Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
12

Büyük bir yapbozun kaybolan son parçasını uzun zaman sonra bulunca, o harika tatmin ve mutluluk duygusunu tadanlarınız olmuştur sanırım. Veya bir türlü hatırlanamayan şeyin bir anda dilinizin ucuna geldiğinde yaşanılan komik sevinci bilir herkes. Ya da uzun zamandır kafanızı kurcayalan çözemediğiniz bir şeylerin düşünce dünyanızda bir anda nizami bir biçimde yerine oturması diye de tanımlayabiliriz. Daha fazla uzatmıyorum, işte ilk defa Klô Pelgag dinlediğimde bu çeşit duyguları fazlasıyla hissetmiştim. Açık olmak gerekirse, kelimelerle anlatmanın zor olduğu bir sanatçı. Dinleyene kadar eksikliği hiç farkedilmiyor lakin tanıştıktan hemen sonra hayatınızda vazgeçilmez bir sese dönüşüyor Pelgag. Çok yaratıcı sözlerin yanında gerçekten alışılagelmemiş ezgileri barındıyor eserleri.

Asıl ismi Chloé Pelletier-Gagnon. 13 Mart 1990 Sainte-Anne-des-Monts, Quebec doğumlu Kanadalı frankofon bir sanatçı. Çok küçük yaşlarda gitar, piyano ve söz yazma üzerinde ustalaşıyor. Profesyonel anlamda kariyerine 2009 yılında dört parçalık bir EP ile başlıyor. Bu süreçte Fernando Botero, Salvador Dali, René Magritte, Boris Vian, Eugène Ionesco, André Forcier, Jean-Claude Lauzon, Gilles Vigneault, Claude Debussy, Jacques Brel ve Frank Zappa gibi farklı sanat dallarında efsaneleşmiş pek çok isimden etkilenip ilham aldığını söylüyor bir röportajında. 2013 yılında L’Alchimie des monstres (Canavarların Simyası) ve 2016 yılında L’Étoile thoracique (Göğüssel Yıldız) isimli muhteşem uzun soluklu albümlerini çıkarıyor. Efendim üşenmedim saydım, kendisi şu zamana kadar Kanada’da, Fransa’da ve uluslar arası alanda olanlar dahil Felix, Radio-Canada, Juno, SOCAN, ADISQ, Barbara ve Charles Cros Academy gibi mecralardan tam 19 tane çok önemli ödül almış ve pek çok önemli müzik eleştirmeni kendisinden övgüyle bahsetmiş.

“Yahu ödülller iyi güzel ama sen asıl dinleyicinin zihnindeki Pelgag yansımalarından bahset.” dediğinizi duyar gibiyim, anlatayım. Pelgag’ın hayal dünyasında ve düşüncelerinin içinde bir yolculuğa çıkmak çok isterdim zira birbirinden bu kadar uzak ve farklı olan nesne, duygu ve konuları en garip ama inanılmaz bir ahenk içinde harmanlayabilen bulunmaz bir hint kumaşı kendisi. Tam bir söz cambazı. Kaleminin gücü daha önce hiç kurulmamış en nadir cümlelerde beliriyor. Bu mesele aklıma Dmitri Shostakovich’in bir sözünü getiriyor. “Taze ve özgün müzikal yaklaşımlar, genellikle hayata karşı taze ve özgün bir yaklaşım sahibi olanlardan gelir.” demiş üstad. Buna gönülden katılıyorum. Görünüşe göre içindeki renkli ve absürt dünyayı iyi keşfedip bunu müziğine ve hayatının her alanına ustalıkla yansıtmaktan keyif duyuyor Pelgag. Eğer bir gün canlı performansını dinleme ve izleme şansını elde ederseniz sakın kaçırmayın. İzleme kelimesinin altını çizmek istiyorum zira eserlerinde olduğu gibi sahnede de deli dolu ve öngörülemez biri kendisi. Bir konserinde kanserli çocuklara destek vakfı için sahnenin ortasında saçlarını sıfıra vurmuşluğu da var.

Pelgag yetiştirdiği ferroakışkan çiçeklerin üstünde sekerek zıplıyor ve güneşi tamir ediyor. Evdeki tüm kaşıkları saklayıp tüm yemekleri bıçaklarla yemeye çalışıyor. Kimi zaman yerlerde sürünüp dengeli anlarını fosilleştiriyor, kimi zaman “tercih ettiğim yaralar var benim.” diyor. Gizlice epipen çalıyor, damarlarına ılık bir aşk enjekte ediyor ve sesleniyor: “Ben senin mottondum, sen ise benim dermatoloğumdun.” Mesela birisinin hafızasını bir çikolatayı sevdiği gibi sevdiğini söyleyebiliyor, sonra aynı kişi için bir yaz mevsimi gibi gitti diyor. Bir adem elması parçalıyor ve etrafı muhteşem mücevherlerle çevrili olan birinin kafasında bir şeyler kırıyor, tıpkı kalbinde kırdığı gibi. “Tüm bunlar nedir? Ne oluyor?” sorularını duyar gibiyim.

Cevabı Klô Pelgag’da saklı.

Pelgag’ın dinleme listelerizden eksik olmamasını diliyorum. Albümlerinden severek dinlediğim birkaç parçasına hemen aşağıdaki linlerden ulaşabilirsiniz.

Müzikle kalın.

#PelgagınDağınıkTopuzuyuz

Les ferrofluides-fleurs
Les instants d’équilibre
Le dermatologue
La fièvre des fleurs

Resmi Sitesi

Kaynak

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
12

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here