Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

Arjantin-İspanya ortak yapımı olan Relatos Salvejes, birbirinden bağımsız 6 kısa filmin bir araya gelmesiyle oluşmuş bir kara komedidir. Yönetmenliğini Damián Szifron‘un üstlendiği 87. Oscar Ödülleri’nde adaylığı olan Relatos Salvejes gerilim, suç ve komedi unsurlarını başarılı bir şekilde toplayarak izleyicisine farklı bir film deneyimi sunmuştur. Kara mizahı temel alan kısa filmlerin temel duygusunu ise öfke oluşturmuştur. Günlük hayatta yaşanan haksızlıkların, sıradan kötülüklerin ve intikamın trajikomik bir şekilde işlendiği Relatos Salvejes, duygular arasındaki değişimin inceliğini insana hissettirir nitelikte.

Filmin ilk bölümü uçakta gerçekleşen bir intikam hikâyesi oluyor. Gabriel Pasternak tarafından hayata geçirilen plan sonucu, bu zamana kadar ona kötülük yapmış herkes bir uçakta toplanıyor. Romantik bir hava ile başlayan uçak macerası bir anda korkunç bir yüzleşmeye sahne oluyor. Yıllardır tüm iyi niyetiyle yaşamaya çalışan Pasternak’ın öfkesi, tüm geçmişini de kayıplarla dolu bir yola sürüklüyor. Uçaktaki insanlara baktığımızda ise kendilerini oldukça başarılı bulan, insanları aşağılamaktan ve kötü davranmaktan çekinmeyen bir topluluğu görüyoruz; her biri ortak kurbanlarının acı intikamı ile yüzleşiyorlar.

Ardından yağmurlu bir havada karşımıza Las Ratas adlı bir kafe görüyoruz. İki çalışanın bulunduğu mekâna giren bir adam, geçmiş hesaplaşmasını da beraberinde getiriyor. Kaderin acı bir tesadüfü ile belediye başkan adayı, geçmişte ailesine kötülük yaptığı bir garsonun kafesinde kendini buluyor. Vicdanı ile kızgınlığı arasında kalan genç garson Moza, birlikte çalıştığı Cocinera ile kendini beklenmedik bir ölüm planına dahil buluyor. Tüm geçmişine rağmen merhametine sığınmaya çalışan Moza, içindeki kötülükten bir parça kaybetmeyen bu adama karşı bu ruhsal gelgitlerini yansıtmaktan kaçamıyor. Sağanak yağmurun, karanlık kafenin ve gergin diyalogların sonucu ise gecikmiş bir intikam oluyor. Ruhsal parçalanmanın sıkça görüldüğü bölümde, mekânsal ve duygusal olarak hikâye, izleyiciye hâkim olmayı başarıyor.

Bir sonraki bölümde, her gün pek çok insanın yaşamak zorunda olduğu basit bir trafik sürtüşmesi gerçekleşiyor. Bu basit yol kavgasında, iyi giyimli ve zengin olduğu anlaşılan Diego‘nun  arabasının tekerleğinin patlaması izleyiciyi bir gerilime sürüklüyor. Biraz önce küfür ederek uzaklaştığı arabanın öfkeli sürücüsü Mario’nun bu olaya aşırı tepki vermesi ile işler, en güçlünün kazanacağı bir savaşa dönüşüyor. Kavga sırasında şiddetin dozu artarken, tam biteceğine inandığımız yerlerde izleyiciyi şaşırtmayı başarıyor. Öfkenin tavan yaptığı bu bölümde, her tavır izleyiciyi şoke ederken sürükleyiciliği ile de izleyenleri filme bağlamayı başarıyor.

Bombita kısmı ise toplumsal yozlaşmanın ve kötü sistemin sonuçlarını en iyi anlatan bölüm oluyor. Mühendis olarak çalışan Simon‘ın arabasının kurallara uyduğu halde çekilmesi ve hakkını aramaya başlamasını ile bu inatçı ve kızgın adamın hikâyesi başlıyor. Suratına çarpan tüm kapılara rağmen davasından vazgeçmeyen Simon, düzenin adaletsizliği ile yüzleştikçe sinirlerine hakim olamamaya başlıyor. Bu kontrolsüz tavrı, bir anda iş ve özel yaşamına da yansıyor. Çevresindeki insanların bu kadar kabullenici olmalarına da tahammül edemeyen mühendisin tüm hayatı bir anda alt üst oluyor. Toplumda farkındalık yaratmanın tek yolunun kendi başının çaresi bakması ile mümkün olacağını anlayan Simon, beklenmedik tehlikeli bir plan yapıyor. Hukuki yaptırımlarla sonuçlanan eylemleri insanlarda toplumsal bir uyanışı getiriyor ve adalet duygusu olan herkesin sevgisini kazanmayı başarıyor. Simon’ın çaresizliği ile sıkça kıvrandığımız bölümün sonunda oluşan bu olumlu tepki, insanın içinde umut oluşturmayı da başarıyor.

Teklif adlı parça, paranın hukuki boşlukları nasıl doldurduğunu görmeyi mümkün kılıyor. Zengin bir iş insanı olan Mauricio‘nun oğlu, bir trafik kazası yaparak hamile bir kadının ölümüne neden oluyor. Ancak oğlunun hapse girmesini istemeyenMauricio, avukatı ile bir plan yaparak bu durumdan sıyrılmaya çalışıyor. Suçu para karşılığı yanında çalışan bir elemanın üstüne atmaya çalışırken savcı ve avukat da bu kârlı işe dahil oluyor. Kazanın sonucu, Mauricio’ya pahalıya mal olacaktır. Sıkı bir pazarlığa da sahne olan bu antlaşma sonucu para, tüm hukuki süreçleri etkiler ve asıl suçlunun bu işten sıyrılmasına meydan verir. Toplumda kısa sürede yankı bulan bu olayın sonuçları ise beklendiğinden daha ağır olacaktır. Ancak Mauricio ve kazayı yapan oğlu, bu sonuçlara katlanmak zorunda kalmaz, savcı ve avukat için ise bu durum bir gelir kaynağını oluşturur.

Filmin son ve en eğlenceli kısa filmi olan ölüm bizi ayırana dek bölümü Sia‘nın Titanium‘u ile yüksek bir giriş yapıyor. Zaten film boyunca keyifli müzikler arka planda dönse de, bu bölüm dans ve müziğin en çok duyulduğu bölüm oluyor. Keyifli bir düğüne dahil olduğumuzu zannederken bir anda gelinin ihanet ile yüzleşmesi, bütün havayı değiştiriyor. Kadınsal hisleriyle ortaya çıkardığı bu ihanet sonucu Romina‘nın sinirleri alt üst olmuştur. Hayatının en güzel gününün bu şekilde mahvolması, öfke patlamalarına ve yanlış tercihlere sebep olur, bunun sonucu damat Ariel de bozuk psikolojili başrol grubuna dahil olur. Beklenmedikliğin eğlence ve korkuya eşlik ettiği bu bölüm, filmin şanına yakışır bir finali de izleyiciye vermeyi başarmıştır.

Toplumsal çarpıklaşmanın ve yozlaşmanın somut bir şekilde gösterildiği film, izlerken pek çok duyguyu aynı anda yaratması ile farkını ortaya koyuyor. Eşitsizlikler içinde savrulduğumuz bu yeni dünyada, insanların kendi adalet ve düzenlerini ortaya koyduklarını görüyoruz. İnsanların öfke sınırlarının her seferinde ayrı ayrı aşıldığı bu İspanyol filmi, insanları, kendi medeni duruşlarını sorgulamaya götürüyor. Farklı hayatları anlatsa da izlerken bir şekilde kendimizi bir parçası gibi hissettiğimiz film, yeni dönem kara komedilerini sevenler için harika bir yapıt.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here