Fransa’nın en uzun süre tahtta kalan kralı 14. Louis, 1643-1715 yılları arasında 72 yıl boyunca hüküm sürdü. “Güneş Kral” belli belirsiz bir istikballe, ne olacağı belli olmayan bir Fransa’da dünyaya geldi. Babası 13. Louis ölünce daha beş yaşında Fransa tahtına oturdu. Küçük yaşında tahta çıktığı için taç giyene kadar annesi Fransa Kraliçesi Anne of Austria ve Kardinal Jules Mazerin naibleri olarak ülkeyi idare etti.

Monarşinin ikonik sembollerinden biri haline gelmesinde rol oynayan en önemli etken tahta çıktıktan sonra izlediği politikalardı. Fransız asillerinin boyunları zaten Mazarin dönemindeki Fronde Savaşları’nda bükülmüştü. 14. Louis’ye kalan, onların kırılan gücü üzerinde tam da ondan beklenen bir ihtişamla mutlak monarşiyi sağlamlaştırmaktı. “İhtişam” sözü lafın gelişi değil, Louis’nin gösterişi sevdiği her yaptığından anlaşılıyordu. O François Girandon’un heykel grubunda görüldüğü gibi bazen Apollon’du, bazen aynı sanatçının yontusunda bir savaş tanrısı Mars’tı. Versailles’daki balolar, kabul resimleri bu ihtişamın somut birer kanıtıydı.

14. Louis Fransa’da kumaş üretimini, bijuteriyi, porselen üretimini teşvik etti, bunu bir ihraç metası haline getirdi. En önemli tüketici ise bizzat kendisiydi. Fransa’daki üst sınıfın giyimindeki israf ve pahalılık, sokaktakilerin sefaleti ile tezatlık gösterse de saraya dönüştürdüğü av köşkünden de anlaşılacağı üzere; lüks ve ihtişam 14. Louis’nin hayatının ayrılmaz bir parçasıydı.

Versailles, 13. Louis tarafından 1624 yılında av köşkü olarak kullanılmak üzere yaptırılmaya başlandı, daha sonra yapılan eklerle bugünkü halini aldı. Tahta çıkar çıkmaz, oturma yeri olarak Versailles’ı seçen 14. Louis, bütün soyluları Paris’ten uzaklaştırıp orada toplamaya karar vererek bölgenin yeniden düzenlenmesini emretti. 1661’de sarayın yapımına başlandı ve iki yıl içinde, Güneş Kral 14. Louis, hazineden gelen tüm tepkilere rağmen buraya inanılmaz miktarda para harcadı. 50 yıl sürecek yapım için binlerce işçi çalıştı.

Louis Le Vau burada, düzeni ve boyutları açısından barok tarzının en güzel örneklerinden biri haline gelecek görkemli bir şato yaptı. Onun ölümünden sonra Jules Hardouin-Mansart kral dairelerini kraliçe dairelerine bağlayan ünlü Aynalı Galeri’yi, kuzey ve güneydeki iki ek binayı, kiliseyi ve Büyük Trianon’u ekledi. Versailles üzerinde 30 yıl çalışan mimar Louis Le Vau’nun yerine Andre Le Notre geçti. Peyzajdan sorumlu Andre Le Notre’nin tasarladığı bahçeler de en az saray kadar görkemli olunca, Versailles giderek daha ihtişamlı bir yer haline geldi.

Ayrıca, Barok döneminin sonu klasik üslubun başı sayılan sarayın ön havuzunda güneş tanrısı Apollon’un arabası bulunmaktadır.

Güzelliklerinin ve ihtişamının yanı sıra, Versailles için yıllarca süren “koku” meselesinden de bahsetmek gerekirse; konunun en temelinde dönemin temizlik şartları yatıyor. Saray halkının kendilerine özel banyolarının olmaması ve sadece kuru bir bezle kendilerini silmeleri hijyeni sağlamaya yeterli olmamıştı. O dönemde sıcak suyun gözenekleri açarak hastalıkların vücuda girmesine yol açacağına inandıklarından, kötü kokuyu bastırmak adına misk ve amber aromalı parfümler kullanmaya başladılar. Fakat parfümler kötü koku namının oluşmasına engel olamadı. Yine de hakkında söylenen her şeye rağmen Versailles, Fransa’nın en önemli yapılarından biri haline geldi.

Yıllardır aynı ihtişamıyla ayakta kalmış ve evrensel bir değer haline gelmiş olan Versailles, 14. Louis için gerçek bir göz bebeği olmuştur. Ölümünden yüzyıllar sonra bile hala adından söz ettirmeyi başaran Güneş Kral, arkasından “ölümsüz” bir miras bırakmayı da böylelikle başarmış oldu.

KAYNAK : 1, 2, 3

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here