Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
521

Yeni bir seri ile karşınızdayız! Bu serimizde her hafta 5 düşünce akımı ve her akım ile ilgili 1, yani toplamda 5, sanat eseri incelemesi yapacağız. Sizden gelecek geri dönüşler oldukça değerli, lütfen yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın.

Bu hafta bizleri düşünceden düşünceye sürükleyen 5 filmi ve bu filmlerin ardında yatan felsefe altyapılarını inceliyoruz. Keyifli okumalar!

1) Hayat Ağacı (The Tree of Life) x Heidegger (Varlık ve Varoluşçuluk)

Hayat Ağacı 2011 yapımı bir Terrence Malick filmidir. Filmin oyuncu kadrosunda Brad Pitt, Sean Penn, Jessica Chastain gibi usta isimler bulunmaktadır.

Yönetmenimiz Terrence Malick Harvard ve Oxford‘da felsefe eğitimi almış, hatta bir süre MIT‘de Heidegger ve Kierkegaard üzerine dersler vermiştir. Felsefeyle olan bu sıkı ilişkisi Malick’in tüm filmlerinde hissedilebilir düzeydedir.

Filmimizde Jack isminde bir çocuğun küçük yaşlarda masumiyetini yitirmesi ve bununla beraber kendini kaybolmuş hissetmeye başlaması ele alınıyor. Jack hem babasıyla oldukça büyük sorunlar yaşıyor hem de kontrolden çıkan hayatı üzerine derin düşüncelere dalıyor. Kader ve varlığın çıkmazlarını sorgulayan ve sorgulatan film, oyuncu kadrosunun muhteşem performansından da destek alarak mutlaka izlenmesi gereken filmler listemize giriş yapıyor.

2) İz Sürücü (Stalker) x Holbach (Doğa ve Madde)

İz Sürücü 1979 yapımı bir Andrei Tarkovsky filmidir. Filmin oyuncu kadrosunda Alisa Freyndlikh, Aleksandr Kaydanovskiy, Anatoliy Solonitsyn gibi isimler bulunmaktadır.

Yönetmen Andrei Tarkovsky ‘şiirsel sinema’nın en önde gelen isimlerinden biridir. Sovyet rejimi altında yaşamasından kaynaklanan zorluklara rağmen düşüncelerini aktarabilmek için her şeyi yapmış ve onlarca eserin altına imzasını atmıştır.

Filmimiz üç adamın (Yazar, Bilim İnsanı ve İz Sürücü) girilmesi yasak olan Bölge’ye girmelerini anlatır. Bölge’ye girmek yasaktır çünkü Bölge’de içerisine giren insanın en çok istediği dileğini gerçekleştiren bir oda bulunmaktadır. Filmin temeli ise şu cümle üzerine kurulmuştur: “Eğer en derindeki dileğinizi gerçekleştirme fırsatınız olsaydı, bunu gerçekten ister miydiniz?

3) Yedinci Mühür (The Seventh Seal) x Nietzche (Metafizik ve Varoluş)

Yedinci Mühür 1957 yapımı bir Ingmar Bergman filmidir. Filmin oyuncu kadrosunda Bengt, Gunnar Björnstrand, Max von Sydow gibi isimler bulunmaktadır.

Yönetmen Ingmar Bergman Lutheran bir papazın oğludur. İnancını çok küçük yaşta kaybeden Bergman, hayatını sorgulamak ve sorgulatmaya adamıştır. Filmleriyle tanımış olsak da kendisinin felsefe hakkında bir bilim insanı kadar derin bilgisi olduğunu söylemeden geçmeyelim. Ayrıca Bergman, filmlerinde açık seçik görülse de Nietzche‘den etkilendiğini asla kabul etmemiştir.

Filmimiz Orta Çağ’da gerçekleşen Haçlı Seferleri sırasında savaştan bıkıp yurduna dönen bir savaşçının hayatını ele almıştır. Köyünün vebadan neredeyse yok olma noktasına geldiğini gören savaşçı Tanrı’yı ve onun merhametini sorgulamaya başlamıştır. Çok geçmeden kendisi de köyün geri kalanı gibi ölüm döşeğine düşse de şövalye ölümü bir satranç oyununa davet edecektir.

4) Ordet x Kierkegaard (Sadakat ve Diyalektik)

Ordet 1955 yapımı bir Carl Theodor Dreyer filmidir. Filmin oyuncu kadrosunda Henrik Malberg, Emil Hass Christensen, Preben Lerdorff Rye gibi isimler bulunmaktadır.

Yönetmenimiz Carl Theodor Dreyer sessiz filmin en önemli temsilcilerinden biridir. Acı çekmeyi, ruhsal sıkıntıları ve şehit vermeyi sıklıkla filmlerinde kullanır. Expresyonist bir eğilim içinde olduğu görülür. Filmlerinde insan yüzlerine sıklıkla yer verir. Bu da duyguyu aktarmaya önem verdiğini bizlere açıklamaktadır. Neredeyse tüm yapımlarında ‘işlenen bir kötülüğün mutlaka acı çekme olarak döneceği‘ teması vardır.

Filmimizde mekan olarak bir baba ve üç oğlunun birlikte yaşadığı bir çiftlik seçilmiştir. Lutheran babanın üç oğlundan biri olan Mikkel Agnostiktir ve Mikkel’in karısı hamiledir. Diğer oğul Johannes ise teolojiyle o kadar çok haşır neşir olmuştur ki son dönemlerde bazı düşünceleri sapkınlığa varmıştır. Kendisinin İsa Mesih olduğunu iddia etmektedir. En küçük olan oğul Anders ise komşunun kızına aşık olmuştur. Komşularının farklı bir dine mensup olması olayları iyice karmaşıklaştırır.

5) Burjuvazinin Gizemli Çekiciliği (The Discreet Charm of the Bourgeosie) x Camus (Absürdizm)

Burjuvazinin Gizemli Çekiciliği 1972 yapımı bir Luis Bunuel filmidir. Filmin oyuncu kadrosunda Fernando Rey, Paul Frankeur, Delphine Seyrig gibi isimler bulunmaktadır.

Yönetmen Luis Bunuel İspanyol bir Cizvit* uzmanıdır. Dali ve Lorca ile arkadaşlığı Bunuel’in kültür birikimini çok derinden etkilemiştir. Marksizm, Gerçeküstücülük ve Deneysel Sanat akımlarına sıklıkla başvuran Bunuel dağınık ve süreksiz anlatımlarıyla ön plana çıkmaktadır.

Filmimiz aslında Burjuvazi eleştirisine dayanan bir kara mizahın eseridir. Toplanıp moda, politika ve güncel dedikoduları konuşmak isteyen bir grup burjuvanın planlanan buluşmayı asla istedikleri noktaya getirememeleri ve karşılaştıkları absürd durumlar ele alınmıştır. Burjuvazinin ahlaki anlamda da eleştiriye açıldığı bu film gerçeküstücü üslubuyla klasikler arasında yerini almıştır.

*: Hıristiyanlıkta XVI. yüzyılda ortaya çıkmış, İsa Derneği de denilen bir tarikat.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
521

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here