Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
211

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen İstanbul Tasarım Bienali’nin dördüncüsü, 22 Eylül’de kapılarını sanatseverlere açtı. Jan Boelen küratörlüğünde, “Okullar Okulu” başlığıyla bu sene kapılarını açan bienal yalnızca tasarımın değil, genel anlamda eğitimin ve öğrenmenin evrimleşmesi üzerine yoğunlaşıyor.

Bienal; tasarım eğitiminin, üretim biçimlerinin ve bu süreçlerin birtakım dönüşümler yaşayarak başka formlara nasıl dönüşebileceğini gösteriyor.

“Okullar Okulu” başlığıyla düzenlenen bienalin bu sene odaklandığı sekiz tema bulunuyor. Ölçüler ve haritalar, yiyecekler ve gelenekler, Akdeniz ve göç, para ve sermaye, zaman ve dikkat, felaketler ve depremler, örüntü ve ritim, parçalar ve cepler olarak çeşitli disiplinlere ayrılıyor.

Altı hafta boyunca altı mekâna yayılan bienalde tasarım, mimari, biyoloji, sosyoloji, gastronomi, pedagoji, ekoloji, teknoloji ve ekonomi gibi birçok farklı alandan 100’ün üzerinde katılımcının projeleri yer alıyor. Akbank Sanat’ta Bozum Okulu, Yapı Kredi Kültür Sanat’ta Akışlar Okulu, Pera Müzesi’nde Ölçekler Okulu, Arter’de Dünya Okulu, SALT Galata’da Zaman Okulu ve Studio-X Istanbul’da Sindirim Okulu ziyaretçilerini ağırlamayı bekliyor.

Tekdüzeliğin başlangıcı olarak geleneksel okul algısının kamusal alanlarda nasıl bir tahribat yarattığından dem vuran bienal, bu algılama biçimlerini sistematikleştiren düzeni incelikle eleştirip bunu değiştirmenin sadece belli bir zümreyle değil, kollektif bir bilinçle olabileceğine inanıyor. Günümüzde deneysel sanat okulunun temelini oluşturan Bauhaus’un 99 yıl önceki manifestosunda Walter Gropius dediği gibi, “Okul, atölyenin hizmetindedir ve bir gün projeler atölye araçlarının içinde tamamen eriyip gidecektir.” Çünkü aslında değişim ve gelişimin evrimleşmesi kaçınılmazdır.

Mekansal sınırlamaları ortadan kaldıran bienal, dijitalleşmeyle birlikte iletişim ağlarının adeta bir “Fugu Balığı” gibi akıntılara karşı yer değiştirmeye karşı koyamadığını, mutlak gerçek algısının büyük bir yanılsama olduğunu gösteriyor. Bunu gösterirken sanal gerçeklik, yapay zeka, VR kulaklar kullanarak sonuçları bir enstaslasyon gibi deneyimleyebilmemizi sağlıyor.

Akbank Sanat’ta Bozum Okulu kapsamında yapay zeka teknolojisinden yararlanılarak yapılan AN Platformu, düşüncelerimiz ve deneyimlerimiz üzerine kendimizi “kendimizle” baş başa bırakıyor.

Tasarım süreçlerinin içine teknolojiyle beraber dalarak neler bulacağız? Merkezsizleşen dünyada kişilerin kendi algoritmalarını üretmeleri tasarım biçimlerinde nasıl bir yansıma bulacak? İnsanın yaratma içgüdüsünü yeniden şekillendiren bienal, geleneksel sistemlerin ezberini bozuyor.





Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
211

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here