insanı etkiledi. Bazı yazarlar beyazlara karşı çok büyük bir eleştiri olduğunu öne sürmüş fakat sadece bir sahneye dayanarak bunu söylemek çok acımasızca. Sonuç olarak bütüne baktığınız zaman ”ırkçılık” kavramını ”kölelik” kavramıyla harmanlayabilmiş ve bizi korkutabilen bir film ortaya çıkarmış cesur bir yönetmen görüyoruz. Beyazların gücünü simgeleyen sahne. (!)

En önemli sahnesi kaçış sahnesi. Kesinlikle yarım bırakılmayı hak etmeyen bir film. Son olarak fragmanı ve kararı size bırakıyoruz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here