Sinemanın iki dahi ismi Johnny Depp ve Tim Burton 29 yıl önce beraber çektikleri ilk film olan Edward Scissorhands ile yakaladıkları muhteşem uyumun ardından ortaklaşa pek çok sinema eseri ortaya koymuşlardır. İkilinin birlikte çalıştıkları tüm filmlerde karanlık bir masal dünyası izleyenlere sunulurken görsellik ve yaratıcı senaryonun varlığı da bu noktada kaçınılmazdır. Burton’ın yönetmen, Depp’in oyunculuk performansı ile izleyicileri büyülediği filmleri ise şu şekilde derledik!

1. Edward Scissorhands (1990)

Başrollerinde Johnny Depp, Winona Ryder ve Dianne West‘in rol aldığı 1990 yapımı Edward Scissorhands fantastik, dram ve romantizmi muhteşem şekilde harmanlayarak izleyenlere sunuyor. Edward’ın mucidinin zamansız ölümü ile Edward makas halinde kalan elleri ile yaşamını sürdürmek durumundadır. Peg ile tanışmasının ardından aile ortamına adım atan Edward pek çok insanın meraklı bakışları altında hayatını yeniden konumlandırmak zorunda kalır. Sıradan insanlardan farklı birinin toplum içinde çektiği varoluşsal sancılar, insanların farklı dünyalara tepkisini oldukça etkili bir şekilde işleyen film aynı zamanda Tim Burton’un en kişisel filmi olarak nitelendiriliyor. Edward Scissorhands olağan dışı hikâyesi, etkileyici oyunculuk performansları ve satır aralarında sunulan topluma farklı bir yerden bakışı ile ikilinin etkileyici kimyasını izleyebileceğimiz ilk film oluyor.

2. Ed Wood (1994)

Ed Wood sinemaya olan tutkusu ve Orson Welles gibi genç yaşında ses getiren bir yönetmen olma hayali ile kavrulan bir genç. Büyük çabalar ile başarılı bir kariyer inşa etmeye çalışıyor olsa dahi, Ed Wood çoğu insanın nezdinde dünyanın en kötü yönetmenlerinden. Film sinemada karşısında duran her türlü olumsuz eleştiriye rağmen hayallerinden vazgeçmeyen Ed Wood’un sinemacı yönünün yanında kişisel olarak çarpıcı taraflarına da dikkat çekmektedir. Ed Wood’a hayat veren isim olan Johnny Depp’in akıcı ve duru oyunculuğunun perde arkasındaki en büyük destekçisi ise filmin müziklerinin yaratıcısı Howard Shore olurken, film 2 dalda Oscar sahibi olmayı başarır. Sinema tarihinin en başarısız yönetmenlerinden birinin bu kadar takdir toplayan bir biyografiye konu olmasının getirdiği ironi ise izleyenleri farklı duygulara sürükler.

4. Sleepy Hollow (1999)

Bu kez Washington Irving‘in The Legend of Sleepy Hollow adlı kitabının uyarlaması Tim Burton ve Johnny Depp’i bir araya getirir. Ichabod Crane isimli polis müfettişi New York’un Sleepy Hollow köyünde gerçekleşen cinayetleri çözmeye gelir. Köy halkının bu cinayetlerin başsız bir süvari tarafından gerçekleştiğine inanması müfettişimize başta ilginç gelse de esrarengiz olayların art arda gelmesi ile sır perdesi aralanmaya başlar. Filmin başından sonuna gotik unsurlar kendine sıkça yer bulurken korku ve merak izleyenleri kısa sürede etkisi altına alır. Başarılı kostümleri ve büyüleyici görüntü teknikleri ile ödüllere doymayan film izleyenlere kasvetli bir masala şahit olma imkanını tanıyor.

5. Charlie and The Chocolate Factory (2005)

Roald Dahl‘ın 1964 yılında yayınlanan kitabından sinemaya uyarlanan film izleyenleri fantastik bir dünyaya götürmeyi başarır. Dünyanın en güzel çikolatalarını üreten Willy Wonka‘nın çikolata fabrikası yıllar önce tüm çalışanlarını işten çıkarmış olsa da mucizevi şekilde üretimini sürdürmektedir. Wonka’nın yıllar sonra çikolatalarından çıkan 5 kuponla 5 çocuğa fabrikaya girme şansını vermesi ile keyifli bir macera başlar. Bu ilginç üretim sürecini gördüğümüz sıralarda kendimizi Wonka’nın kişisel sırlarını anlama yolunda buluruz. Eğlenceli görselleri keşfetmenin keyfi ile kocaman bir hayal dünyasını sinema perdesine yansıtan film defalarca izlemek isteyeceğimiz bir aile filmi olarak hafızamızda yer etmeyi başarmaktadır.

5. Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street (2007)

İkilinin genellikle gotik bir havada sürdürdüğü ortak yapımları bu kez korku sınırına bir tık daha yakın bir yerde kendini gösteriyor. Benjamin Barker sıradan bir yaşam sürerken başına gelen haksızlıklardan ötürü kızını ve karısını kaybeder ve intikam yemini ederek Sweeney Todd kimliğine bürünür. Kasabada yaptığı kötü turtalar ile tanınan Bayan Lovet ile yolları kesişmesinin ardından ise bu intikam hikâyesi yeniden şekillenir. Todd’un intikamının peşini bırakmaması onu geri dönülmez yollara sürükler. Burton bu kez Johnny Depp’i uçuş uçuş ve karakteristik tavırlarından daha uzak bir performans ile izleyenlerin karşısına çıkarır. Depp’e ise filmde Helena Bonham Carter ve Alan Rickman eşlik eder. Bir Broadway müzikalinden sinemaya uyarlanan yapım korku-müzikal türünde ilgi çeken bir yapım olmayı başarır.

6. Alice in Wonderland (2010)

Yine bir kitap uyarlamasını beyaz perdeye taşıyan Tim Burton bu kez keyifli bir aile filmini kendi perspektifinden yansıtmış. Alice 17 yaşında genç bir kızdır, beyaz tavşanı takip ederek ulaştığı yer ise aslında daha önce de geldiği bir yerdir. İkinci kez ziyaret ettiği bu masalsı dünya ile yeniden tanışma yolculuğunda ise karşısına uçlarda yaşayan apayrı karakterler çıkar. Johnny Depp’in çılgın ve eğlenceli oyunculuğuna, keyifli performansı ile Helena Bonham Carter ve duru güzelliği ile Anne Hathaway eşlik ediyor. Fazlaca alt metin barındıran ve hikâyesini daha önceden çokça duyduğumuz film tam olarak Depp ve Burton’ın elinin değmesi gereken bir masalmış dedirtmeyi başarıyor.

7. Dark Shadows (2012)

Tim Burton’ın vazgeçilmez ikilisi haline gelen Johnny Depp ve Helena Bonham Carter’lı film komedi, dram ve fantastik öğeleri bir araya getirir. Bir cadı tarafından lanetlenerek 200 yıllık bir esaretin kurbanı olan Barnabas Collins 1972 yılında büyük bir intikam isteğiyle tabutundan çıkar. Ancak Barnabas bu süreçte yıllarca uzak kaldığı bu dünyada hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını anlayacaktır. Eva Green, Michelle Preiffer ve Jakie Earle Haley gibi başarılı pek çok oyuncuyu kadrosunda toplayan film, mizah yönüyle de oldukça tatmin edici. Film, senaryosu ile zayıf olsa dahi bu eksikliğini görselleri ve müzikleri ile doldurmayı başarır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here