Çin felsefesinde tam anlamıyla rüzgar-su anlamına gelen Feng Shui, enerji akışı (chi) ile düzenlemeyi ve yönlendirmeyi yönettiği düşünülen, yapıları tasarlarken olumlu veya olumsuz etkileri dikkate alınan bir düşünce sistemidir.

Feng Shui’nin ilkeleri, doğada bulunan enerjiler ve belirli bir alanda Yin-Yang dengesini oluşturabilmek ve etkisini arttırmak için nesnelerin konumlandırılması ile ilgilidir.

Bir iç mekanın renkleri, bir kapının konumu veya bir odadaki ışık miktarı gibi hususları içeren bu düşünce sistemi, mekanı kullananların refahını, sağlığını ve uyumunu artırmayı amaçlamaktadır. Şimdi bu sisteme bağlı olarak bir mekanın enerjisinin yükseltilmesinin ne gibi detaylara bağlı olduğuna ve dekorasyona ne gibi katkılar sağlayacağına bakalım.

İlk olarak giriş koridorundan başlayalım.

Evinizin girişine “çi ağzı” denir. Bu, ön kapının evinize ve yaşamınıza girmek için tüm çi veya yaşam gücü enerjisinin başlangıcı olduğu anlamına gelir. Peki bu alanı nasıl kontrol edebiliriz?

Öncelikle ön kapı içeri doğru açılmalı, asla dışarıya yönlendirmemelidir. Bu, çi enerjisinin kolayca girişini ve dışarıdan içeriye akışını sağlar.

Giriş yeteri kadar doğal ışık almalıdır.

Alan karışıklıktan uzak tutulmalıdır.

Kapı zilinin düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol etmeliyiz. Bunlar küçük detaylar gibi görünse de bizlerin veya ziyaretçilerin evle ve bizimle ilgili ilk izlenimlerini yönetir. İnsanları güvenli, iletişime açık bir mekana girişe heveslendirebilir.

Oturma odası, arkadaşlarınız ve ailenizle toplanabileceğiniz bir buluşma alanıdır.

Genellikle daha kamusal bir alandır. İdeal olarak onu etkinliğe açık ve davetkar tutmak isteyebilirsiniz.

Bunun için oluşturmak istediğiniz enerjilere göre oturma odanızı dekore etmek için beş element (ateş, su, toprak, ağaç, metal) renklerinden yararlanabilirsiniz.

Daha canlı, dinamik, aynı zamanda uyumlu bir mekan için burada yeşil bitkiler yetiştirebilirsiniz.

Sandalye ve koltuklarınızı birbirine dönük dairesel bir düzende yerleştirmekse iletişimi kuvvetlendirmek için iyi bir sistem olabilir.

Evdeki en önemli Feng Shui odalarından biri olan mutfaklar; zenginliği, bolluğu ve sağlığı temsil eder.

Bağlı olduğumuz iki yaşam vardır. Birisi üzerinde yaşadığımız dünya, ikincisiyse bedenimiz. Yaşam enerjisini güçlendirmekse öncelikle kendi bedenimize iyi bakmaktan geçer. Bu nedenle daha refah bir yaşam için, sağlıklı ve düzenli beslenmenin dünya ile olan ilişkimizde de önemi büyüktür.

Bir mutfak dekore ederken buzdolabını, fırını ve lavaboyu bir üçgenin köşelerine yerleştirecek şekilde konumlandırmak fonksiyonel bir mutfak tasarlanmasını sağlar. Bu, su ve ateş elemanlarının karışmasını da önler.

Feng Shui’ye göre mutfakta ayna kullanmaktan kaçınmak gerekir. Aynalar yansıtıcı olduğu için su elemanını temsil eder ve bu mutfaklardaki ateş unsurunu tahrip edip enerjiyi düşürebilir.

Yatak odası orada uyuyan kişiyi temsil eder.

Yatak odasındaki Feng Shui düzenlemeleri burada hızlı ve etkili bir şekilde kendini gösterebilir çünkü hayatımızın çoğunu uyuyarak bu odada geçiririz.

Yatağın altındaki depolama alanı bulunmaması daha iyi bir seçenektir. Yüklerin ve dağınıklığın üzerinde uyumak enerjiyi dağıtabilir.

Feng Shui’ye göre yatak başının kuzeye gelecek şekilde yerleştirilmesi gerekir. Nedeni ise kuzeye göre hizalanan yatak başı, beden ekseninin yerkürenin ekseni ile paralel olmasını sağlamasıdır.

Aynı zamanda yatağın bir pencere önüne konulmasındansa gücü temsil eden sağlam bir duvarın önüne yerleştirilmesi doğru enerji akışına izin verir.

Son olarak, banyolar ise birer dinlenme alanıdır.

Banyolarda bol miktarda su elementi bulunur. Bu nedenle temizliği ve dinlenmeyi çağrıştırır. Daha soft tasarımlar, spa benzeri alanlar yaratmak enerjiyi daha da yükseltir.

Canlı bir yeşil ev bitkisi, aşağı doğru su enerjisini yukarı doğru yaşam enerjisine dönüştürebilir çünkü bitkiler suyla büyür ve gelişir.

Aynalarsa net bir şekilde yansıtabilmeleri için temiz tutulmalıdır.

Kaynak: 1, 2, 3

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here