Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1112

Realizm ya da gerçekçilik, 19. yüzyılın ikinci yarısında Fransa’da ortaya çıkmıştır. Romantizme ve klasisizme bir tepki niteliğinde olan realizmde amaç; sanatı romantik ve klasik akımın yapaylığından korumak, konularını hayatın içinden seçmek ve insanlara olduğu gibi göstermektir. 19. yüzyılla birlikte büyük ilerleme sağlayan bilim alanında pek çok deney yapılması, ve bu deneyler sonucunda insanların yalnızca gördüklerine inanmaları realizmin gelişimini sağlayan en önemli faktörlerden biridir.

Fransız İhtilali, dünyada sosyal ve siyasi hayatı derin bir şekilde etkilemiştir. İhtilal sonrası toplumda demokrasi, insan hakları, cumhuriyet, hürriyet gibi kavramların oluşmaya başlaması, sosyal hayatı yoğun şekilde etkiledi. Bir diğer yandan da sanayi devrimi sonrasında Avrupalı devletlerin sömürge yarışına girmesi sonrası yaşanan savaşlar, insanları gerçekçi bir bakış açısına itti.

Realizmin ortaya çıkışındaki bir diğer etken ise Auguste Comte’un Pozitivizm felsefesidir. Neden-sonuç ilişkisine önem veren, insanı ve çevreyi gözlem ve deneyle açıklamaya çalışan pozitivizm; insanın sadece gördüklerine inanması gerektiğini savunur. Bu akımın edebiyata uyarlanması da realizmi doğurmuştur.

Realizmde duygu ve hayaller yerine insan ve toplum gerçekleri vardır. Yaşananlar nesnel bir biçimde olduğu gibi anlatılır. Anlatılan kişilerin psikolojileri, çevreleri ve onları etkileyen faktörler yoğun bir biçimde işlendiği için betimleme oldukça önemlidir. Toplum gerçeklerinin anlatılması esas olduğun için, bir kraldan bir çiftçiye her kesimden insan eserlerin konusu olabilir. Öte yandan “sanat, sanat içindir” görüşünü benimseyen realistler, toplumu eğitmek amacı gütmezler.

Realizmin en büyük etkisi, diğer akımlarda da olduğu gibi edebiyat alanına olmuştur. Romanın geliştiği ve dünya edebiyatının büyük yazarlarının çıktığı bu dönemde realist tarzda önemli eserler ortaya kondu. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu dönem; sanayi devrimi sonrasında büyük fabrikaların açıldığı, işçi sınıfının giderek büyüdüğü, şehirlerin modernleştiği bir dönemdir. Toplumsal hayattaki bu dönüşümün edebi alana etkisi de büyük oldu. Romantiklerin gerçeklerden uzak, hayalci dünyaları toplumun sorunlarını konu edinemezdi. Toplumun bu sorunları olduğu gibi, tüm çıplaklığıyla anlatılmalıydı. Realist yazarlar, kendilerine görev edindikleri bu sorunları en ince ayrıntısına kadar işlemeyi başardılar.

Realizmin bir diğer şansı da akımın öncülüğünü yapan yazarlardır. Her biri edebiyat tarihine damgasını vurmuş bu isimler, akımı önemli bir noktaya taşımayı başarmışlardır. Dostoyevski, Tolstoy, Balzac, Stendhal, Flaubert, Hemingway, Gogol, Dickens, Steinback realizmin en önemli temsilciler olmuştur. Türk edebiyatında ise Recaizade Mahmut Ekrem, Halit Ziya Uşaklıgil, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri Güntekin bu akımın temsilciliğini yapmıştır.

“İnsan, fırtınalı zamanlarda, kıyısının yosunlarından sonsuz derinliklerinin kumlarına kadar aralanan okyanuslar gibi, bütün ruhun, içindeki şeyleri karmakarışık bir biçimde ortaya dökmesine yol açan bunalımlarından birini geçirir.”

                                            -Gustave Flaubert- Madame Bovary

madame bovary ile ilgili görsel sonucu

Resimde Realizm

Realist ressamlar, yazarların ve şairlerin kelimelerle anlattığı gerçekleri resme aktarmışlardır. Hayalin normlarından uzak, yaşanan ve mevcut olanı olduğu gibi çizmeye çalışarak düşüncelerini bu şekilde yansıtmışlardır. Gustave Courbet, Honore Daumier, Julien Dupre, Jean-François Millet, Édouard Manet resim alanında realizmin en önemli örneklerini vermiştir.

resimde realizm ile ilgili görsel sonucu

realizm ile ilgili görsel sonucu

Kaynak123

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
1112

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here