Tarih boyunca Altın Ordu, Kırım Hanlığı, Litvanya Krallığı, Osmanlı Devleti’nin egemenliği altında olan 1787-1792 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Rus Çarlığı tarafından işgal edilen eski adıyla Hacıbey yeni ismiyle Odessa, Osmanlı Dönemi’nde Türklerin yoğun yaşadığı önemli bir liman şehriydi. Ruslar şehri eli geçirdikten sonra bu durum değişmedi ve Türklerin varlığı günümüze kadar sürdü. Liman ile şehri birbirine bağlayan Potemkin Merdivenleri, 1787-1792 Osmanlı-Rus Savaşı esnasında Rus donanmasının başında bulunan en önemli 4 generalinden biri olan Potemkin adını taşımaktadır. 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında Rus Çarlığı toprakları içerisinde yaşayan Müslüman nüfusun Hac ziyaretini gerçekleştirmek için toplandığı ve Osmanlı gemileriyle yolculuk yaptığı bir limandı. 2. Dünya Savaşı’nın önemli olaylarına ev sahipliği yapan Odessa, bu süreçte işgalci Nazi Ordusu tarafından Romanya’ya hediye edilmiş fakat Sovyetler Birliği şehri yeniden ele geçirmeyi başarmıştır.

 Günümüzde Ukrayna sınırları içerisinde yer alan şehir hali hazırda ülkenin en büyük liman kentidir. Karadeniz için her zaman önemli bir liman şehri olan Odessa, büyüleyici merdivenlerini de direkt olarak liman şehri olmasından kaynaklı alıyor. Sovyet sinemasına ait ünlü “Potemkin Zırhlısı” filmi sayesinde merdivenler, Avrupa’nın en önemli tarihi merdivenlerinden biri oldu. Odessa’nın kuşkusuz en önemli simgelerinden biri olmayı başaran merdivenler, turistlerin şehirde uğrak yerlerinden.

(Potemkin Zırhlısı filminden merdivenlerin gözüktüğü bir sahne.)

  Merdivenler optik bir yanılsama yaratacak kadar hassas bir şekilde inşa edildi. Merdivenlerden aşağı inen bir kişi sadece inişleri görebilir ve adımları asla görünmez ancak adımlarına dikkatle bakan bir kişi adımlarını gördüğü vakit inişlerini göremez. Yüksek bir bozkır platosuna tünemiş olan Odessa şehrinin altındaki limana doğrudan erişim bağlantısı gerekiyordu. Merdivenler inşa edilmeden önce, dolambaçlı yollar ve ham ahşap merdivenler limana tek erişim noktasıydı. Orijinal 200 merdiven 1825 yılında İtalyan mimar Francesco Boffo ve St. Petersburg’lu mimarlar Avraam I. Melnikov ve Pot’e tarafından tasarlandı. Merdiven inşa etmek tamı tamına 800.000 rubleye mal oldu. 1837’de, 1837-1841 arasında inşa edilen “devasa bir merdiven” inşasına karar verildi. John Upton adında bir İngiliz mühendis inşaatı denetledi. Upton sahtecilik için kefaletle İngiltere’den kaçmıştı. Upton, Sivastopol’da inşa edilen ve 1853’te tamamlanan devasa kuru havuzların yapımını denetlemeye devam etti. Bu inşa faaliyetleri için  Avusturya’nın Trieste limanından (şimdi İtalya’da) yeşilimsi gri kumtaşı sevk edildi. Savaş Gemisi Potemkin’de görüldüğü gibi Potemkin Merdivenleri’nin bir kısmı erozyon sebebiyle tahrip oldu, 1933’te kumtaşı Boh bölgesinden gül gri granitiyle değiştirildi ve inişler asfaltla kaplandı. Liman genişletilirken kumun altında sekiz basamak kaybolmuş, merdiven sayısı 10 kat ile 192 basamak olacak şekilde düşürüldü.

   Merdivenlerin sol tarafında, 1906’da insanları yukarı ve aşağı taşımak için bir füniküler sistemi inşa edildi. 73 yıllık operasyondan sonra (devrim ve savaşın neden olduğu aralarla birlikte), füniküler yerini 1970 yılında bir yürüyen merdiven bıraktı. Yürüyen merdiven de 1997’de kapatıldı, ancak 2 Eylül 2005’te yeni bir füniküler açıldı. 1955 yılında Sovyetler Birliği o dönem ki ismi Primorsky Merdivenleri olan merdivenleri, Potemkin Savaş Gemisi üzerindeki isyanın 50. yıl dönümünü onurlandırmak için yeniden Potemkin Merdivenleri olarak değiştirdi. Ukrayna’nın bağımsızlığından sonra Potemkin Merdivenleri başta olmak üzere, etrafında bulunan sokak isimlerinin hiçbiri değiştirilmedi. Çoğu Odessalı hala Sovyet adıyla merdivenleri biliyor ve bu döneme atıfta bulunuyor.

2 YORUMLAR

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here