Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
166

11 Ekim 1957’de Bursa’da dünyaya gelen Cahit Kaşıkçılar, çekimleri 1993’te başlayan Gerçek Kesit‘teki “Sarı Bıyık” karakteriyle bir fenomen haline gelmişti. Hâlâ kemik bir hayran kitlesine sahip olan yapım, Cahit Kaşıkçılar’ın o akıllara kazınan, kendine has oyunculuğundan ayrı düşünülemez şüphesiz.
Usta aktörle Gerçek Kesit’ten, rol aldığı diğer yapımlardan ve Onur Ünlü imzalı yeni projesi Manyak filminden bahsettiğimiz keyifli röportajımız şimdi sizlerle.

Gerçek Kesit’ten önceki hayatınızdan ve ekibe nasıl katıldığınızdan bahsedebilir misiniz?

Merhaba, öncelikle bu röportaj için size teşekkür ediyorum. Şimdi, Gerçek Kesit’ten önceki hayatım… Ben de normal bir vatandaş gibi çeşitli işlerde çalıştım; ama böyle daha çok fotoğrafçılık yaptım, video kulüpler açtım, kameramanlık yaptım. Gerçek Kesit’e başlamadan, son dönemlerde sahnelere çıkmaya başladık, şovmenlik yapmaya başladım birkaç arkadaşımla birlikte. Sekiz, dokuz sene civarında çeşitli gece kulüplerinde, fuarlarda, gazinolarda gösteriler yaptık. O esnada Flash TV‘den dublaj için arandım. Yabancı filmler getiriyorlardı, çizgi filmler, onların seslendirmesine girdim. Orada o seslendirmeleri yaparken Gerçek Kesit isimli proje start aldı. Önce on beş dakika, konuşma olmadan üst sesle çekiliyordu. Projeye dahil oldum, dahil olunca senaryolarını yazmaya başladım, daha sonra oyunculuğa başladım. Yarım saate, sonra kırk dakikaya çıkarıp normal, hepimizin bildiği Gerçek Kesit formatına soktuk.

Dizinin takipçileri, ekipteki oyuncuları yıllarca “Herkesin Tanıdığı ama Kimsenin Adını Bilmediği Adam”, “Sarı Bıyık”, “Kaleci Saçlı Adam”, “Beyaz Çorap” gibi isimlerle andı. Bu isimleri ilk duyduğunuzda tepkiniz ne olmuştu?

Bu isimleri izleyiciler koydu. Sebebi de, Flash TV bir canlandırma olarak gördüğü için Gerçek Kesit’i, veyahut da bilmiyorum başka bir niyetle, isimlerimizi hiçbir zaman ne yönetmenin, ne oyuncuların, ne prodüksiyonun, ne kameramanın, hiç kimsenin isimlerini filmlere yazmadı. Yazmayınca, haliyle halk bunları izlerken, kendileri böyle içlerinden geldiği gibi lakaplar takmış. Bana “Sarı Bıyık” demişler, işte… Beyaz Çorap, Kaleci Saçlı Adam, Mükremin Abi… Ne bileyim daha bir sürü lakaplar var. Yani şaşırmadık, niye şaşırmadım; normal geldi bana çünkü isimlerimizi bilmiyorlardı. E “Sarı Bıyık” da hoşuma gitti, kötü bir isim de değildi. (Gülüyor.) Yani böyle, seyircimiz ne yaparsa doğrusunu yapar.

O unutulmaz ekipten hala görüştüğünüz birileri var mı?

Ekibimizle hiç bağlarımızı koparmadık desem yeridir. Bizim aynı zamanda aramızda çok güzel bir dostluk, arkadaşlık, kardeşlik bağları vardı. Zaten öyle olmasa o şartlarla o çekimler, o emek gerçekleştirilmezdi. Görüşüyoruz. Hemen hemen hepsiyle görüşüyoruz.

Gerçek Kesit’e ara verildiği bir dönem “Gırgırına izlerken farketmeden müptelası olmuşuz.” diyerek Flash TV’yi arayan insanlardan bahsetmiştiniz. Dizinin seyirci üzerinde bu etkiyi yaratacağını, amacına son dönemde özellikle internet mizahı sayesinde ulaşacağını öngörüyor muydunuz?

Gerçek Kesit enteresan bir şey. İzlerken geriliyorsunuz, gülüyorsunuz, üzülüyorsunuz. Yani isteyen istediği kafayla seyredebiliyor. Biz de çekerken çok eğlendik, çok güldük zaman zaman. Yani yapılan bazı abuk subuk şeyler tabii ki var yok değil, biz de farkındaydık. Farkında değildik zannetmeyin sakın. (Gülüyor.) Bazılarını mecburen, olumsuzluklardan dolayı yapıyorduk. Ama güzel oldu. Ben onun mizahını da yaptım; Şahan Gökbakar‘la “Kesit Ötesi” diye, o da ATV‘de reytingler kırdı. Yani kısacası, Gerçek Kesit’i istediğiniz kafayla izleyebiliyorsunuz, en güzel tarafı bu. İster gülmek için izleyin, ister dram olarak izleyin. Nasıl izlerseniz izleyin. Ama kesinlikle zevk alacaksınız izlerken.

O yıllarda canlandırdığınız suçlularla gerçek hayatta karşılaşmaktan tedirgin olmuyor muydunuz?

O tarihte karşılaşmadık değil, bu Rahşan Affı diye meşhur bir af vardı. O aftan çıkanlar oldu. Çeşitli yerlerde ben şahsen birkaç kişiyle karşılaştım. Ha, tedirgin olmadım değil tabii ki. Adamın sonuçta hayatını canlandırıyorsunuz ve o adam içeriden çıkmış, psikolojisi nedir malum. Yanlış bir hareketiniz olmuştur, yanlış bir anlatımınız olmuştur, ön planda sizsiniz, oyuncusunuz. O yüzden o zamanlar bayağı bir tedirginlik yaşadık sağda solda.

Onur Ünlü’nün, sizin de yer alacağınız “Manyak” isimli bir Gerçek Kesit filmi çekeceği gündemde. Çalışmalar nasıl gidiyor, filmi ne zaman izleyebileceğiz?

Onur’la çektiğimiz film 23 Mart‘ta vizyona giriyor. Gerçek Kesit formatında olacak, adı “Manyak”. Senaryosunu ben yazdım, Onur’la düzeltmeler yaptık üzerinde. Çok güzel bir gerilim filmi yaptık, Türkiye’de belki daha önce yapılmamış bir şey yaptık. Tabii ki Gerçek Kesit’in formatını bozmadığımız için; içinde gülünecek, tiye alınacak bazı şeyler de var. Yani zevkle izleyeceğiniz bir film oldu. İnşallah gişemiz de iyi olur desteklerinizle, bundan sonra da arkasını getiririz.

Gerçek Kesit’te sadece oyunculuk değil, senaristlik de yaptınız. Rol aldığınız ya da yazdığınız bölümleri izlediyseniz, favori bir bölümünüz var mı?

Evet, ikisini bir arada götürdüm. Favori bölümüm diyorsanız birçoğu benim çocuğum gibi hakikaten, senaryosunu yazdığım için. Ama her zaman söylüyorum, en fazla etkisinde kaldığım “Öğretmen Onur” diye bir bölümdü. Bir öğretmenin hayatıydı, çok etkilendim ondan. O dönem yurt dışında, İtalya’daydım, sırf onu oynamak için İtalya’daki işlerimi bırakıp Türkiye’ye geldim ve o filmi çektim. Senaryosunu okuduktan sonra karar verdim. Onun senaryosunu yönetmenimiz Erbay Gül yazmıştı. Favori bölümüm o, ama tabii birçok favori bölümüm var.

O yıllara dönüp bir baktığınızda, ekibin büyük çoğunluğuna göre daha yetenekli bir aktör olarak öne çıkmak sizi nasıl hissettiriyordu? Rol arkadaşlarınızın oyunculuklarının sizi rahatsız ettiği oluyor muydu?

Şimdi şöyle, yetenekli derken ben gerçekten çok çalıştım. Sadece oyuncu olarak kalmadım. Senaryo yazdım, akşamları gidip kurgusuna girdim daha iyi oyun verebiliyor muyum diye, tekrar tekrar izledim çektiğim bölümleri, nerelerde bir hata yapıyorum, gibi… E o dönem böyle oyunculuk kursu yok, üniversite okumamışız, yani o dalda bir fikrimiz yok. Kendi kendimizi geliştirmek için bu tür yöntemler kullandık. Diğer arkadaşlarım amatördü evet birçoğu, ama hiç rahatsız olmadım. Belki benim onlara faydam olmuştur, belki onların da bana faydaları olmuştur; ve zaten amatör bir ruhla yaptığımız için Gerçek Kesit, Gerçek Kesit oldu.

Gerçek Kesit’in yanında Çiçek Taksi, Tatlı Hayat, En Son Babalar Duyar, Hayat Bilgisi, Leyla ile Mecnun gibi daha birçok unutulmaz yapımda gördük sizleri. Günümüze kadarki süreçte bir parçası olmaktan en çok keyif aldığınız yapım hangisiydi?

En çok zevk aldığım Leyla ile Mecnun‘daki bir karakter oldu. Yine Onurlar çekiyordu, set çok eğlenceliydi. Bütün arkadaşlar hakikaten birlik beraberlik içindeydiler, bu çok önemli zaten bir ekip için. Yani orada büyük zevk aldım, bir de “Kanalizasyon” diye bir sinema filminde rol aldım. O da çok güzeldi, onda da bayağı bir zevk aldım oynarken. Yani aslında bütün oynadıklarımızda zevk alıyoruz. Ama böyle en sevdiğimiz, aklımızda kalan veya anlatmak gerektiğinde söylediğimiz işler bunlar.

Sohbetimizi noktalarken; geçmişten günümüze, oyunculuk sektöründe “idol” olarak gördüğünüz birisi var mı?

Tabii idol olarak gördüğüm oyuncular var; Münir Özkul var, Şener Şen var, bunlar çok değerli oyuncular. Şimdi saymaya kalksam bir sürü var aslında, ama kimsenin hakkını yemeyelim burada. Hepsinin ayrı bir güzelliği var.

Tekrar teşekkür ediyorum bu röportaj için çocuklar, 23 Mart’ta sinemalarda buluşmak üzere.

Biz de Cahit Kaşıkçılar’a bu keyifli sohbete zaman ayırdığı için teşekkür ediyoruz.

Katkıları için;
Doğukan Çevrim ve Berat Bayer‘e teşekkürler.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
166

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here