Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

Birçoğumuz, içinde aşk barındıran filmleri izlerken “Böyle aşklar sadece filmlerde oluyor.” diye geçiriyoruz içimizden. Oysa gerçek hayattan ilham alınarak uyarlanan birçok aşk filmi var. İşte size bu uyarlamaların arasından seçtiğimiz 10 romantik içerikli filmi sıralıyoruz.

1. The Invisible Woman

Film, Charles Dickens‘ın kariyerinin zirvesindeyken tanıştığı Nelly Ternan ile yaşadığı yasak aşkı konu alır. Kariyerinin en parlak günlerini yaşayan Charles Dickens, bir gün genç ve güzel bir kadınla tanışır. Ünlü yazara aşkla bağlı olan kadın, Dickens’ın ölümüne kadar onun gizli sevgilisi olarak kalır. Yönetmenliğini Ralph Fiennes’ın üstlendiği film, Claire Tomalin’in kitabından Abi Morgan tarafından uyarlanmıştır. Filmin kadrosunda Dickens’ı canlandıran başrol Ralph Fiennes’in yanı sıra Felicity Jones, Michelle Fairley ve Kristin Scott Thomas gibi güzel oyuncular yer almaktadır.

2. Walk the Line

Film, country müzik yapan Johnny Cash’in hayatını kronolojik olarak perdeye aktarmaktadır.

1955 yılında, adının J.R Cash olduğunu söyleyen genç bir gitarist, Memphis’teki Sun Stüdyolarına ünlü olmak için gelir. O günlerde, şöhretinin ilk günlerini ateşleyen değişik karakteri ve insanlar üzerinde bıraktığı etki, bugünün rock, country, punk, folk ve rap starlarına kadar birçok yeteneğin de ortaya çıkmasında ön ayak olmuştur. Kendine has sesi ve kariyeri boyunca geçirdiği kişisel değişimler, sert karakterinin bir uzantısı olmuştur. Önceleri kendisini yok eden birçok yıldız gibi yaşayan Cash, daha sonraları idol haline gelen “Siyah Giyinen Adam” karakteri ile bıçak sırtındaki şöhretin hem ne kadar acımasız hem de aşkın doğasının ne kadar güçlü olduğuna dair örnek oluşturmuştur.

3. The Edge of Love

Galler doğumlu ünlü şair Dylan Thomas’ın hayatından bir kesit sunan film, Caitlin ile evli olan Thomas’ın Vera isminde bir kadına aşık olmasını, sonradan iki kadın arasında gelişen dostluğu ve üçlü arasındaki farklı ilişkiyi anlatmaktadır. Filmin oyuncuları Keira Knightley, Matthew Rhys, Cillian Murphy gibi isimlerden oluşmaktadır.

4. The New World

1967 yılında, toplam 103 adamın bulunduğu, İngiliz kaptan John Smith kumandasındaki 3 gemi, Virginia kıyılarına yanaşır. Koloniciler, başlarda onları dostça karşılayan Kızılderililer ile dengeli bir ilişki kurmayı başarırlar. Fakat zaman ilerledikçe her şey değişmeye başlar. Koloniciler için belki burası Yeni bir Dünya olabilir fakat yerliler için çok eski bir dünyadır, hatta bildikleri tek dünyadır. İngilizler bilmedikleri bu yerde bir başlangıç için çabalarken İngiliz Kaptan John Smith, kabile üyelerinden ona rehberlik edecek birini aramaktadır ve tesadüfen Powhatan’ın en çok sevilen çocuğu Pocahontas’a rastlar. İşte bu an, 400 yıldır bilinen bir Amerikan efsanesinin başlangıcıdır: John Smith ile Kızılderili kız Pocahontas’ın aşkı. Aşka tutulduklarında önlerine çıkan en büyük engel, farklı kültürlerden geliyor olmaları olacaktır. İngilizler ve yerli Amerikan halkı arasındaki vahşi savaş, bir yandan da Kaptan Smith ile kızılderili prenses Pocahontas’ın aşkına sahne olur.

5. Colonia

Film, Şili’de kendilerini bir askeri darbenin ortasında bulan genç bir Alman çifti anlatır.

1973’te Şili’de gerçekleşen hükümet darbesi ve General Augusto Pinochet’nin iktidara gelişi esnasında ülkede bulunan hostes Lena ve fotoğrafçı Daniel çifti, bir anda kendilerini sokak çatışmaları ve diktatörlüğün baskısı arasında bulur. Daniel tutuklanır ve sonrasında Colonia Dignidad‘a gönderilir. Lena ise sevgilisini kurtarmak için gönüllü olarak bu kampa gider.
6. Becoming Jane

Zengin bir erkekle evlilik yapmayı kariyeri için hayati bir mesele olarak gören Austen, fakir bir ailede yetişmiş olmasına rağmen, yazarlık konusunda fark edilmesini sağlayacak etkili yeteneklere sahiptir. Fakat bu yeteneklerin, bir kadın olarak toplumda hiçbir değeri olmadığı düşüncesi dayatılmaktadır. Her şeye rağmen kendini gösterebileceği tek yolun zengin Wisley ile evlenmesi olduğu düşüncesine karşı çıkmak ister. Ailesinin tüm baskılarına direnen Jane, yetenekli genç avukat Tom Lefroy ile tanışacak ve bu kendine güvenen genç adamla birbirlerine olan aşkları, sahip oldukları her şeyi bir kenara iterek yeni bir hayata başlamaları için onlara büyük bir cesaret verecektir.

7. Dangerous Beauty

Kadınların haklarının çok az olduğu ve onlara birer eşya muamelesi gösterildiği zamanlarda bir kadın, hakkı olmayan her şeyi elde etmek ister. Aslında tek arzu ettiği aşktır fakat 16. yüzyılda, kadınların buna bile hakkı yoktur. Özgür ve durdurulmaz ruhu erkeklerin hegemonyasını kendi lehine kullanmayı başaran çok az kadın gibi, onları dize getirmeyi öğrenir. Bu kadının adı Veronica Franco‘dur.

8. Queen of the Desert

Film; yazar, gezgin, arkeolog, araştırmacı ve aynı zamanda 20 yüzyıl sonunda İngiliz İmparatorluğu’nda siyasi bir figür olan Gertrude Bell‘in hayatını anlatır.

Meraklı ve maceracı bir kadın olan Gertrude, İngiltere’nin dışındaki hayata merak duyar ve görmek ister. Elçilikte görevli olarak Tahran’a gider ve burada elçilik sekreteri Henry Cadogan‘a aşık olur. Bu aşk, yanlış anlaşılmış kişilerle birlikte hayat boyu sürecek bir maceranın başlangıcı olacaktır.

9. Out Of Africa

20. yüzyılın başlarında Danimarka’da geçen hikaye, bekar ve varlıklı bir kadın olan Karen Dinesen’in (Meryl Streep), arkadaşı Bror’a onunla evlenip evlenemeyeceğini sormasıyla başlar. Bror da ekonomik problemler yaşamaktadır ve bu sıkıntıları aşabilmek için evlenme teklifini kabul eder. Yeni evli çift Afrika’ya taşınır. Kocasının kendisini ihmal etmesi ve aldatması Karen’i sürekli yalnızlığa iter. Karen, bir avcı ve gezgin olan Denys Finch Hatton ile tanışır. İlgi ve zevklerinde büyük fark olmasına rağmen, Karen ve Denys arasında tutkulu bir romantizm vardır.

10. Anna And The King

1860’larda İngiliz öğretmen Anna Leonowens (Jodie Foster) dul kalınca çocuğu ile birlikte Siyam (Tayland) ülkesine doğru yola çıkmıştır. Kral Mongkut‘ın (Chow Yun-Fat) 58 çocuğunu eğitecektir. Ancak birbirinden zıt kültürlerden gelen bu iki insan arasında anlaşmazlıklar çıkar. Karşılıklı ilişkiler, o sırada İngiltere ve Burma arasında çıkan savaştan da etkilenir. Kral’ın, Budist geleneğine göre neredeyse bir Tanrı gibi görülmesine rağmen, aralarında kimsenin tahmin dahi edemeyeceği bir dostluk filizlenir.

Kaynak: 1, 2

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here