Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2

Hollandalı Fovist ressam Kees Van Dongen, Fovizmin yanı sıra İzlenimcilik ve Noktacılık dönemlerinde de başarılı eserler ortaya çıkararak döneminin başarılı ressamları arasında yerini almaktadır. Küçük yaşlarında ailevi sebeplerinden ötürü okulu bırakan Van Dongen, bu açığını sanat akademilerinde eğitimler alarak kapatmaya çalışmıştır. Döneminin birçok başarılı sanatçılarının yaptığı gibi Van Dongen de soluğu sanatın ilerlediği ve sanatçı kavramının izlerinin yoğun olarak görüldüğü Paris’te almıştır. Fovizm denilince akla gelen önemli isimlerden biri olan Henri Matisse’e rakip olarak düşünülen Kees Van Dongen, Avangard sanat akımında da Pablo Picasso gibi önemli sanatçıların arasında özgün tarzını ve çalışmalarını duyurmayı başarmıştır.

İsmini her ne kadar İzlenimcilik ve Avangard sanat akımlarında duyurmuş bile olsa Kees Van Dongen’in sanatını en içten ve özgün şekilde yansıttığı akım Fovizm olmuştur. Fovizm akımının en belirgin özelliği olan boyaların tüpten çıkarıldığı gibi canlılığıyla göz kamaştıran halini eserlerinde başarılı bir şekilde yansıtan sanatçı eserlerindeki göz kamaştırıcılığı da bu yolla sağlamayı başarmıştır.

Göz alıcı eserleriyle Paris’te bir ün yakalamayı başarmış olan Kees Van Dongen, aralarında Josephine Baker ve Brigitte Bardot gibi ünlü isimlerinde bulunduğu başarılı portreler yapmaya başlamıştır. Paris sosyetesinin en gözde sanatçılarından biri haline gelen Van Dongen, Paris’te yer alan Derain, Vlaminck, Marquet gibi Fovizm akımına katılan diğer başarılı sanatçı arkadaşları arasında da ön plana çıkmayı başarmıştır.

Herkesin portresini yaptırmak istediği bir sanatçıya dönüşen Kees Van Dongen, çalışmalarında genellikle zarif, düşünceli, kederli ve büyük gözlerle bakan kadınları resmeden ünlü ve başarılı sanatçı o dönemlerde yaşadığı Bohem hayatın etkilerini de eserlerine yansıtmaktan çekinmemiştir.

Eserlerinde göze çarpan renklerin canlılığı ve düşüncelerini merak ettiren kadın kimlikleri sanatçının eserlerini cezbedici kılan özelliklerdendir. Özgün renk seçimleri, çalışmalarında seçtiği mekanlar ve ışık-gölge ilişkisinin başarılı yansımaları sanatçının döneminde ön plana çıkmasını anlamamızda bizlere yardımcı niteliklerden yalnızca bazılarıdır.

İkinci Dünya Savaşının yaşandığı yıllarda düzenlediği geniş sergisi o dönemde büyük ilgi uyandırmıştır. Savaşın bittiği yıllarda o dönemin başarılı sanatçıları arasında yeni bir akım haline gelen güneye yerleşme olayı başlamıştır. Van Dongen ise kendisine Cote d’Azur’ü ve Cannes kentini seçmiştir. O dönemlerde çalışmalarını aralıksız sürdüren ünlü sanatçı yaşının ilerlemesiyle birlikte bir durgunluk dönemine girmiştir. Durgunluk döneminde kendisine Monako’yu seçen Van Dongen 1968 yılında Monte Carlo’da yaşamını yitirmiştir.

Birbirinden değerli ve başarılı eserlerini resim sanatına kazandıran Kees Van Dongen’in çalışmalarının önemli bir bölümü günümüzde Paris, Saint Tropez, Grenoble, Montpellier, Cenova, New-York ve Hollanda müzelerinde yer almaktadır.

Keyifli Okumalar.

Kaynakça: 1,2

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here