İnsanoğlunun güneş sistemi ve evreni keşfetme arzusu geçtiğimiz yüzyıllardan beri olan bir şey. Özellikle yaşadığımız 21.yüzyılda gelişen teknoloji ile birlikte milyonlarca kilometre uzaklıktaki gezegenlere defalarca kez uzay aracı gönderip yaşama dair kanıtlar bulmaya çalıştık. Son olarak Mars’a InSight uzay aracını gönderen NASA uzay araştırmaları konusunda en lider kurum.

Kuşkusuz insanoğlunun içindeki merak duygusu, yeni yaşamların olabileceği ve yeni gezegenlerde yaşanabileceği gerçeği ile birlikte bu araştırmalar kapsamlı bir şekilde devam ediyor. Eğer bir gün Dünya’da yaşanamayacak bir hale gelirse insanların başka bir gezegende yaşamaya devam etmesi gerekiyor. Bunun için hem teknolojinin çok daha ilerlemesi hem de insanların bu fikri daha da benimsemesi gerekiyor.

2030’lu yıllarda Elon Musk’ın Mars’a seyahat planını bir çoğunuz duymuşsunuzdur. Bu en yakın gelecekteki başka gezegenlere insan seyahat planı. Başarılı bir şekilde gerçekleşmesi halinde kuşkusuz başka kapıları da açacaktır. Peki insanoğlunun gelecekte teknolojinin ilerlemesi ve yeni gezegenlerin keşfedilmesiyle birlikte başka hangi gezegenlerde koloni kurup yaşamını devam ettirebilir sorusunun cevabında aslında çok gezegen yatıyor. Ancak biz bu gezegenlerden en çok Satürn’ün uydusu olan Titan’a, Proxima Centauri B’ye ve Kepler-452b’ye bakacağız.


Titan

Satürn’ün en büyük uydusu olan Titan, bize en yakın yaşanılabilir gezegenlerden bir tanesi. Titan, Güneş Sistemi’ndeki ikinci en büyük uydu.(En büyüğü Jüpiter’in uydusu olan Ganymede) Ayrıca Titan, Güneş Sistemi’nde Dünya dışında yüzeyinde kararlı halde sıvı bulunduran tek gök cismidir.  Titan’ın yüzeyi Dünya ile birçok benzerliğe sahip. Çok benzer bir iklim yapısına sahip olan Titan, Güneş Sisteminde Dünyamıza en çok benzeyen gezegen konumunda.

İnsanoğlu Satürn ve Titan’a insansız uzay aracı da yollamıştı. Tam 7 yıllık bir uçuşun ardından Cassini Huygens uzay sondası Satürn’e ulaşmıştı. Büyük keşifler yapan araç geçen sene ölüm dalışı yapmıştı. Titan’a inerken fotoğrafladığı görüntü soldaki gibidir.

Titan’ın yer altında dev okyanuslar olduğuna inanılıyor. Dış katmanında ise metan yağmuru yüzünden buzlu bir kabuk oluşmuş. Bu sonuçlara Cassini sondası sayesinde ulaştık. Titan’da büyük keşifler yapan sonda, metanın hem gezegenin atmosferinde olduğunu hem de yüzeyinde olduğunu ispatladı. Bu uzay sondasının fotoğrafladığı yüzeylerin bazılarında kurumuş nehir yataklarına da rastlandı.

Peki gelecekte bu gezegende yaşam mümkün olabilir mi?

Titan’ın Mars’a göre daha yaşanılabilir bir gezegen olduğu söyleniyor. Barındırdığı doğal kaynaklar ve bir atmosfere sahip olması bunun en büyük kanıtı. Ancak çok düşük sıcaklıklar ve düşük yer çekimi bir takım sıkıntılar yaratabilir. İnsanların kolonileşmesi için büyük ısı kaynaklarına bunun için büyük yakıt kaynakları şart. Büyük yakıt kaynakları gezegende bulunan metan ile sağlanabilmesi olası. Ancak oksijen nasıl üretilebilir bu en önemli konu.


Proxima Centauri B

Dünya’ya Güneş Sistemi dışında en yakın gezegen olan Proxima Centauri B‘nin yaşam için çok elverişli koşullara sahip olabileceğine inanılıyor. 2016 yılında gezegenin keşfi açıklandı. Proxima Centauri B hakkında bilinmeyen çok detay var. Bunlardan birisi gezegenin çapı. Bu durum, gezegenin yoğunluğunun hesaplanamamasına yol açıyor ve hangi materyallerden oluştuğunun da bilinememesi anlamına geliyor.

Bilim adamları, birçok etkeni katarak 18 farklı senaryonun ayrı olarak simülasyonunu yaptı. Hemen hemen her simülasyon sonucunda Proxima Centauri B‘nin yüzeyinde bazı kesimlerinde okyanusun varlığı olabileceği belirtildi.

Ancak geçen yıl gezegende oluşan bir parlamanın yaşam ihtimalleri düşürdüğü belirtildi. Bu parlamalar büyük bir ısı ve radyasyon sonucu oluşan parlamalar olarak nitelendirildi. Ama yine de ümitlerimizi kaybetmeyelim, muhtemelen ilk dış gezegen olarak buraya keşfe gideceğiz.


Kepler-452b

Bir diğer yaşanılabilir gezegen olan Kepler-452b de aynı Proxima Centauri B gibi Güneş Sistemi dışında bulunuyor. Ancak Kepler-452b dünyamıza oldukça uzak. Dünya ile arasında yaklaşık olarak 1400 ışık yılı uzaklık var. Şu an için bu kadar uzağa gidecek bir teknolojiye sahip değiliz ancak bu gezegen Dünya’ya şu ana kadar en çok benzeyen gezegen konumunda.

2015’de Kepler uzay teleskobu ile keşfedilen bu gezegen neredeyse Dünya büyüklüğünde. Ayrıca bu gezegenin bulunduğu yıldız sistemi Güneş Sistemi’ne çok benziyor. Kepler-452b gezegeni ile Dünya arasındaki benzerlikler;

  • Kepler-452b, Güneş’e benzeyen sarı bir yıldızın etrafında dönüyor.
  • Dünya, Güneş etrafındaki dönüşünü 365 günde tamamlarken Kepler-452b kendi yıldızı etrafında 386 günde dönüyor.
  • Kepler-452b, Dünya’dan 1.6 kat daha büyük.
  • Güneş’in yaşı 4.6 milyar iken Kepler-452b’nin yıldızı 6 milyar yaşında.

Şu an için araştırmaların yoğunlaştığı Mars’ta atmosfer ve doğal kaynak sıkıntısı olduğu için yaşamın çok zor olduğu belirtiliyor. Ancak nispeten yakın konumuyla araştırmaların odak noktası durumunda. Bakalım gelecek yıllarda başka gezegenlerde yaşam bulguları bulunabilecek mi ya da gelişen teknoloji ile birlikte kolonileşme olabilecek mi bunu göreceğiz. Yazımızı bitirmeden önce size uzay ile ilgili 4 tane oyun ve 1 tane de dizi tavsiyesi vereceğiz. Eğer uzaya meraklıysanız kesinlikle oynamanızı ve izlemenizi tavsiye ederiz.

Dizi önerisi: Lost in Space

Oyun önerileri: Surviving Mars, Kerbal Space Program, Space Engineers ve No Man’s Sky

İyi günler çok değerli WannaGate takipçileri!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here