Tanrıyla konuştuğum zamanlarda Mohsen’in sesi kulaklarımda çınlar…

Adını vermek istemeyen bir dinleyicinin bu sözü Mohsen’in sesi ve müziğinin insan üzerindeki etkisini en iyi anlatan cümle..

1976 yılında Horasan’ın Turbet-i Cam şehrinde Türkler, Kürtler ve Farsların bir arada yaşadığı bir topluluğun içine doğan Mohsen Namjoo bu çok kültürlülükle beslenerek çocukluğunu geçirdi.

12 yaşında babasının ölümüyle yatılı olarak bir müzik okuluna başlayan Mohsen bu okulda Nasrullah Nasihpur tarafından keşfedildi ve Geleneksel İran Müziği, İslam Edebiyatı üzerine eğitimler almaya başladı. Nasihpur’un gözetimi altında müzik ve edebiyat dolu bir eğitim hayatı geçiren Mohsen ailesinin tüm karşı çıkmalarına rağmen profesyonel olarak sanatla ilgilenmeye kararlıydı.

Lisans eğitimini Tahran Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Tiyatro eğitimi alarak bitiren Mohsen, yüksek lisans için müzik bölümünü seçti. Üniversitedeki klasik eğitim sisteminden memnun olmayan Mohsen kendi tarzını yaratmanın peşindeydi. Geleneksel İran Müziği ile modern enstrümanları birleştirmeye çalışan Mohsen, farklı müzik türlerini de İran müziğiyle kusursuz şekilde bir araya getiriyordu. Ancak bu yeni tarz muhafazakar üniversite yönetimi tarafından İran müziğini değersizleştirdiği düşünülerek engellenmeye çalışıldı. Bu süreçte Mohsen birçok kez uzaklaştırma ve gözaltı cezalarına çarptırıldı. Bu olayların ardından Mohsen üniversitenin üçüncü yılında üniversiten ayrılarak çalışmalarına bağımsız olarak devam etme kararı aldı.

Mohsen’in İran’ı etki altına almaya başlayacak müziği okuldan atıldıktan sonra Tahran’da verdiği üç konser sonrasında hızla yayılmaya başladı. Bu konserlerden sonra Tahran’da Mohsen’in kayıtları gizli şekilde dalga dalga yayıldı. Şarkılarındaki muhalif sözler baskı rejiminin altındaki İran halkı için Mohsen’i ve müziğini bir umut sembolü haline getirecekti.

Yaşanan süreç ülkesinde Mohsen’in üzerindeki baskıları oldukça artırdı ve ülkesini terk etmek zorunda bıraktı.

Mohsen Namjoo eserlerinde Fars Edebiyatı’nın ilk dönemlerinde yazılmış eserleri modernize ederek yorumladı. Fars Edebiyatı’nın zirvesi olarak anılan Sadi Şirazi ve Ferudiddin Attar’ın şiirlerine besteleyen Mohsen 4 oktavlık muhteşem sesiyle bu şiirlerin ruhunu dinleyenlere hissettirebildi.