Fazla iddialı bir başlık, öyle değil mi? Hem bir albümün ‘gelmiş geçmiş en iyilerden biri’ olması için neler gerekir ki? Albümdeki her şarkının ‘hit‘ olması yeterli olabilir mi? Bu sıfatı almak için hangi tür müzik olması gerekli? Discovery albümünün kritiğini yaparken bu sorulara açıklık getireceğiz ama önce biraz Daft Punk’tan bahsedelim.

Grup, Guy-Manuel de Homem-Christo ve Thomas Bangalter ikilisinden oluşuyor. 1987 Paris‘te okudukları Carnot lisesinde tanışan ikili, okuldan birkaç kişiyle beraber demolar kaydetmeye başladılar. Bu denemeler ile beraber bir arkadaşlarıyla (Laurent Brancowitz) Darlin’ adı altında bir grup kurdular. Grubun adı The Beach Boys‘un aynı adlı şarkısından geliyor. Bu şarkıyı da yeniden düzenleyip repertuvarlarında yer vermişlerdi. Guy-Manuel ve Thomas’ın bass gitarist olarak yer aldığı bu trio, yaptıkları iki şarkıyı Londra tabanlı Stereolab grubunun sahibi olduğu Duophonic Records etiketiyle yayınladılar. Stereolab, daha sonra bu üçlüyü sahneyi açmaları için Londra’ya davet etti. Yıllar sonra bir röportajda Thomas yaşananlardan şöyle bahsediyor:

”Yaptığımız rock n’ roll bence çok ortalama düzeydeydi; çok kısa, yaklaşık 6 ay, 4 şarkı, 2 konser ve hepsi bu…”

Bu üçlü için Darlin’ ismini bulmak çok uzun ve zor bir süreç olmuştu. Yaptıkları şarkılardan biri için aldıkları kötü yorum ise bu muhteşem ikilinin günümüzdeki isminin oluşmasını sağladı. Müzik eleştirmeni Dave Jennings, Melody Maker‘da yayınlanan yazısında yaptıkları müziğe ”daft punky trash” yorumunu getirmişti. Bu yorumu bir kenara atmak yerine aslında fazlasıyla komik olduğunu düşünen grup üyeleri, yakın bir zamanda dağılacaktı. Bu ayrılıktan sonra Bangalter ve Homem-Christo etrafında şekillenen Daft Punk, drum machine ve synthesiser ile deneysel işler yapmaya başladılar.

1993‘ten beri üreten, ara sıra konserlere çıkan grup; 1997‘de ilk albümleri Homework’u yayınladı. Elektronika müzikle ilgilenenlerin kilometre taşlarından biri olan bu albümde Around The World ve Da Funk gibi hit parçalar vardı. İyi menajer seçimi, iyi reklamcılık ve istikrarlı uluslararası konserler ile beraber yaptıkları müziğin duyulmaması imkansız hale geldi. Tekrar stüdyoya girip üretmek için sabırsızlanan ikili 2001 yılında bir sonraki albümü Discovery‘yi piyasaya sürecekti.

2001 yılına kadar stüdyoda çok fazla zaman geçirip kafa yoran ikili, ilk albümlerine kıyasla daha çok post-disco, garage house ve R&B‘ye yaklaştılar. İlk albümleri Homework’un daha çiğ” olduğunu düşünen Bangalter gelecek albümün ikilinin çocukluk anılarını yansıttığını söylemişti. Anime‘leri çocukluklarından beri çok seven ikili bütün Discovery albümünü film müziği olarak kullanacakları bir anime için de ayrıca çalışmaya karar verdiler. Leiji Matsumoto ile çalışan ikili, içerisinde hiç diyalog bulunmayan Interstella 5555: The 5tory of the 5ecret 5tar 5ystemi yaptı.

Discovery albümünün çıkış tarihi 26 Şubat 2001 yaklaşırken grup çok ilginç bir hamlede bulundu ve basına şöyle bir açıklama yapıldı:

9 Eylül 1999’da, saat 09:09’da stüdyoda çalışırken sampler cihazı patladı. Rekonstrüktif ameliyat geçirmek zorunda kaldık ve bilincimizi geri kazandığımızda birer robota dönüşmüştük.”

Henüz albüm çıkmadan yapılabilecek her şeyi yapmışlardı hem de en yaratıcı şekilde. İyi bir reklam, albümün tanıtımı için deniz aşırı ülkelerde de görüntülenmesi yaygın olan bir anime ve absürt mizah üzerinden yapılan ilginç bir imaj değişikliği. Geriye sadece bu çileklerin üstünde duracağı güzel pastayı sergilemek kalmıştı: kaliteli müzik.

One More Time

Albüm öncesi yayınlanan teklilerden biri olan One More Time, 30 Kasım 2000′de yayınlandı. Vokalleri Romanthony‘nin üstlendiği şarkıda çok stilistik bir auto-tune var. Ağır efektlere gelen negatif yorumlar karşısında Bangalter;

Çoğu insan müzisyenlerin neden bu kadar auto-tune kullandığını eleştiriyor. Bu bana 70’lerde Fransa’da synthesizer’a nasıl karşı çıkıldığını hatırlatıyor.”

Albümün bu şarkısı gerçek bir ‘‘marş” niteliği taşıyor. Pitchfork dergisi 2000’lerin En İyi 500 Şarkısı listesinde bu şarkıyı numaraya yerleştirdi ve ekledi: ”25 yıllık pop ve house müzik beş buçuk dakikaya yerleştirilmiş…” Mixmag okurları tarafından ise Gelmiş Geçmiş En İyi Dans Şarkısı olarak nitelendirildi.

Şarkının klibi Interstella 5555: The 5tory of the 5ecret 5tar 5ystemden sahneler içeriyor. Animenin bu kesitinde karakterler bu şarkıyı konserde seslendiriyorlar.

Aerodynamic

Albüm kendi içerisinde bütünlüğünü çok iyi koruyor. Albümün ikinci şarkısı olan Aerodynamic önceki şarkının kaldığı yerden alıp devam ediyor. İçerisinde vokal barındırmayan şarkı onun yerine fazlasıyla önde yer alan bir gitar içeriyor.

Funk olarak başlayan şarkı yükseliyor, yükseliyor ve dinleyiciyi birdenbire sadece elektro gitarın kesintisiz sesine bırakıyor. Ardından tekrar gelip bas altyapıyı oluşturan funk kısım, gitarla birleşerek müzikal anlamda gayet lezzetli bir karışıma dönüşüyor.

Digital Love

Bu şarkı George Duke’un I Love You More şarkısından sample içeriyor. Sözlerini DJ Sneak‘in yazdığı şarkıda vokalleri Daft Punk üstlendi. ”Dile getirilmemiş bir aşk hikayesi”ni anlatan bu şarkı tam bir elektronik pop şarkısı.

Şarkının en çok tanınan kısmı ikinci yarısında ”Why don’t you play the game?” vokalinden hemen sonra giren solo. Müzik sıralayıcı kullanılarak yapılan solo tek kelimeyle şahane… Şarkıyı bilmeyenler için sadece bu solo kısım bile kesinlikle dinlemeye değer.

Harder, Better, Faster, Stronger

Edwin Birdsong’un Cola Bottle Baby şarkısının klavye riff’lerinin sample olarak kullanıldığı bu şarkı albümün 4. parçası. Günümüzde hâlâ elektronik müziğin en ikonik parçalarından biri olma özelliğini koruyor.

Bu şarkının konser versiyonu 2007′de çıkaracakları Alive albümünden önce single olarak yayınlanmıştı. Bu versiyon 2009‘da Grammy En İyi Dans Kaydı ödülünü kazandı.

A capella’dan Power Metal’e kadar çok farklı şekillerde yeniden söylenen ve yeniden düzenlenen bu şarkıyı kullananlar arasında: Kanye West ve Diplo gibi isimler de yer alıyor.

Crescendolls

Can You Imagine adlı şarkının sample olarak kullanıldığı bu parça albümün enstrümantal şarkılarından biri. Şarkının orijinali The Imperials’a ait.

Nightvision

Bu şarkı albümün en kısa parçası. Sadece 1 dakika 44 saniye. Albümün ”sözde” değil gerçekten de sadece istediklerini yapıp bunun için deneysel çalıştıklarını kanıtlayan nitelikte bir şarkı.

Superheroes

Bir şarkıda klavye ve echo efektini birleştirirken nelere dikkat etmeliyim” sorusunun cevabını veren bir şarkı bu. Animenin bu şarkının klibi için kullanılan kısmı ise aksiyon olarak biraz daha dalgalı…

High Life

Şarkı tekrar üzerine kurulu. Lirikal açıdan bir zenginlik barındırmıyor. Müzikal tarafı için ise aynı şeyi söylemek mümkün değil.

Animeden alınan bu klip bir ödül töreni sahnesi. Daft Punk’ın da aralarında yer aldığı adaylar arasında ise kazanan kendileri olmuyorlar.

Something About Us

Albümün 9. şarkısı. Lounge ritminde ve vokaller üzerinde dijital ağır efektler barındıran bir şarkı. Yavaş tempolu bu şarkı kesinlikle albümdeki en iyi şarkılardan biri. Minimal anlamda bu kadar ”basit” olmasına rağmen gerçekten muazzam bir parça.

Voyager

Albümdeki en iyi bass yürüyüşlerinin bulunduğu şarkıda sıra. ”Funky” kelimesi tam olarak bu şarkıdaki bass ritmini tanmlıyor. Güzel bir gitar riff ve arp benzeri bir 80’ler synthesizer ile birleşince de yapbozun parçaları gibi uyum sağlıyorlar.

Veridis Quo

Herhangi bir söz barındırmayan şarkı, müzikal olarak tekrar içerisinde. Sabırlı olmayan dinleyicilerin seveceği bir lezzet değil. Dinlemesi çok kolay olmayan fakat gerçekten çok farklı bir hissiyata sahip bir parça.

Şarkının ismine dair 2 tane ”rivayet” var; biri ”very disco”ya yakın olarak telaffuz edildiği için bu ismin belirlendiği. Bir diğeri ise art arda söylendiğinde albümün adıyla bağlantılı olarak ”dis quo veri” telaffuzunu sağladığı için.

Short Circuit

Programlanmış bateri örüntüleri, ağır efektler ve breakbeat’ler… Bu elementler birleşince ortaya çıkan şarkı Short Circuit. Elektro – R&B olarak nitelendirilebilecek bu şarkıda sona doğru gerçekten çok ağır efektler var. Şarkı sesleri fazlasıyla bozarak ve tempoyu düşürerek bitirilmiş. Bangalter bu son ile ilgili ”kapanış hissini vermek için” açıklamasını yapmıştı.

Face To Face

Albüm yayınlanmadan önce çıkan teklilerden biri olan Face To Face’te bizlere farklı bir vokal eşlik ediyor. Grammy ödüllü Todd Edwards vokallerin yanı sıra şarkının prodüksiyonunda da yer alıyor. Grup, en çok etkilendiği müzisyenlerden biri olarak nitelendirdiği Todd ile önceki albümleri Homework‘te de çalışmak istemişti. Henüz çok bilinmeyen bu grupla neler başarabileceklerinden şüphe duyan Todd ise bu teklifi reddetmişti.

Too Long

Sırada 14. şarkı var. Albümün kapanışını yapan bu şarkının ismi tesadüf değil. Şarkı tam olarak 10 dakikaShort Circuit gibi elektro – R&B olan şarkıyı dinlemesi ise kesinlikle zor değil.

Grubun geçmişinden biraz bahsettik. Albümdeki parçaları da inceledik. Şimdi bu albümün neden bu kadar özel olduğuna gelelim…

Her şeyden önce gerçekten kaliteli müzik. Yapmak için yapılan ve yetiştirilmek için zorlanan albümlerden biri değil. Janr olarak bahsetmek gerekirse de; stüdyoya girip sample’lar kullanarak çocukluk anılarının farklı biçimlendirilmesinden, var olan kalıpları yıkmaya kadar uzanan geniş bir aralık… Örnek aldıkları Giorgio Moroder gibi geleceğin müziğini geçmişin enstrümanlarıyla yapmak.

Bu albümü özel kılan olaylardan biri de; sadece grup için değil bütün müzik endüstrisi için bir değişim yaratmış olması. Discovery yayınlandıktan sonra electro-sound’ları çok daha fazla duymaya başlamıştık. Yeni yapılan albümlerin benzeme çabaları yanı sıra dans pistlerinde One More Time‘ı duymak kaçınılmaz hale gelmişti.

Bu albümle ilgili her şeyde bir zeka parıltısı, kalite ve içtenlik var… Unutulmaması gereken gerçeklerden biri ise; o zamanlarda bu kadar electro-sound içeren ve günümüzde elektronik müziğin yükselmesi ile popülerliğine hâlâ devam eden bu albüm 2001 yılında yayınlanmıştı…

 Müzik dinlemeyi ihmal etmeyin, görüşmek üzere…

 

Kaynak: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here