We Need To Talk About Kevin, gerilim dolu bir anne oğul ilişkisini sinemaseverlerle buluşturuyor. Film, İngiliz yazar Lionel Shriver‘ın aynı adlı kitabından uyarlanmış bir eser. 9 ayrı yönetmenlik deneyimi olan ve bol ödüllü Lynne Ramsay ise filmin yönetmen koltuğunda oturuyor. Türkiye’de İKSV’nin düzenlediği program dahilinde izleyicisiyle buluşmuş olan film, psikojik gerilim ve gizem unsurlarını bir araya getirerek izleyenlere farklı bir film deneyimi vadetmektedir.

Seyahat yazarlığı yapan Eva Khatchadourian (Tilda Swinton), Franklin‘e (John C. Reilly) aşık olur. Dünyayı görmek arzusuyla dolu bu kadın, evliliğinden kısa süre sonra hamile olduğunu öğrenir. Henüz evlilik hayatına adapte olamamış Eva için annelik deneyimi beklediğinden zor olacaktır ve bu süreç içinde çeşitli psikolojik sınavlar vermek zorundadır. Filmin ilk sahnesinde, Eva’yı bir domates festivalinde görürüz. Eva’nın film boyunca en rahat ve mutlu göründüğü bu tek sahnenin ardından ise olayları onun açısından izlemeye başlarız. Sık sık geçmişe dönüş yaşadığımız filmde, bu kısa anılar birbiriyle alakasız görünse de kendi içinde bütünlük oluşturmuş. İlk anda fark edemediğimiz detayları ise filmin sonlarına doğru net şekilde görmeye başlıyoruz.

Film, Kevin (Ezra Miller) ve Eva’nın psikolojisi üzerinde oldukça kafa yoruyor. Anne olmaya henüz hazır olmayan Eva, daha hamilelik sürecinde diğer anne adaylarından farklı olduğunu idrak eder ve doğumun ardından bu emin olamayış hâli artarak sürer. Doğumundan hemen önce hamilelik kursunda bir yabancı gibi kalışı ya da doğumun ardından bebeği kucağına alamayışı bunun en belirgin örneklerinden. Kevin ile Eva’nın çatışması bebeklikten başlamıştır, Eva yeni doğmuş bebeğini uzun süre susturamamıştır. Hatta bu gürültü dayanılmaz hâle geldiğinde iş makinelerinin sesini bir rahatlama noktası olarak görür. Aralarındaki gerilim Kevin yaş aldıkça artarak varlığını sürdürmüş, tüm bu huzursuz ortama rağmen Eva sabırla oğlu ile iletişim kurma çabalarına girmiştir.

Kevin, annesini huzursuz etmekten adeta zevk alan problemli bir çocuktur. Eva, oğluna mesafeli olmasına karşın ona sıcak bir şekilde yaklaşmaya çalışsa da Kevin her seferinde daha büyük duvarlar ile sağlıklı bir anne oğul ilişkisinin kurulmasını engellemeyi başarır. Frued’un çocukluk ve gençlik dönemi hakkındaki teorilerinin tasvirlenişini Kevin karakteri ile görmek mümkün. 3-4 yaşlarında tuvalet eğitimi sırasında annesi ile girdiği çatışma, 7 yaşında cinsellikle tanışma anı ve ergenlik dönemindeki öfkesi, annesi ile olan ilişkisinin kademe kademe gelişimini göstermektedir. Kevin’ı film boyunca yalnızca iki sahnede sevgiye ihtiyacı olan masum bir çocuk olarak görebiliyoruz. Kevin’ın babası ile olan ilişkisine baktığımızda ise dışarıdan oldukça sevgi dolu bir ilişki görüyoruz ancak bu sevgi yapmacıklıktan öteye gidememiştir. Annesi ile yaşadıklarına rağmen tüm duygusal yönünü annesine açmayı tercih etmiş olan Kevin, Eva ile oldukça benzerlik göstermekte, aralarındaki hastalıklı iletişimin bu kadar başarılı sürmesinin kaynağı da buradan gelmektedir.

Filmde çokça sorguladığımız bir diğer karakter ise Franklin olur. Çocukları ile güzel vakit geçirmekten zevk alan ve eşini çok seven bu adam, anne oğul arasındaki gergin ilişkiye gözünü kapatmayı seçmiştir. Franklin, Kevin’ın annesi ile olan sorunlarını özellikle göstermek istememesinin yanında, bir baba figürü olarak sorunların içinde olmaktan uzak kalan gölge bir karakterdir. Eva sakince sorunlarını paylaşmak istese de Franklin Kevin’ın problemlerini görmek istemez. Hatta onun bu sağlıksız gelişiminde bilmeden pek çok kez yönlendirici görevdedir.

Film boyunca, birbirinden kopuk ve ayrı psikolojiler içinde üç ana karakter görmekteyiz. Eva tüm özgür ruhuna rağmen ataerkil toplum kurallarına boyun eğmiş bir kadın haline gelmiştir. Çocuk doğurduktan sonra işini bırakan Eva, dünyayı gezme arzusunu da bir kenara bırakmış ve kendini oğlunu yetiştirmeye adamış, Kevin ile ilgili bütün sorumlulukları üstüne almıştır. Başlarda mutsuzluğunu yansıtmaktan çekinmeyen Eva, zamanla bu kasvetli ruh haline alışmış ve fedakar bir anne karakteri ile oğluna yapıcı davranmayı tercih etmiştir. Franklin’in de sorunlardan uzak evi geçindirmeye çalışan ve sadece hafta sonları çocukları ile vakit geçiren tavrı da klasik aile yapısını oldukça başarılı yansıtmıştır.

Filmin teknik yönleri ise izlerken büyülemeyi başarıyor. Film boyunca gördüğümüz kırmızı hakimiyeti, ortamdaki psikolojik gerilime destek sağlamasının yanında, Eva ve Kevin’ın ilişkilerinin somutlaşmasını sağlıyor. Eva’nın devamlı ellerinden ve evinden çıkarmaya çalıştığı kırmızı boyaların filmin sonunda tam anlamıyla temizlenmesi, bu ilişkinin bir anlamda nihayetlenmesinin sinyallerini de veriyor. Eva’nın geçmişi yaşamayı sürdüren depresif yanını yansıtan loş ortamın tamamlayıcısı ise yine kırmızı gölgeler oluyor. Lynne Ramsay’in gözünden harika bir kamera kullanımı ve etkileyici kadrajlar, filmi izlemeyi daha keyifli bir hâle geitiriyor.

Tilda Swinton’ın hayattan ümidini yitirmiş tavrı, Ezra Miller’ın tekinsiz halleri, filmin oyuncu kadrosunun muhteşem seçimini bir kez daha kanıtlar nitelikte. We Need To Talk About Kevin’ın tüm gerilim dolu hikâyesi içinde müzikal tadı veren müzikleri ise izleyiciyi şaşırtmayı başarıyor. Radiohead’in baş gitaristi Jonny Greenwood’un yaptığı müzikler ile filmin içinde apayrı ruh hallerine girmek mümkün.

We Need To Talk About Kevin, her sahnesinde derin psikolojik anlamlar barındırıyor. Görsel kullanımı ve mekân seçimleriyle insanlarda algı yaratmak ve göze hitap etmek konusunda oldukça başarılı. Kişi psikolojilerinin uzun dönem oluşum süreçlerini nedenleriyle veren film, bir bütün olarak izleyenleri etkilemeyi  başarıyor. Çekirdek aile içinde var olan sorunlu birey yapısını gerçeklikten uzaklaşmayarak veren film, izlerken düşünmeyi kaçınılmaz kılıyor. Filmin içinde parça parça verilen olayların sonucunda aradığımız asıl cevap ise bizim tarafımızdan bulunmayı bekliyor.

2 YORUMLAR

  1. Filmi psikolojik açıdan daha derinlemesine incelemenizi dilerdim. Güzel bir yaz olmuş ellerinize sağlık.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here