Alternatif rock denilince akla gelen ilk birkaç isimden biri kuşkusuz Anathema. 1990 yılında Liverpool’da ilk adımlarını atan grubun kurucularından Vincent ve Daniel Cavanagh, 1999 yılında çıkan Judgement adlı albüme çok özel bir hikaye sakladı. Tüm Anathema şarkıları gibi gerçek bir hikayeyi anlatan ve acı dolu olan bu şarkı diğerlerinden farklı olarak Vincent Cavanagh’ı Portekiz’de verdiği bir konser sırasında gözyaşlarına boğdu. Basit melodisiyle, acı dolu sözleriyle ve dinledikçe içimizde yarattığı boşlukla bize Cavanagh kardeşlerin acısını yaşatmaya resmen yemin etmiş bir şarkıdır. Bir nevi beş dakika yirmi bir saniyelik istemsiz bir empatidir One Last Goodbye.

SON BİR VEDA

One Last Goodbye,1998 yılında intihar eden anneleri Helen’e verdikleri son hediyedir Cavanagh kardeşlerin.Taptaze bir acıyla yazılmıştır.

Sözleri şöyledir:

How I needed you / Sana nasıl ihtiyacım vardı
How I grieve now you’re gone / Şimdi sen yokken nasıl kederliyim
In my dreams I can see you / Rüyalarımda seni görebiliyorum
But I awake so alone / Fakat o kadar yalnız uyanıyorum ki
I know you didn’t want to leave / Biliyorum sen gitmek istememiştin
Your heart yearned to stay / Kalbin kalmayı arzulamıştı
But the strength I always loved in you / Fakat sende her zaman sevdiğim o güç
Finally gave way / Sonunda pes etti

Somehow I knew you would leave me this way / Beni bu şekilde terk edeceğini bir şekilde biliyordum
Somehow I knew you could never stay / Asla kalmayacağını bir şekilde biliyordum
And in the early morning light / Ve sabahın ilk ışıklarında
After a silent peaceful night / Huzurlu, sessiz bir geceden sonra
You took my heart away / Kalbimi de aldın götürdün uzaklara

In my dreams I can see you / Hayallerimde seni görebiliyorum
I can tell you how I feel / Sana hissettiklerimi söyleyebiliyorum
In my dreams I can hold you / Rüyalarımda sana sarılabiliyorum
It feels so real / Bu tıpkı gerçek gibi geliyor
And I still feel the pain / Ve hala o acıyı hissediyorum
I still feel your love / Hala sevgini hissediyorum
I still feel the pain / Hala o acıyı hissedebiliyorum
I still feel your love / Hala sevgini hissedebiliyorum

Somehow I knew you would leave me this way / Beni bu şekilde terk edeceğini bir şekilde biliyordum
Somehow I knew you could never stay / Asla kalmayacağını bir şekilde biliyordum
And in the early morning light / Ve sabahın ilk ışıklarında
After a silent peaceful night / Huzurlu, sessiz bir geceden sonra
You took my heart away / Kalbimi aldın götürdün uzaklara
I wish you could have stayed / Ben kalabilmiş olmanı dilerdim

İKİNCİ BİR ŞARKI: PARISIENNE MOONLIGHT

Parisli kadınları tanımlamak için kullanılan Parisienne kelimesi, şarkıyı kimden duyduğumuz hakkında bir ipucu veriyor. Danny Cavangah bu şarkıyı annesinin ağzından yazıyor. One Last Goodbye’da sitem ve özlem varken, Parisienne Moonlight’ın tek isteği anlaşılmak.

Sözleri şöyle:

I feel I know you / Seni tanıdığımı hissediyorum
I don’t know how / Nasıl olduğunu bilmiyorum
I don’t know why / Sebebini bilmiyorum
I see you feel for me / Benim için hissettiğini görüyorum
You cried with me / Benimle ağladın
You would die for me / Benim için ölürdün
I know I need you / Sana ihtiyacım olduğunu biliyorum
I want you to be free of all the pain you have inside / İçinde biriktirdiğin tüm acılardan kurtulmanı istiyorum
You can not hide / Saklanamazsın
I know you tried to be who you couldn’t be / Olmadığın kişi olmayı denediğini biliyorum
You tried to see inside of me / İçimi görmeyi denedin
And now i’m leaving you / Şimdi senden ayrılıyorum
I don’t want to go away from you / Senden uzağa gitmek istemiyorum
Please try to understand / Lütfen anlamayı dene
Take my hand / Elimi tut
I know you tried / Denediğini biliyorum
To feel / Hissetmeyi

 

Sizin için çok değerli olan birinin yaşamını yitirdiği gerçeğini kabullenememek, rüyalarla sınanmak, uyanınca dalıp gitmek ya da kendini “keşke”lerde bulmak… Bunun anlamını çoğumuz öğreniyoruz öyle ya da böyle, bilmeyenlere de bu şarkı güzel tercüme ediyor.