Absürt komedi son zamanlarda en fazla ilgi toplayan türlerden biri. Hem sinema sektöründe hem de televizyon dünyasında bu türde bir çok yapımla karşılaşabiliyoruz. Cinayet Süsü de yakın zamanda vizyona girmiş, bu kategoriye dahil edebileceğimiz bir Türk filmi.

Leyla ile Mecnun‘un Mecnun karakterine hayat veren Ali Atay, filmin senaristliğini ve yönetmenliğini üstleniyor. Oyuncu kadrosu ise Binnur Kaya, Cengiz Bozkurt, Uğur Yücel ve Feyyaz Yiğit‘in bulunduğu küçük bir şampiyonlar liginden oluşuyor. Feyyaz Yiğit, yönetmenin ikinci filmi Ölümlü Dünya‘da da oynadı ve meşhur “kutu kola” sahnesiyle Serbest karakterini akıllara kazımıştı.

Filmde, arka arkaya gerçekleşen cinayetlerin çözülmesi için cinayet masası polisleri ile kendine suç uzmanı diyen bir adamın ortak çalışması sırasında gerçekleşen olaylar anlatılıyor. İşlenen seri cinayetlerin çözümü sırasında karakterlerimizin deneyim yetersizliği ile Hollywood’un CSI dizileri tiye alınırken, süslenen cesetlerle Hannibal dizisine direkt olarak gönderme yapılmış.

Ölümlü Dünya ve Cinayet Süsü’nü yan yana koyup bakarsak, Ali Atay’ın film yaparken kendi dilini ve imzasını oluşturduğunu fark edebiliyoruz. Kamera önünde oyuncu olarak durum komedisini yaratırken, kamera arkasında da yönetmen olarak aynı komediyi seyirciye aktarıyor. Atay, Ölümlü Dünya ile zaten Türk sinema sektöründeki suç ve komedi türüne farklı bir tat sağlamıştı. Leyla ile Mecnun’dan beri Atay’ın aynı mizahı sürdürmesi, Cinayet Süsü’nde de devam etmiş ve mizahı yine suç ile birleştirerek kendi tarzını belki de yeni bir tür olarak ortaya koymuş oldu.

Yazının bu bölümü, filmi henüz izlemeyenler için sürpriz gelişmeler içermektedir.

Filmin senaryosu ve olay örgüsü başarılı. Filmin sonunda verilmek istenen mesaj ise oldukça anlamlı. Aslında tüm bu cinayetler, şehir çöplüklerindeki kimsesiz cesetlerin sesini duyurmaya çalışan bir sanatçının sanat eserinden başka bir şey değil. Seri katil sanılan kişi, çöplükte bulduğu bedenlere cinayet süsü vererek polisin dikkatini çekmeye çalışan bir sanatçı. Film, çevremizde gerçekleşen ölümlere ne kadar da duyarsız olduğumuzu gösteriyor. Yönetmen, filmin en sonunda çöplükteki kırmızı ojeli tırnaklara sahip bir el ile kadın ve trans cinayetlerine odaklanmak istemiş gibi ancak film boyunca edilen seksist küfürleri göz önüne alırsak, yönetmenin burada kendisiyle çeliştiğini söyleyebiliriz.

Oyuncu seçimlerinde şampiyonlar ligi kadrosu diye girişte biraz bahsetmiştik. Fakat yönetmen bu kadroya sahip olmasına rağmen resmen takımı küme düşürmüş. Binnur Kaya’nın oyunculuğu her zamanki gibi muhteşem, Cengiz Bozkurt bildiğiniz gibi. Uğur Yücel ise “beni bu mention’dan çıkarın” dercesine oynuyor, onun karakteri için komedi yapımlarında daha sık gördüğümüz bir yüz seçilebilirdi belki. Feyyaz Yiğit her zamanki gibi susmak bilmiyor ama onu Feyyaz Yiğit yapan da bu değil mi zaten? Ölümlü Dünya’da yakaladığı başarı sebebiyle, seyirciyi güldürmek için Yiğit’in diyaloglarına fazlaca yüklenilmiş. Bu da Yiğit’in karakterini çok itici, sığ ve tasarlandığı kadar komik olmayan bir karaktere dönüştürmüş.

Ali Atay önceki filmlerinde olduğu gibi bu filminde de karakterlere oldukça çok diyalog yazmış. Absürt komedisini, bu diyalogların üzerinden aktarmış. Fakat yönetmen komik sahneler ve diyalogları az tutmuş. Hatta bu filminde hissedilebilir olarak güldürmek için küfre dayanmış. Sosyal medya üzerinden mesajlaşmanın yapıldığı sahne güldürdüğü kadar rahatsız da ediyordu. Feyyaz Yiğit’in basın toplantısı üzerinden katile seslendiği sahnenin, Ölümlü Dünya’daki kutu kola sahnesiyle topladığı ilginin bir benzerini yakalamak için koyulduğu da çok belliydi. Bazı sahnelere koyulan komiklik ögeleri zorlama seviyesinde kaldı.

Başarılı senaryo ve iyi oyunculuklara rağmen Cinayet Süsü’nün beklentiyi karşılayamamasının sebebi aslında önünde Ölümlü Dünya gibi bir film olmasıydı. Yönetmenin iki filmi de absürt durum komedisi altında, tarz olarak da oldukça benzer olunca ister istemez karşılaştırmalar yapıldı ve genel olarak Cinayet Süsü, Ölümlü Dünya’nın altında kaldı.

Filmi izleyenler arasında tartışılan bir diğer konu da filmin isminin Cinayet Süsü olmasının nedeni. Cesetlerin süslü bir halde bulunması mı? Yoksa ölü bedenlerin bulunmasını sağlamak için sanatçının, cinayetleri işlemiş gibi davranması mı? Ben ikincisi olduğunu düşünüyorum, sizce hangisi?

1 YORUM

  1. Ben de Ölümlü Dünya dan daha başarılı buldum açıkçası.Çok eğlenceliydi.Evet şu ana kadar izlediğim en küfürlü filmdi diyebilirim ama sahne sahne değerlendirirsek çok rahatsiz etmedi.Haftaya 2. kez gideceğim 😊

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here