Öncelikle bu yazının bir öncesinde, Oyun Yayıncılığını irdelemiş ve orada ”Youtube’un Gaming İçeriğine Olan Kazığını” anlatmıştım. Neydi peki bu kazık? İşte bu yazımda bunu irdeleyeceğim. Şimdiden iyi okumalar.

Biraz Tarih

Sizi biraz geriye götürmek istiyorum. Sene 2013. Hatırladınız mı o dönemi? Pewdiepie ve onun Outlast videolarını? Youtube’da bugün sevdiğiniz bir çok Youtuber’ın oyun videoları çekip yüklediği zamanı? Güzel zamanlardı. Youtube’un oyun içeriği Minecraft ve LoL dolu değildi. İnsanlar yeni ve ilgi çekici oyunları keşfetmeye özen gösteriyorlardı.

İşin güzel yanı, Youtuberların hayatında o dönemde MCN’ler yoktu. Markalarla anlaşmak ve videolarına sponsor almak uğruna, kimse içeriklerini komple çöpe atmaya niyetli değildi. Hatta onları Youtuber olarak da görmüyordu kimse.

Görmüyordu fakat bu insanlar, devamlılığı olan ve konsept barındıran ilk videoları Youtube’a yüklemeye başlamıştı. Bugünkü Youtube mantığının ilk temellerini onlar atmıştı. Çünkü para kazanmak için, kanala video yüklemek gerekiyordu. Oyunlar da uzun oynanış sürelerinden dolayı fazlasıyla uygundu video içeriği üretmeye. Tüm içerik, tek seferde videoya alınamayacağı için de parça parça, devamı gelecek şekilde yayınlanıyordu. Bu da Youtube Serisi mantığını oluşturmuştu.

Bu yolu açan ve şekillendiren ilk isim ise Pewdiepie oldu. Pewdiepie’ın oyun videolarının gelişimini hatırlarsınız. Hatırlamayanlar, kanalının video yükleme listesine bakabilirler. Daha sonra, onun peşi sıra gelenler ya onu taklit etti ya da kendi özgün çizgilerini çizip bunu kendi kitlelerine beğendirerek ayakta kaldı. Zaten Youtube oyun içeriklerinin yüklenmesiyle beraber, her geçen vakit izleyicisini ve üretici sayısını katladı.

Ayrıca bu dönemde, Five Nights at Freddy’s veya Goat Simulator gibi akılda kalan indie oyunların da hafızamıza kazındığı dönemlerdi.

Peki Sonra?

Sonrası aslında malum fakat tekrarlamakta fayda var.  Yine oyun videolarının yaygın olduğu dönemde, şaka videoları veya reaksiyon videoları öne çıkıyordu. Yani devamlılığı olan oyun serilerine ek başka fikirler de ortaya çıkmaya başladı. Bu da git gide Youtube’un kullanıcı kazanmasına ve aslında daha çok müşteri toplamasına yol açtı.

Evet, o saatten sonra kullanıcılar, müşteri olmaya başladı. Çünkü izlediğimiz videolara reklamlar geldi. Video dışı reklam olsa iyi ama video içeriğinin kendisi de reklam yeri haline gelmeye başladı. Yani git gide Youtube büyük bir reklam panosuna dönüştü.

Buraya kadar oyun videoları için bir sorun yoktu. Ancak reklam verenlerin olduğu yerde belli başlı hassasiyetler ve yaptırımlar ortaya çıkar. Doğal olarak bu böyledir. Kimse reklam vereceği yerin kötü bir yer olmasını istemez. Bunun üzerine Youtube, onu var eden oyun içeriği üreticilerini denetlemek adı altında sessizce boğdu.

Orijinalliği sorgulanan binlerce içerik türemişken, Youtube oyun içeriğini geri plana atacak yaptırımlar uygulamaya başladı. Bununla beraber oyun içeriği üreten Youtuberları hayli zora sokan durumlar ortaya çıktı. Gerek müzik veya görüntü telifleri olsun, gerekse algoritmanın oyun içeriğinin haricindeki içeriklere dayalı çalışması olsun, hepsi zor durumda kaldı. E haliyle o güzel oyuncular, o güzel başka platformlara (Twitch) binip gittiler. Kalanları da içerik konseptini tamamen değitirmek zorunda kaldı.

Bundan Sonra?

Youtube Gaming platformu ile oyun içeriğini canlandırmaya çalışsa bile marka olarak Youtube’un oyun içerik üreticileri için pek de güvenilir olacağını sanmam. Ancak kim bilir? Belki yapacakları bambaşka bir hamleyle kendimizi Youtube’dan sevdiğimiz yayıncıya bağış atarken buluruz…

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here