Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
54

Ön Raffaeollucu olarak bilinen Sir John Everett Millais(1829-1896) tarafından yapılan bu tablo, Tate Müzesi’nin en gözde eserlerinden biridir.

Ön Raffaeollucu olarak bilinen ressamlar, genellikle önemli konulara odaklanmayı tercih etmiş ve modern yaşam ile edebiyat konuları hakkında eserler üretmişlerdir. Doğayı olabildiğince dürüst bir şekilde gerçekçi detaylarla resmetmek istemişlerdir.

Millais, bu eseri 1851-1852 yılları arasında iki farklı yerde resmetmiştir. Resmin manzara bölümü İngiltere’nin Ewell şehrinde bulunan Hogsmill Nehri’nde resmedilirken, sanatçı Londra Gower Street’deki stüdyosunda Ophelia figürünü hazırlamıştır.

Millais’in bu resmi yaptığı dönemlerde sanatçıların eskiz üretmek için dışarıda çalışması yaygın bir durumdu. Sonrasında bu eskizleri resmin tamamı için bir referans olarak kullanırlardı.

Geleneksel olarak, resimde manzara genellikle figürden arka planda kaldığı için daha az önem gösterilirdi. Ancak Ön Raffaelloculara göre resmin manzara kısmı ve onun detaylandırılması figürün kendisi kadar önemliydi. Bu yüzden Millais, Ophelia figürüne geçmeden önce manzara kısmını bitirmeyi tercih etti.

Millais’ın Ophelia için modeli 19 yaşındaki Elizabeth Siddall adlı genç bir kadındı. Millais, Elizabeth’in nehirde boğulmak üzere olan Ophelia gibi davranmasını sağlamak için su dolu bir küvette poz vermesini istemiştir. Hatta Elizabeth’in bu çalışmalar esnasında hastalandığı ve Millais’in hastane masraflarını karşılayarak sonrasında çalışmaya devam ettikleri söylenmektedir.

Ophelia ise Shakespeare’in en önemli eserlerinden biri olan Hamlet’in karakterlerinden biridir. Hikayede Hamlet’e aşık olan bu genç kız, babasının Hamlet tarafından öldürülmesinden sonra delirmenin eşiğine gelir. Bir gün çiçek toplamak için yürüyüş yaptığı sırada nehre düştüğü ve sırt üstü yatarak şarkılar söylediği sırada boğulduğu anlatılır.

Alın, çünkü veren zalim olursa verdiği hediye hassas gönülleri incitir.” 

Hikayede çiçeklerin çoğunun sembolik değerlerinden bahsedildiği için sanatçı resimde farklı türde çiçekler kullanmayı tercih etmiştir. Millais Ewell’deki nehrin kıyısında yaklaşık 5 ay kadar çalıştığı için resimde farklı zamanlarda yetişen farklı çiçekler bulunmaktadır.

Ön Raffaellocu sanatçıların gerçekçiliğe ve detaylara verdiği önem bu resimde de görülmektedir. Çiçeklerin ve manzaranın yapısı dikkatle incelendiğinde son derece gerçekçi detayların işlendiği fark edilmektedir.

19. yy boyunca resimlerde kullanılmak üzere pek çok pigment geliştirildi. Millais’in de minerallerden, değerli taşlardan, kayalardan, bitkilerden ve böceklerden gelen çok çeşitli pigmentleri vardı.

Böyle önemli bir tablo için Millais sadece birkaç taslak hazırlamıştır. Bunlardan biri olarak Ophelia’nın başını resmettiği yağlı boya bir taslak olduğu söylenmektedir. Ancak eserin nerede olduğu bulunamamıştır.

Resim incelendiğinde suyun üzerinde zarifçe uzanmış olan Ophelia’nın masum bir ifadeyle gözlerini havaya diktiği ve ellerini iki yana açtığı görülmektedir. Resimdeki yüz ifadesi kırılgan kişiliğini, melankolik ve duygusal halini göstermektedir.

Ophelia, sadece Millais’e değil, birçok farklı sanatçıya da ilham vermiştir. Hatta Millais’den ilham alan farklı sanatçılar da kendi eserlerinde bu figüre ithafen bazı motifler kullanmıştır.

Lars von Trier bu sanatçılardan biridir. “Melancholia” filminde Ophelia’dan esinlenen yönetmen başrolde yer alan Kristen Dunst ile şu şekilde bir sahne çekmiştir.

Böylelikle Shakespeare’in Ophelia’sı birçok sanatçının anlatmak istediği gözde bir karaktere dönüşmüştür. Kusursuz detaycılık ve gösterilen büyük özen sayesinde birçok açıdan başarılı sayılan bu eser, gördüğü ilgiyi sonuna kadar hak etmişe benziyor.

Kaynak: 1, 2,

 

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
54

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here