Eğer Sunset Overdrive oyununu az biraz dahi oynadıysanız Floyd karakterini kolaylıkla hatırlayacaksınızdır. Nitekim hatırlayamayanlar için kısaca özet geçmekte fayda var. Floyd, oyunun başlarında tanıştığımız, felaketten önce bir nevi bilim adamı olan ancak felaketten sonra kendine ait olan üssünde karakterimiz için yeni ekipmanlar geliştirmekte olan güzide bir abimizdir. Eğer hala “hatırlayamadım” diyorsanız da belki bu görsel hatırlamanıza yardımcı olur. 🙂

Öncelikle bu yazı Sunset Overdrive hakkında olmayacak. Oyun şöyle iyi böyle kötü demeyeceğiz ama isterseniz onlardan da bahsettiğimiz bir yazımız gelebilir. Hatta belki geliyordur da. Girişi gereksiz uzattığımı fark ederek buradan direkt konuya geçiyorum ki o da şu: Floyd’un oyunun bir kısmında aslında tüm kıyamet sonrası senaryolar için de değerlendirilebilecek bir sözü var.

“No bosses. No rules. I call it, THE AWESOMEPOCALYPSE!”

Dünya felakete sürüklendi ve sona kalan çömez ve tecrübesiz oğlan bu felaketi düzeltmek için yola koyuldu temalı hikayelere aslında bir tokat gibi gelen bu söz bizleri bir şeyi düşünmeye itiyor. Düşünün bir gece aniden bir şey meydana geldi ve dünyayı yaratıklar bastı. Tanıdığınız tanımadığınız herkes neredeyse öldü ama bundan daha da garibi ise siz bir şekilde hayatta kaldınız. Gerçekten de dünyayı eski haline getirmek için uğraşır mıydınız? “İmkansız değil ama ölüm tehlikesi var aman haa.” deseler, “Eee geriye biz kaldıysak malum bir çaresine bakacağız.” der miydiniz?

Bakın burada şöyle ince bir çizgi var, hayatta kalma mücadelesinden bahsetmiyorum. O zaten insanoğlunun hatta canlıların temel bir içgüdüsü olarak verdiğimiz bir mücadele. Üstüne doğru koşan canavardan kaçmaya çalışır mıyız demiyorum. Burada değindiğim mesele, ben yapmazsam kim yapacak diye düşünüp hayatınızı riske atar mıydınız? -Burada araya girip, kendi fikrimi de söyleyeyim. Ben yapmazdım. Tek derdim hayatımı idame ettirecek erzakları bulup bulamamak ve ölmemek olurdu.-

Bu tarz kıyamet sonrası filmleri, oyunları, kitapları, dizileri ve daha aklınıza gelen onca hikayeyi düşünün. Genelleme yapmak çok doğru olmasa da, yüzde seksen-doksanında çömez ve mücadeleden bihaber karakterimizin bir yandan gelişip bir yandan bir yandan geriye kalan tek karşı cinse aşık olup bir yandan da soruna çözüm aramasını izliyoruz veya okuyoruz.

Floyd’un da vurgulamak istediği gibi “Patron yok. Kural yok. Ben buna mükemmel-kıyamet derim.” diye düşünüp önümüze bakmak daha mantıklı olabilir bazı durumlarda. Yani en azından benim için 🙂

Siz bunu bir düşünün derim.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here