Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
5

Doğumundaki adı Marcus Annius Catilius Severus, evlendikten sonra dönemin imparatoru Hadrianus tarafından Marcus Annius Verus adını ve imparator olduktan sonra da Marcus Aurelius Antoninus Augustus adını almıştır ancak çoğumuzun bildiği kısaltılmış hali ile Marcus Aurelius, M.S. 121 yılında praetor* olan Marcus Annius Verus ile seçkin bir aileye mensup olan Domita Lucilla’nın tek oğulları olarak dünyaya gelmiştir. Aurelius, henüz 3 yaşındayken babasının ölümüyle birlikte vali olan dedesi tarafından evlat edinilmiştir.

Eski Roma’da her seçkin ailede olduğu gibi Aurelius, evde eğitim görmüş ve retorik, edebiyat, politika, hukuk dersleri almıştır. Diğer yandan babasının halası olan Vibia Sabina dönemin imparatoru Hadrianus’un karısı yani imparatoriçeydi. Hadrianus’tan sonra gelecek imparator Antoninus Pius ise halası olan Yaşlı Faustina ile evliydi. Yani Aurelius’un imparatorluğa aileden gelen bir yakınlığı bulunmaktadır. Söz konusu eğitimlerin dışında Aurelius askeri eğitimde almıştır, hatta bir rivayete göre 6 yaşındayken kral tarafından atlı sınıfına alındığı söylenir.

Aurelius’un eğitimi devam ederken Yunanca ve Latince dersleri de almış, felsefeye hitabetten daha çok ilgi duymaya başlamış ve Stoa felsefesine yönelmiştir. Stoa felsefesi M.Ö. 300’lü yıllarda Kıbrıslı Zenon tarafında kurulmuş ve Roma döneminde etkisini sürdürmüş bir felsefi akımdır. Evrenle uyumlu olmamız gerektiğini, onun bir parçası olduğumuzu, büyük tutkuların ve arzuların peşinden gitmek yerine elimizdekiler ile mutlu olabileceğimizi söylemektedir. İmparator Antoninus zamanında  hocası Fronto ile olan mektuplarından Aurelius’un o dönemdeki yaşamı ve kişiliği somut olarak bilinmektedir. Marcus çalışkan, zeki ve araştırmacı bir gençtir. Döneminden asırlar sonra bile adından söz ettirmeye her daim devam edecek ve stoa felsefesinin öncülerinden olacaktır.

“Algılarını, isteklerini ve içgüdülerini sona erdirirsen ruhun özgürdür.”  

Aurelius, dönemin imparatoru Antoninus Pius tarafından Lucius Verus ile birlikte evlat edinilerek halef ilan edilmiştir. 140 yılından imparator olacağı 161 yılına kadar konsüllük yapmıştır. 145 yılında Antoninus’ un kızı olan Genç Faustina ile evlenmiştir. Stoa felsefesini benimsemiş Aurelius için imparatorluk elbette cazip bir fikir değildi bu nedenle imparatorluğu üvey kardeşi Lucius ile birlikte yönetmek şartı ile bu durumu kabul etmiştir. İmparatorluğun çift imparator ile yönetilmesi Roma döneminde de bir ilktir.
Hükmü boyunca başkaldıran çeşitli kavimlerle savaşmıştır. Bu savaşlar sırasında Aurelius, Verus’u doğu lejyonları komutanı olarak atamıştır. Verus, 169’da bir seferde hayatını kaybetmiştir. Çeşitli kaynaklardan edindiğimiz bilgiler ile Marcus 19 yıl süren hükmü boyunca her zaman adil ve senatoya saygılı bir yönetim sürdürmüş, adli ve mali alanlarda  çeşitli düzenleme ve yenilikler yapmış, kentlerin ihtiyaçlarını karşılamaya önem vermiştir. Aynı zamanda savunma ve ticaretin de gelişmesi için yollar ve kaleler inşa etmekle kalmayıp kentin su yollarıyla alt yapısının inşasına da önem vermiştir. Bunların yanında Roma’da kentlerde sürekli düzenlenen eğlencelerde maddi kaynakların kullanımında aşırıya kaçılmamasını istemiştir. Bir rivayete göre yine Roma’da yapılmakta olan gladyatör oyunlarında kan dökülmesine karşı çıkmış ve oyunların körelmiş kılıçlar ile oynanmasını istemiştir.

175 yılında Aurelius seferdeyken öldüğüne dair bir takım dedikodular çıkmıştır. Aurelius’ a hizmet etmiş başarılı bir asker olan Avidius Cassius, bu söylentilere inanarak Mısır ve Suriye eyaletlerinde iktidarı ele geçirmiştir. Aurelius bu isyanı bastırmak ve düzeni tekrar sağlamak için doğuya sefere çıkmıştır. Aurelius’ un ölmediğini öğrenen senato ve halk elbette onun yanında olmuş ve Cassius senato tarafından vatan haini ilan edilmiştir. İsyanı bastırdıktan sonra bir yıl doğuda kalmış ardından Roma’ya dönmüştür. 177’de oğlu Commodus’u kendine ortak imparator ilan etmiştir. Roma döneminde imparatorluk babadan oğula geçen bir şey değildi bunun yanı sıra halk ve senato Commodus’un imparator vasıflarını karşılamadığını düşünerek bu karara tepkili kalmışlardı. Ancak Aurelius kararından dönmemiştir. O sıralarda patlak vermekte olan Cermen kabilelerinin isyanlarını bastırmak için oğlu ile birlikte 178’de kuzeye sefere çıkmış, ardından yeni bir savaşa hazırlanırken M.S. 180′ de 59 yaşında hayatını kaybetmiştir.
Marcus Aurelius, 96-180 yılları arasında hüküm süren 5 iyi imparatordan biri ve sonuncusu olarak kabul edilir. Aynı zamanda en önemli stoacı filozoflardandır. Bu açıdan bakıldığında Aurelius Platon’un filozof kral tanımlamasını tam anlamıyla karşılar niteliktedir.

“Hayatımız düşüncelerimizin eseridir.”

Marcus Aurelius’ un günümüze kadar ulaşan ve hala büyük ilgi gören eseri Kendime Düşünceler –asıl adı ile Ta eis Eauton- yıllar boyunca yazmış olduğu yazılardan oluşan bir nevi güncedir.

 

 

*Praetor,  Sezar’ın muhafızlarına verilen bir isim olmak ile birlikte kelime anlamı itibari ile Eski Roma İmparatorluğu’nda halk arasında çıkan anlaşmazlıkları çözmek ile yükümlü yargıç ya da yönetici anlamlarına gelmekteydi.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
5

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here