GIST 2018 ile ilgili haberimizi okumadıysanız buraya tıklayarak habere ulaşabilirsiniz.

Wannart ekibi olarak GIST 2018’deydik. Ubisoft da resmi kimlikle fuara katılımcı olarak geldi. Ubisoft’un standında, hâlihazırda çıkış yapmış olmalarına rağmen Assassin’s Creed Origins ve Rainbow Six Siege oynayabiliyordunuz. Fakat öyle iki oyun fuara geldi ki henüz çıkışlarını bile yapmadılar; Far Cry 5 ve The Crew 2. Bu oyunları fuarda deneyimleme şansımız oldu. Belirtmemiz gerek; oyunlar henüz çıkışlarını yapmadıkları için görüntü almak yasaktı. İşte deneyimlerimizden Far Cry 5:

Ubisoft’un resmi olarak gelişi bir kenara, Far Cry 5’in deneme için orada olacağını öğrendiğimizde bile çok heyecanlanmıştık. Çünkü Far Cry 3 ve 4 oldukça iyi oyunlardı. Primal ile milttan öncesine gittiğimiz oyun bizden konsepti gereği ateşli silahları aldığı için oldukça sıkıcıydı ve güzel bir Far Cry oyunu görmek istiyorduk. Çoğu zaman “klasik Ubisoft açık dünya formülü” yani birbirini tekrar eden yan etkinlikler sebebiyle eleştiriye topa tutulan serinin bizim için en sevdiğimiz yanı buydu aslında. Biz hiçbir zaman Far Cry’a enine boyuna incelenmesi gereken bir oyun deneyimi olarak değil de hep birkaç saat zaman geçirmelik, eğlenceli bir oyun olarak baktık. Okuldan ya da işten gel, konsolun başına geç, iki düşman öldür biraz etrafı gez, ot topla ilaç yap, oyunu kaydet ve çık. Far Cry tam olarak böyleydi. Durum bu olsa bile ister istemez güzel bir oynanış ve ilgi çekici bir senaryo elbette istiyoruz. Hype trenine binmek oldukça tehlikeli de olsa biz Far Cry 5 için çoktan heyecanlanmaya başlamıştık.

Far Cry 4; silahlı çatışmalar, mekanikler, atmosfer olarak gayet ortalama ve sıradan bir oyun iken; hikâye sunumu ve senaryoya geldiğinde tam bir fiyaskoydu. Far Cry 5, E3 videolarından gördüğümüz kadarıyla senaryo bir miktar iyileştirilmiş gibiydi. Bunu da Far Cry oynanışıyla yedirdiğinizde “En sevdiğim 15 oyun” listesine girmese de oldukça hoş bir oyunla bizi karşılayacaklarını düşünmüştük.

Üçüncü oyunda Vaas, dördüncü oyunda Pagan Min, “deli kötü adam” rolünü üstlenirken beşinci oyunda bizleri “Joseph Seed” karşıladı. Fakat bu “deli kötü adam” ın diğerlerinden mühim bir farkı vardı o da bu rolü yaşadığı toplumun aklını ve vicdanını, dini inançları sömürerek üstleniyordu. İşte tam da bu noktada Far Cry 5 ilgimizi yakalamaya başladı. Bunun iyi işlenmesi halinde oldukça keyifli bir senaryo bizleri bekliyor demek olacaktı. İşte tam da bu yüzden Far Cry 5, 2018’de beklediğimiz en mühim oyunlardan biri haline geldi.

Da Vinci’nin ünlü eseri “Son Akşam Yemeği” referansı

Biraz fazla mı heyecanlandık bilmiyoruz fakat Far Cry 5, tipik bir Far Cry oyunu. Adam vur, arabaya bin, bölge ele geçir, yanındaki kişiye düşman öldürmesi için komut ver. Bu işte. Dediğim gibi Far Cry 5’te tipik bir Far Cry oyunu. İyi ya da kötü demek için gerçekten çok erken fakat Far Cry 5, kendi serisinin ne fazlası ne de eksiği. Ateş etmek oldukça güzel hissettiriyor. Arabaya bindiğimizde gitmeniz gereken yere otomatik götüren oto-pilot özelliğini de gayet beğendik. Ekip arkadaşlarınız komutlarınıza oldukça güzel cevap veriyor ve gizlilikle oynamak istiyorsanız oyun size bunu serinin diğer oyunları kadar veriyor. Fakat eleştirecek yerlerimiz de elbette var. Oynadığımız sürümün tam çıkış olmadığını, hatta demo için özel yapıldığını biliyoruz fakat Playstation 4 konsolları için konuşursak, oyunun saniye kare problemi oldukça var. Ayrıca monitörden mi bilinmez acayip parlak görünüyor fakat bu olumlu bir eleştiri değil. Çevre tipik bir Far Cry atmosferi. İtiraf etmeliyiz, konsol sürümü için ön sipariş düşünüyorduk fakat bu deneyim bizleri biraz düşündürdü. Ya Xbox One X’ler için özel bir optimizasyon varsa o konsollarınızda ya da güçlü bir bilgisayarınız varsa orada oynamanızı tavsiye ederiz.

Far Cry 5’te elbette hikâye sekansı oynamadık, açık dünyada takılıp çeşitli denemelerde bulunduk. Bu nedenle hikâye anlatımı konusunda pek bir şey söyleyemeyeceğiz fakat yükleme ekranının aşırı uzun olması sayesinde dikkatimi geçen şu satırları yazmak istiyorum;

“You can feel it, can’t you? You can feel that we are creeping towards the edge… And there will be a reckoning.” –The Father

“The Father” olarak kötü adamımız Joseph Seed’i kast ettiğini anladığınızda ve aklınıza Teslis (Baba-Oğul-Kutsal Ruh) inancını getirdiğinizde bu tip ufak metalar senaryo işlenişinin de güzel olacağının hissiyatını veriyor. Bu da bizden eğlencelik bir bilgi olsun. Yukarıda yazan söz, Eski ve Yeni Ahit’te herhangi bir ayette geçmiyor fakat edebi olarak onları oldukça andırıyor. Büyük ihtimalle Tanrılığını kabul ettirmeye çalışan Joseph Seed ve kilisesi yepyeni bir İncil yazacaklar ya da yazmış olacaklar.

Far Cry 5 adına toparlamak gerekirse, konsol sürümünün şimdilik kötü olduğunu söylemek zorundayız. Bir Far Cry oyunundan ne bekliyorsanız beklemeye devam edin, eğer fazlasını arayacaksanız hayal kırıklığına uğrayacağınız bir oyun olacaktır.

Peki sizin Far Cry 5’e dair düşünceleriniz nedir? Serinin diğer oyunlarına yeni bir şey katmayarak çizgisinde devam mı edecek yoksa riskler alıp henüz görmediğimiz oynanış elementleri eklenecek mi? Senaryosu ve anlatımı nasıl olacak? Lütfen yazmayı ihmal etmeyin.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here