Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
51

“Graffiti, görsel sanatların ‘rock and roll’udur.” Graffiti ve sokak sanatının tanımını bundan daha iyi yapamazdık. Hepimizin bildiği bağımsız sokak sanatçısı Banksy ise sokak sanatının amacını çok güzel bir şekilde ifade ediyor: Graffiti neredeyse hiçbir şeye sahip olmadığında elinde olan araçlardan biri. Ve dünyadaki yoksulluğu düzeltecek bir resimle çıkagelmediğinde bile biri işerken onu güldürebilirsin.” Bu ironik tanım sokak sanatını çok güzel şekilde ifade ediyor: Çizdiğin resimle belki dünya değişmeyecek ama en azından birilerinin hayatına dokunacaksın.

Sokak sanatı artık her yerde! Sokak sanatının doğduğu tarihler olan 80’li yıllardan itibaren başlayan sokak sanatı ya da graffiti sanat mıdır sorusu da artık rafa kalktı. Sanatla ilgilenen herkes, artık sokak sanatını ciddi bir sanat olarak kabul ediyor. Politikacılar ve hükümetler kabul etmeyip her yerde yasaklamanın yolunu arasa da sokak sanatı artık dünya çapında bir fenomen olarak yaşantımızı güzelleştirip renklendiriyor. Büyük şehirlerdeki sokak sanatları için turlar bile düzenleniyor. Ülkemiz de dahil olmak üzere dünyanın pek çok yerinde sokak sanatı sergileri açılıyor (Duvarların Dili: Graffiti Sokak Sanatı sergisi 2014 yılında Pera Müzesi’ndeydi). Sokak sanatının en önemli niteliği sanatçıların eserlerini sayısız insana ulaştırma imkanını ele geçirmesi belki de.

SOKAK SANATI NASIL ORTAYA ÇIKTI

Amerika’da İkinci Dünya Savaşı döneminde çok popüler bir kültürel öge olan “Kilroy Was Here” çizimi sokak sanatının ilk örneği olarak gösteriliyor.

1970’lerde New York’taki ekonomik kısıtlamalardan bunalan insanlar, tepkilerini toplu taşıma araçları ve metroların içine yazarak göstermeye başladı. New York’un Bronx semtinde başlayan akım kısa sürede bütün ülkede yayıldı. Bu dönemde New York’ta patlayan akımın uğrak noktası Bowery Mural adıyla anılan duvar olmuştu.

O zamanlarda sokak sanatı genellikle sözler ve yazılar olarak yer alırken öncü bağımsız sokak sanatçısı Keith Haring, duvara sözden bağımsız görsel resimler çizerek sokak sanatının ve graffitinin tarihini değiştirdi. Haring’i birçok üst düzey sanatçı takip ettikten sonra Bowery Mural duvarı hala graffitinin gerçek anlamda doğuş yeri olarak kabul edilir.

Bowery Mural underground graffiti dünyasında üne kavuşurken New York şehrinin öbür yakası Manhattan’ın SoHo semtinde René Moncada’nın “I AM THE BEST” duvar yazıları gözükmeye başladı.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
51

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here