Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
7

Okumaya başlamadan şarkıyı başlatınız…

Geçtiğimiz yüzyılın, günümüzün en akılda kalan ve muhtemelen geleceğin de en akılda  kalacak olan şarkılarından bir tanesi House of the Rising Sun. Aslında bir İngiliz halk melodisi olan şarkı, her ne kadar The Animals’ın muhteşem yorumuyla zihinlerimizde yer etse de aslında birçok farklı şarkıcı tarafından da seslendirilmiş durumda. Bahsettiğimiz isimler de öyle yabana atılacak kişiler değil. Jimi Hendrix, Bob Dylan, Nina Simone bu isimlerden sadece birkaçı.

Şarkıyı The Animals ile bu kadar bütünleştiren faktör ise şarkının içinde barındırdığı isyanı, grubun şarkıda kullandığı tüm müzikal ögelerde hissettirebilmesi. Gitarın sert arpejleri, solistin hiç düşmeyen yüksek perdeden çığlıkları, orgun insan hayatındaki çalkantıları tasvir edercesine arka plandaki ilerleyişi…

Şarkının hikayesi hakkında aslında birkaç tane rivayet bulunmakta. Şarkı hakkındaki ilk teori; Rising Sun adı verilen yerin bir genelev olduğu. Genelevde yaşayan bir kadının hayata karşı isyanını anlatan ve diğer insanlara, bu yola girmemeleri için yaktığı bir ağıt House of the Rising Sun. Şarkı üzerine yaptığımız çözümlemelerde bu teori bize daha mantıklı geldiği için yazının devamında bu rivayeti detaylandıracağız.

Ancak diğer teorilerde yabana atılacak cinsten değil. House of The Rising Sun denilen yerin bir kadın cezaevi olduğu söylentisi genelevden sonra gelen en güçlü teori.

Şarkının sözlerine geçmeden önce belirtmekte fayda var; The Animals albüm kayıtları sırasında şarkının sözlerinde bazı ufak tefek oynamalar yapmıştır.

There is a house in New Orleans 
New Orleans’ta bir ev var 

They call the Rising Sun 
Adına “Doğan Güneş” dedikleri 

And it’s been the ruin of many poor boy 
Ve o birçok zavallı çocuğun yıkımı olmuştur 

Dear God I know I was one 
Ulu tanrım biliyorum biri de benim 

Şarkının ilk dörtlüğüne baktığımızda teorimizin ilk izlerini burada görebiliyoruz. 3. dizede yer alan gönderme, şarkının yazıldığı dönemi düşündüğümüzde ailesinden kopan genç kızların bir şekilde yolunun genelevlere düşmesi ve burada hayatlarının ne yazık ki kararmaya başlamasına bir atıf olarak görünüyor.

Oh mother tell your children 
Anneler evlatlarınıza söyleyin 

Not to do what I have done 
Benim yaptığımı yapmamalarını 

Don’t spend your lives in sin and misery 
Hayatınızı günah ve sefalet içinde harcamayın 

In the House of the Rising Sun 
“Doğan Güneş” Evinde 

I got one foot on the platform 
Bir ayağım perona basıyor 

And the other on the train 
Diğeriyse trene 

And I’m goin’ back to New Orleans 
Ve New Orleans’a geri dönüyorum 

To wear that ball and chain 
O pranga ve zinciri yeniden takmak için 

Şarkının bu kısmına baktığımızda teorinin genelevde yaşayan kadının, diğerlerine sesleniş kısmını desteklediğini görüyoruz. Annelerin kız çocuklarını daha kolay ikna edebilecek güce sahip olmasından dolayı, direkt olarak annelere hitap edildiği genel kanı olarak karşımıza çıkıyor.

Hayatınızı günah ve sefalet içinde harcamayın bölümü de yine genelev teorisini destekler nitelikte. Genelevde çalışan kadınların aslında bu işten maddi olarak çok fazla bir gelirlerinin olmaması ve sefalet içerisinde, sadece hayatta kalabilmek adına orada bulunmalarına bu kısımda değinildiğini görebiliyoruz. Şarkının son bölümünde geçen New Orleans’a geri dönüyorum vurgusu da yine o dönemde; genelevden bir şekilde kurtulan kadınların toplum tarafından kabul edilmemeleri sonucunda tekrar geneleve dönmek zorunda kalmaları durumuna bir gönderme olarak teoriyi destekliyor.

Bir kadının isyanını dile getiren bu eşsiz şarkı çok uzun yıllar kulaklardan ve kalplerden silinmeyecek izler bırakmaya devam edecek…

Kaynak:1

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
7

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here