Polisiye, suç ve gizem romanları denince akla gelen ilk isim olan Agatha Christie, onlarca romanı ile biz okuyucularına gizli bir dedektif olduğumuz hissiyatını vermiştir. Ortaya bu denli gerilim dolu hikâyeler çıkaran kadın bir yazar, elbette toplumun geri kalanından ayrılacaktır. Muhafazakâr ailesine rağmen hayatını öğrenmeye ve kendini geliştirmeye adayan Christie hakkında sizler için derlediğimiz bilgiler.

1. Christie’nin anne ve babası kızlarına isim vermekte hiç acele etmemişler, vaftiz töreninden sadece birkaç dakika önce isminin “Agatha” olmasını istemişlerdir.

2. Christie’nin aslında hiçbir zaman bir yazar olma niyeti olmamıştır. Sadece kendisine bir dedektif hikâyesi yazma konusunda meydan okuyan kız kardeşi Madge’e bunu yapabileceğini göstermek istemiştir. Kız kardeşi de kendisi gibi yazar olmuştur fakat Agatha kadar başarılı olamamıştır. Kız kardeşini yazması konusunda ateşlediği için Madge’e bir teşekkürü borç biliriz!

3. Sadece bir yazar olarak kalmamış ve bir değil iki tane dünyaca ünlü hafiye oluşturmuş tek polisiye yazarıdır.

4. Her ne kadar kendisinden daha farklı bir şey beklense de Christie’nin müzik sevgisi neşeli popüler müzikalleri de kapsardı.

5. Dünyada İncil’den ve Shakespeare’in kitaplarından sonra en çok Christie’nin kitapları satılmıştır.

6. 1990’da Christie’nin yüzüncü doğum günü şerefine bir gül türüne “Agatha” adı verilmiştir.

7.  Christie’nin kaleme aldığı “Yedilerin Gizemi” (The Seven Dials Mystery) eserinin orijinal başlığı aslında “Gizli Altı”dır.

8. Christie, Birinci Dünya Savaşı sırasında revirde çalışırken birçok ilaç ve zehrin kimyasal bileşimlerini öğrenmiştir. Bu, polisiye roman yazarı için eşsiz bilgiler, yeni cinayetler demekti!

9. BBC, 1931’de Christie’yi kendi hikâyelerinden birini seslendirmeye ikna etmiştir.

10. Agatha, annesinin eğitimle ilgili tutumları sebebiyle okuma yazmayı kendi kendine öğrenmiştir.

11. Christie flört konusunda geleneksel ve tutucu bir yol izlemiştir. O zamanlar bir dizi dans partisiyle uygun beyefendilerle tanışmaya “mevsimi geçirmek” denirdi. Christie böyle bir mevsimi Mısır’da geçirirken bile pek çok evlilik teklifi almıştır.

12. Christie, ona pek de iyi olmayan şartlarla anlaşma önermeseler bile ilk yayınevi ile kontrat imzalamıştır. İlk romanı “Ölüm Sessiz Geldi” (The Mysterious Affair at Styles) için sadece 25 sterlin avans aldı.

13. Christie, Ortadoğu tarihinde uzmanlaşmış önemli bir İngiliz arkeolog olan ikinci kocası Max Mallowan’ın yanında uzun yıllar boyunca asistanlık yapmıştır; bu dönem zarfında usta bir fotoğrafçı haline gelmiştir.

14. Christie 1933’te “Doğu Ekspresinde Cinayet”i (Murder on the Orient Express) yazdığında, kitabın esin kaynağı olan gerçek cinayetteki katil hâlâ bulunamamıştır.

15. Christie’nin en sevdiği içki zencefilli biradır.

16. Christie çocukken okutulmamasına rağman Torquay’daki bir okulun dersliklerinden birine “Christie” adı verilmiştir. Muhafazakâr annesi genç bir kızın evde eğitim almasının daha iyi olacağını düşünmüştür.

17. Christie, romanlarının birçoğunu ana karakterin “ağzından” yazmıştır. Bu yeteneğini en iyi şekilde ortaya koyduğu romanı, işçi sınıfından genç bir erkeğin ağzından yazdığı “Gece Yarısı Cinayeti”dir (Endless Night).

Wallingford, Berkshire, İngiltere, 1950, Agatha Christie evinin önündeki çim alanda (Photo by Popperfoto/Getty Images)

18. Hayatı boyunca birçok ilke ve rekora imza atan Agatha’nın bir diğer rekoruysa aralarında otuz santimetreden fazla sırt kalınlığı olan dünyanın en kalın kitabının basılması. “Miss Marple: Complete Short Stories” etiketiyle çıkan kitap tam 4032 sayfa! Dev eser 12 roman ve 20 kısa öyküden oluşuyor.

19. Agatha’nın yazma tutkusunu hiçbir şey engelleyemezdi. Christie, Irak Nimrud’da arkeolojik kazı yapan kocası Max Mallowan’a yardım ederken, bir yandan Arapça’da “Agatha Evi” anlamına gelen “Beit Agatha” adlı evde birçok roman yazdı.

20. Agatha vefat ettiğinde, kocası Max Mallowan “Hayata keyifle ilham veren hayal gücü kuvvetli, yaratıcı bir zihnin yanında huzur içinde yaşamanın ne demek olduğunu bilen çok az erkek vardır” diye yazmıştır.