Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
3

“Yağmuru kim döküyor?

Ünzile kaç koyun ediyor?”

2008 yılında kaybettiğimiz Aysel Gürel, 79 yıllık ömrüne birbirinden güzel yüzlerce şarkıyı sığdırmayı başardı. Anlattığı aşk hikayelerinde hepimiz kendimizden bir şeyler bulduk. Bu aşk hikayeleri bir de Sezen Aksu tarafından seslendirilince yüreğimizin en ücra köşesinde bile o şarkılardaki hüznü, acıyı hissettik. Fakat bu sefer bahsedeceğimiz Aysel Gürel şarkısı bir aşk şarkısı değil. Ülkemizin hatta dünyanın en büyük kanayan yaralarından biri olan “çocuk gelinler” ile ilgili bir şarkı.

Dünya’da her iki saniyede bir kız çocuğu zorla evlendiriliyor. Bu sayıyı Avrupa açısından değerlendirdiğimizde Türkiye kız çocuklarını evlendirme konusunda Avrupa birincisi. Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne göre 18 yaşın altındaki her birey çocuktur. Türkiye de bu sözleşmeyi 1990 yılında imzaladı. Fakat Türk Ceza Kanunu’na göre eğer aile onay verirse 15 yaşını doldurmuş olan tüm kız çocukları evlenebilir. 2014 yılında yapılan araştırmaya göre ülkemizde 130 bin çocuk gelin vardır. Sığınma evlerinde bulunan kadınların ise 1/3’ü çocuk gelin…

“Hem çocuk hem de kadın, 12’sinde ana”

Aysel Gürel de ülkemizde yaşanan tabiri caizse “çocuk gelin faciasına” bir Anadolu turnesinde yakından şahit olmuş. Yıllar sonra bir gazeteci Ünzile’yi buluyor ve onunla röportaj yaparak yıllarca Sezen’in bahsettiği Ünzile’yi daha yakından tanıma şansına sahip oluyoruz. Şanlıurfa’nın bir köyünde yaşayan Ünzile, 11 yaşındayken kardeşi gibi büyüdüğü amcaoğluyla zorla evlendirildi. Ve Ünzile 12, eşi Ali ise 15 yaşına geldiğinde bu iki çocuğun kucağında da iki çocuk vardı. Ünzile’nin anlattığına göre bir gün Ünzile camdan bakıp dışarıda oyun oynayan çocukları izleyerek ağlıyormuş. Eşi Ali ise Ünzile’nin bu halini dayanamamış ve köyün ücra köşelerinden birine gitmişler. Oradaki çocuklarla sırayla oynamaya başlamışlar. Ali oynarken Ünzile, Ünzile oynarken de Ali çocuklarını kucağında tutuyormuş.

Ünzile’ye “11 yaşında evlenip 12 yaşında anne olmak nasıl bir duygu?” diye sorulduğunda aynen şu şekilde cevap veriyor:

“Tabutun içine diri diri girmek gibi bir şey. 11 yaşında bir çocuk oyun oynamak ister. Ben de öyleydim ama ne yazık ki kalabalık misafirlere kazanlarda yemek yapıp 45 yaşındaki evli bir kadının yaşantısı dayatıldı bana. Eşimle birlikte büyüdük. Hatta çocuk salgınlarında biz de çocuklarımızla birlikte yaşımızdan ötürü aynı hastalıktan hastaneye kaldırılırdık. Bunu gören ailelerimiz hiç acımazdı. Hep zorbalık… Hep bir korku salındı üstümüze. Anne ve babamı hiç affetmeyeceğim.”

Ünzile

“Korkar, durur, gitmez köyün en son çitine

İnanır o sınırda dünyanın bittiğine”

 

Üzerinde okul forması olması gereken çocuklar günümüzde hala gelinlik giymek zorunda bırakılıyor. Yalnızca bununla da bitmiyor babaları yaşında olan insanlarla evlenmek zorunda kalıyorlar. Çoğu tecavüze uğruyor, öldürülüyor. Çok azı kaçıp kendilerine yeni bir hayat kurmayı başarabilseler de çoğu onlara yıllarca susmaya zorladıkları için pes edip kaderlerine teslim oluyorlar. Çocukların evlendirilmesinin hiçbir bahanesi veya açıklaması olamaz. Ümit ediyoruz ki bu korkunç durum yalnızca ülkemizde değil tüm dünyada en kısa sürede son bulur.

 

 

Kaynak 1

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
3

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here