Şöyle bir hayat hayal edin; yaşlı amca ve teyzenizle yaşıyorsunuz, çok paranız yok, eve siz bakıyorsunuz bunlar yetmezmiş gibi lise dönemindesiniz, okulda popüler değilsiniz hatta bırakın popüler olmayı her zaman ezikleniyorsunuz. Birçok insan böyle bir hayata yabancı değil. Şimdi de bu hayale süper güçler ekleyin. Oldukça havalı olmanıza yarayacak, para kazanmanızı sağlayacak yani hayatınızı tamamen düzeltecek güçler. Hepimizin de bildiği gibi Peter Parker daha gençliğinin baharında böyle bir hayata sahipti. Evine, teyze ve amcasına yardım etmenin yanında okuluyla uğraşan içimizden bir genç, çok büyük güçler kazanıyor. Spider-Man’in çok sevilen bir kahraman olmasının en büyük sebeplerinden biri bu: İçimizden biri. Tüm bunların yanında bir de babası yerine koyduğu, çok sevdiği Ben amcasını kaybediyor. O büyük güçleri, amcasının ölümüne engel olmuyor. O zaman anlıyor ki “Büyük güç büyük sorumluluk getirir.” Sadece sorumluluk değil, fedakarlık da…

Peter Parker’ın hayatı bize çok yabancı değil. Hepimizin hayatlarında küçük büyük fark etmeksizin sorunlar var; uğraşmamız gereken insanlar, üstesinden gelmemiz gereken dertler, kaybettiklerimiz, kötü patronlar, hüzünlü biten aşklar… Hayatımız bunlarla uğraşmakla geçiyor öyle günler oluyor ki tüm kötülükler üst üste geliyor, boğuluyoruz. Dünyanın haline üzülüp uykularımız kaçıyor, kendi dertlerimiz yakamızı bırakmıyor, yaşamak çok zormuş gibi geliyor. Böyle durumlarda içimizden geçiriyoruz: “Ah bir süper gücüm olsa da her şeyi halletsem.” Peki gerçekten de süper güçlerimiz olduğunda her şeyi halledebilir miyiz? Peter Parker halletti mi? Maalesef tam tersine daha çok yük oldu, büyük güç büyük sorumluluk(lar) getirdi.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here