Bizleri duygulara gark eden bu kul icadı yapımlar bazen farklı hikâyeleri benzer şekilde ele alışları ile kendi içlerinde sürekli bir tekrara düşerler. Bir nevi bizlere yarattıkları bu eserlerin tariflerini de veren senaristler, yazmış oldukları akıllarda kalan sahneler, unutulmayan replikler ve o replikleri adeta oynayarak değil de sanki yaşayarak bizlere aktaran oyuncular ile sürekli akıllarda kaldığı gibi bir de film sahnelerinde düşülen klişeler ile de o filmin hafızalarımızda sürekli taze bir şekilde var olmasına sebep olurlar. Hafızalarımızda tazeliğini koruyan klişelere örnek olarak ise şunları sıralayabiliriz:

1. Polislerin olay yerine ya çok yakın ya da ters yönde olması

Filmlerde bu olay artık yerli yerine oturmuş, klişe olmaktan çıkıp rutine bağlanmış ve yazılı olmadan da herkes tarafından kabul görmüş genel bir yazısız kuraldır. Filmlerde başrol pozisyonundaki birey, her zaman ve her daim olay olduğu anda ya olay yeri gidiş yolunun üzerindedir derhal intikal edebilir oraya, ya da tam tersi istikamettedir. Arabayı artistik bir hareketle el freni çekerek ters döndürür ve devam eder tüm karizmasıyla. Her iki koşulda da ortak olan tek şey ise ister olay başrolün yolunun üstünde cereyan etsin isterse de tam tersi istikametinde, başrol, olacak olan kötü olayı her zaman tüm karizması ve asaleti ile önler.

2. Hikâyenin sonunda hep iyilerin kazanması

Filmlerde görmeye alışık olduğumuz bir diğer yazısız kural da bu. Keşke gerçek hayatta da böyle olsa ama o işler ne yazık ki öyle yürümüyor işte. Hikâyelerde yaralansalar da, ölseler de, evleri başlarına da yıkılsa, Allah belalarını da verse iyiler tüm bunlardan sıyrılarak bir şekilde kazanan taraf olabiliyor.

3. Esas oğlan ile esas kız arasına giren eski sevgili

Filmlerdeki esas oğlan ile esas kız kimden nasıl ve ne zaman bir beddua yemiş bilinmez ama bedduanın tesirinin ne kadar güçlü olduğu filmde görülür. Ne zaman kavuşsalar, vuslata erseler tam o sırada klişe patlak verir. Ya esas oğlanın ya da esas kızın eski sevgilisi de olaya müdahil olur ve böylece filmlerde yer edinen başka bir klişe ile üç kişi arasında geçen bir aşk hikâyesine şahit oluruz.

4. Askerden terhis olan kişinin eve kamuflaj ile dönmesi

Belki de en gereksiz ama en sık kullanılan klişelerden biride budur filmlerde. Rol gereği askerden gelen kahramanımız sırtında bir çanta ile çalar sabahın ayazında anasının, babasının ya da sevdiğinin kapısını. Tabii ki yalnız değildir bu buluşmada kahramanımız. Üzerinde ne olduğunu belli eden asker kamuflajı sararıp sarmalayarak yalnız bırakmamaktadır onu.

5. Hikâyedeki sırrın ortaya çıkmak için son ana kadar beklemesi

Artık bir nevi reyting unsuru olarak da görülen sırların ortaya çıkması için illa sona kadar beklenir. Rutin olmuş ve yazısız bir şekilde kabul görmüş başka bir kuraldır bu da. Bir boş ağızlı da çıkıp yumurtlamaz sırrı en başlarda. İlla ya hikâyenin bitmesi ya da birinin ölmesi beklenir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here