Varşova’da bulunan burbon bazlı içecekler, kokteyller ve el yapımı orijinal limonataların bulunduğu Aura kokteyl barının en göz alıcı özelliği duvarlarının Fas halıları ile kaplı olması.

19. yüzyılda inşa edilmiş eski bir kiralık evin zemin katında bulunan Aura, Varşova’nın şehir merkezinde yer alıyor.

Kacper Gronkiewicz tarafından yeniden tasarlanıp bara dönen bu zemin kat dairesi, Fas’ın zengin kültürünü yansıtan yoğun desenli halıları ile pirinç figürlerin birleşmesinden oluşuyor.

Tasarımcının ilk amacı, klasik ancak çağdaş, samimi bir toplantı ve sofistike bir tatma alanı tasarlamakmış.

Bar, ismini Latin terimi olan ve altın anlamına gelen Aurum‘dan almış ve burada sunulan kokteyllerin rengine de ufak bir referans sunuyormuş.

Gronkiewicz tasarımında, halılardan, Fas fotoğraflarındaki pazarlardan, şehirdeki yoğun mavi tonlarda boyanan duvarlardan ve Marakeş’in Majorelle Bahçesinden ilham almış. İlham aldığı bu bahçenin tasarımcısı Fransız sanatçı Jacques Majorelle öldükten sonra evin yeni sahibi birçoğumuzun da iyi tanıdığı Yves Saint Laurent oluyor. Aslında Marakeş’in dokusu birçok sanatçının, modacının ve tasarımcının ilham kaynağına dönüşüyor.

Renkli ve canlı sokaklarıyla bilinen Marakeş’ten ilham almak bir yandan oldukça iddialıyken, bir yandan da bir tasarımcı için var olan belli bir çizgiyi izleyeceği risksiz bir yol anlamına da gelebilir.

Tasarımcı, barda istediği atmosferi yaratmak için modern teknolojiyi kullanarak oluşturduğu epoksi zemini, klorlu kauçuk boyaları oryantal ve etnik halılarla, şehrin kültürünü yansıtan unsurlarla dengelemiş.

Mimar Kacper Gronkiewicz, iç mekana altın rengini ve parlaklığını verebilmek için, mekan boyunca raflara pirinç armatürler yerleştirmiş. Aynı zamanda bu raflar, yüksek masalar ve tavandan sarkan ince ışıkların tümü metalden üretilmiş.

Pirinç, aynı zamanda uyumsuz, rengarenk bir mermer taşıyıcıya yaslanmış bar tezgahının katı ve kalın yüzeyinin üstünde ve barın arka duvarında içeceklerin sergilendiği raflarda da kullanılmış.

Kapıda, pencerelerde ve mekana zenginlik katan kadife döşemeli oturma yerinde kullanılan maviyle kontrast oluşturan halılardaki sıcak kırmızı tonlar, zeminde ve barlarda da kullanılmış.

 

Benzer bir kobalt mavisi boya, halılardan oluşan duvarın arkasında bulunan tuvaletin duvarlarına, kemerli kapılara ve pencerelere uygulanmış.

Barın duvarlarından birini kaplayan Fas halılarıysa bir zamanlar sahibinin büyükannesine aitmiş.

Gronkiewicz aynı zamanda mekanın sınırlı alanını optimize etmek için, masaları özel yuvalara yerleştirilip çeşitli yüksekliklerde de yerleştirilebileceği bir delik sistemi oluşturmuş.

Delik sistemi böylece mekanın gün boyunca farklı fonksiyonlara hitap eden farklı düzenlere sahip olmasını sağlıyor. Sabah ve öğleden sonra bir kafe olarak kullanılabiliyorken, akşamları bir kokteyl barı veya küçük konser salonu olarak hizmet verebiliyormuş.

Bir kültürün değerlerini, yansımalarını taşıyan mekanlar çoğu zaman insanları oraya çeker. Şehrin merkezindeki küçük ama oldukça göz alıcı bu bar da Varşova’ya gelenlerin uğrak noktası.

Kaynak: 1, 2, 3

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here