Hollywood’un en etkili sinemacılarından biri olan Steven Spielberg, film sanayisine küçük yaşlardan beri ilgiliydi aslında. 1946 yılında Ohio’da doğan yönetmen, gişe filmlerinin öncüsü oldu.

Çocukluğunda amatör filmler yapması ile bilinen Spielberg, ilk bağımsız filmini yönettiği zaman ise lisedeydi. Universal Studios’ta stajyer olarak çalışmasından hemen sonra 1969 yılında başrolünde Joan Crawford’un oynadığı bir televizyon programının pilot bölümünü yönetmek için anlaşma yaptı. Yükselişi ise 1975 tarihli korku filmi olan “Jaws” oldu. Bu film yüzünden denizde rahat yüzemez olmuştuk, hatırlarsınız… Bu film zekice tasarlanmış olan senaryosu, şaşırtıcı olan özel efektleri ve geniş bir seyirci kitlesinin ilgisini çekmesiyle büyük bir alkış topladı.

Jaws


Yoğun bir reklamın da desteği ile vizyona giren Jaws, korku filmleri için varolan çıtayı en üst noktaya çıkartarak dünyadaki bütün plajlara dehşet saldı. Muhteşem bir başarı yakalayan Jaws, gişe filmi türünün öncüsü olarak görülür.

IMDB: 8,0

E.T: The Extra-Terrestrial


İzlediğiniz zaman moral ve mutluluk dolduğunuz E.T, gelişmekte olan bilim-kurgu pazarından da faydalanarak gişede büyük bir heyecana neden oldu. Toplumca dışlanmış bir genç ile yolunu kaybetmiş olan bir uzaylı arasında geçen arkadaşlığı anlatan bu büyük bütçeli aile filmi, çığır açıcı özel efektler ile karşımıza çıktı. 1985’te ve 2002’de ek sahneler ve güncellenen özel efektleriyle tekrar gösterime giren E.T, hâlâ en çok izlenen filmlerin arasında yerini alıyor. Bir hayalgücü ve yaratıcılık eseri olan film, hem birçok ödül aldı hem de Spielberg’e BM barış madalyasını kazandırdı.

IMDB: 7,9

Jurassic Park


Yaşlı bir bilimcinin tarih öncesi eğlence parkı yaratmak adına faydalandığı klonlama pek de istenilen sonuçlar doğurmadı. Nefes kesen seti, muhteşem oyuncu kadrosu ve çarpıcı CGI kullanımı Jurassic Park’ı büyük bir başarıya götüren faktörlerden oldu. Film, bilimsel gelişmeler ve ahlak üzerine ürpertici incelemesiyle seyircileri kendine çekmeyi başardı.
1993 yılında Jurassic Park ile büyük bir başarı daha yakalamış olan Spielberg, bir yıl kadar sonra DreamWorks Studios’u kurdu. Filmleri; zekice pazarlama yöntemleri, kullanılan ileri teknik ve konularında bulunan çeşitlilik nedeniyle hem sinema gişelerinde olsun hem de DVD piyasasında olsun muhteşem bir ticari başarı yakaladı. 100’den fazla filmin yapımcılığını üstlenen Spielberg genellikle yalnızlık, teknoloji ya da iktidar konularına yer verdi. Görsel dil olarak da genelde yavaş hareketler ve düşük açılı, kaydırmalı çekimler kullandı.

IMDB: 7,9

Catch Me If You Can


Amerika ve Kanada’da sadece 56 gün içerisinde çekilen bu film, genç bir dolandırıcı ile azimli bir FBI ajanını anlatıyor. Hızlı bir tempoya sahip olan bu filme, bir nevi kedi fare kovalamacası da diyebiliriz. 1960’lı yıllarda geçen bu suç filmi oldukça başarılı oyuncu kadrosu ile karşımıza çıktı. İki dalda da Oscar’a aday gösterilen film, seyirciler ve eleştirmenler tarafından oldukça beğeni topladı.

IMDB: 8,1

Schindler’s List


Gerçek bir öyküye dayanan bu film, Nazilerin Polonya’yı işgali sırasında fabrikasında Yahudi işçi çalıştıran, açık görüşlü Alman iş insanı Oskar Schindler’in öyküsünü anlatıyor. Nazilerin politikası günyüzüne çıktığında ise Schindler de işçilerini toplama kamplarından toplama kamplarından kurtarmaya çalışır. Büyük bir kısmı Polonya’da stüdyo dışarısında, el kamerası ile çekilen bu film, En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Film Müziği dallarında toplam üç adet Oscar ödülünü topladı. Hangimiz unutabildik ki o kırmızı paltolu küçük kızı…
IMDB: 8,9