Okulda  veya iş yerinde bir arkadaşınıza kızıp eve geldiğinizde annenize, çocuğunuza bağırdığınız oluyor mu?

Ya da bazen çocuk gibi davrandığınız?

İşte bunların hepsi aslında farkında olmadan yaptığımız egonun savunma mekanizmaları…

Freud’un Yapısal Kişilik Modeli, insan davranışlarını meydana getiren üç sistem (id, ego, süpe rego) üzerine kurulmuştur. Ego, id ile süper ego arasında dengeyi kurmaya çalışan sistemdir. Ego bu işlevini aşağıda gördüğünüz bilinç dışı savunma mekanizmaları ile sağlar.

Şimdi de aslında hiç yabancı olmadığınız savunma mekanizmalarına bir bakalım!

1. YANSITMA

Bireyin kendinde bulunan kusurları başkasında görmesidir. Yansıtmada kişi kendi eksiklerinin ve başarısızlıklarının nedenini başka insanlara yükler.

  • Başarısız bir öğrencinin öğretmenini suçlaması.

Bazı insanlar ise çevrelerindeki insanları düşmanmış gibi algılayarak, insanların kendilerini küçümsediğini düşünebilirler. Nevrotik kişilerde bu duygu çok yoğundur. Bu yüzden de kendilerine gösterilen yakınlığı kabul etmezler.

2. USSALLAŞTIRMA/ MANTIĞA BÜRÜNME

Bireyin kendi yetersizliğinden dolayı gerçekleştiremediği şeyler için bahaneler üretmesidir. Bu durumda genelde kısmen doğru ya da akla uygun tamamen doğru olmayan bahaneler üretilir.

  • İş hayatında başarılı olamayan bir insanın, ‘ Hayatta başarılı olmak demek iş hayatında başarılı olmak demek değildir.’ demesi.

3. YER DEĞİŞTİRME

Bireylerin, kızgınlık yaratan olaylara gücünün yetmediği durumlarda, kızgınlığını, gücünün yettiği nesne ve kişilere yöneltir. Bu duruma yer değiştirme denir.

Bireyler bazen kendinden daha güçlü bireyler tarafından zor durumda kalabilirler. Bu durum, bireyi kendinden daha güçlü olana saldırmayı engellemektedir. Ancak, birey gücünü kendinden güçsüz olan birine yönlendirmektedir.

  • Patronu tarafından azarlanan bir kişinin çocuğunu azarlaması.

4. YERİNİ DOLDURMA/ TELAFİ ETME

Bir bireyde bütün olumsuz şeylere rağmen üstün olma çabası vardır. Yani herhangi bir alandaki başarısızlığını başka bir alanda başarılı olarak örtmeye çalışır. Aynı zamanda başarısız olduğu konuda da çok çalışarak kendini geliştirmesi mümkündür.

  • Kendini güzel görmeyen bir kadının çok çalışarak bir spor dalında başarılı olması.
  • Akademik olarak başarılı olmayan bir bireyin sanat dalında ustalaşması.

5. GERİLEME

Bireylerin temel ihtiyaçlarının ve isteklerinin karşılanamaması durumda doyumsuzluk ve kaygı oluşabilir. Böyle bir durumda da olması gereken olgunluk düzeyinden daha düşük bir olgunluk düzeyine inmesi gerileme mekanizması olarak adlandırılır.

  • Sekiz yaşındaki bir çocuğun altını ıslatması.
  • Genç bir kızın çocuk gibi bağırması.
  • Yetişkin bireylerin sıkıntılı zamanlarda kızarması, kekelemesi.

6. HAYAL KURMA

Bireyler, bazı iç ve dış sebeplerden dolayı bazen istedikleri şeyleri gerçekleştiremezler. Gerçekleştiremediklerinde de işin içine hayal kurma girer. Çünkü hayal dünyası, bireylerin sorunlarını çözebildikleri ve çözdükçe de rahatladıkları yerdir. Çeşitli sebeplerden dolayı mutsuz olan insan, gerçeklerden kaçarak hayal dünyasına kapılır.

Hayal kurma çocukluk ve ergenlikte daha çok görülen bir şeydir. Çünkü bu dönemlerde bireylerin istekleri daha fazladır. Bu hayal kurma olayının çocukların ve ergen bireylerin hayal dünyasını geliştirdiği görülmektedir. Ancak buradaki sorun, bireyin hayal ve gerçek arasındaki sınırı iyi bilmesidir. Çünkü bu sınır kaybolduğunda birey gerçekle hayal  dünyasını ayırt edemez hale gelir ve kişinin ruh sağlığı bozabilir.

7. KARŞIT TEPKİ GELİŞTİRME

Bireyde, suçluluk duygusu yaratan yoğun istekler oluşabilir. Bazen bireylerin bu isteklerini baskı altında tutması güçleşmektedir. Bu durumda, birey istediklerinin tam tersini yaparak benliğini korumaya çalışır.

  • Bir bireyin sevdiği insana ondan nefret ettiğini söylemesi.

8. YADSIMA/ İNKAR ETME

Savunma mekanizmalarının en temel olanları içerisinde yer alır. Bireyler tarafından istenmeyen bir şeyler olduğunda, bireyler o gerçekliği reddetme eğilimindedirler. Bu yüzden de o gerçekliği çarpıtırlar.

Başına travmatik olaylar gelmiş bir bireyin kendi psikolojisini koruması için yararlı olsa da uzun vadede zararlı olabilir.

  • Ölüm korkusu olan birinin doktora gitmemesi.
  • Annesi ölen birinin onun geri geleceğini düşünerek koltuğu boş bırakması.

9. BOYUN EĞME

Bireyin normal ilişkilerde kendine olan saygısını koruyabilmesi için sevgi alışverişinin eşit koşullarda olması gerekir. Boyun eğme mekanizmasında birey, sürekli olarak karşı tarafa kendini kabul ettirmeye, sevdirmeye çalışır. Bazı bireylerin sevgi kazanma amacı yoktur. Onlar da kendilerini güvende hissetmek için uysal davranışlar gösterirler. Bu tür insanlarda sevgiye inanç yoktur bu yüzden de etraflarındaki insanlara boyun eğerek güvende olmaya çalışırlar.

10. ÖZDEŞLEŞME

Çeşitli engel ve başarısızlıklarla karşılaşan bir birey, o alanda başarılı insanlarla kendini aynı görür, kendisini onlara yakın görür ve bu şekilde bir doyuma ulaşır.

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here